Indir information


Indir, Mustafa Sandal

Posted in Uncategorized by admin on the July 31st, 2008

Mustafa Sandal (11 Ocak 1970, İstanbul), “Musti” olarak da bilinen, bestekar, söz yazarı ve Türk pop müziği sanatçısı. 1990′lı yılların ortasında Türkiye’de yakaladığı başarıyı 2000′li yıllarda Avrupa’ya da taşımıştır.

Konu başlıkları


Eğitim hayatı

Tülin İleri ve Yusuf Sandal’ın oğlu olan Mustafa, ilköğrenimini Tarabya’daki ‘Özel Dost İlkokulu’nda tamamladı. Daha sonra orta ve lise öğrenimi için İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan ‘College Du Leman’a gitti. 8 yıllık tahsil süresinden sonra yüksek öğrenim için ABD’nin New Hampshire eyaletindeki New Hampshire Üniversitesi’nde okumaya başladı. 1996′da Londra’ya yerleşen sanatçı Amerika’da yarım bıraktığı işletme eğitimine American College of London’da devam etti.

Albüm çalışmaları ve konserler nedeniyle Londra-İstanbul hattında mekik dokurken, 1999 yılında çıkan bedelli askerlik uygulamasından yararlanarak askerlik görevini yerine getirdi ve üniversitesindeki son döneminin kaydını dondurdu.

Sporcu ve çevreci yönüyle de bilinen Mustafa Sandal, ayrıca iyi düzeyde İngilizce, İtalyanca ve Fransızca bilmektedir.


Özgeçmişi


1989-1993: Bestecilik ve söz yazarlığı kimliği

1989 yılında müzik tutkusu yüzünden Amerika’daki 2,5 yıllık üniversite tahsilini yarıda bırakarak Türkiye’ye döndü. Yurt dışında çeşitli ülkelerde geçirdiği uzun yıllar müziğine de yansıdı. Profesyonel müzik yaşamına İstanbul Gelişim Stüdyosu’nda başladı.

Burada belki de asıl müzikal kimliği olan bestecilik ve söz yazarlığı yönünü ortaya çıkardı. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Zerrin Özer, Muazzez Abacı, Ayşegül Aldinç, Yonca Evcimik, Ozan Orhon, Burak Kut, Deniz Arcak, Emel Müftüoğlu, Reyhan Karaca, İzel, Sibel Alaş, Asya, Hakan Peker, Sertab Erener, Ferda Anıl Yarkın ve Mert Ekren gibi birçok sanatçıya besteler verdi. Bülent Tezcan ile birlikte oluşturduğu “Vazgeçme” isimli ilk şarkısını 1992 yılında Ajda Pekkan yorumladı. Kendi albümünü çıkarmak için daha fazla tecrübe kazanmayı istedi ve bu bağlamda özel bir radyo olan Power FM’de bir süre DJ’lik yaptı.


1994-1998: Şarkıcılık ve yapımcılık kimliği

1994 yılında ilk albümü “Suç Bende”yi çıkardı. Albüm piyasaya verildikten 3 ay sonra başlayan Türkiye Turnesi’nde bir seneden kısa bir süre içerisinde yurt içinde 140, yurt dışında ise 30 konser vererek 100 binlerce hayranıyla buluştu. İlk albümünün başarısından sonra evine bir stüdyo kuran sanatçı, aranjör olarak da çalışmaya başladı.

1995 yılında Sibel Alaş’ın “Adam” adlı albümüne aranjör ve müzik direktörü olarak adını yazdırdı.

1996′da “Gölgede Aynı” adındaki bütünüyle kendi yapımı olan ikinci albümünü hazırladı. Bu sefer 140′tan fazla stadyum konseriyle eşine az rastlanır bir Türkiye turnesine çıktı. “Bir Anda” adlı şarkısına aksiyon tarzında çektiği klip, Türkiye’de farklı kliplerin de çekilebileceğine örnek oldu. Bunlarla birlikte albüm, 3,5 Milyon tirajına ulaştı. Mustafa Sandal’ın albüm tırajları Sabah Gazetesi - 1

1997 yılında, Londra’ya yerleşip üniversite eğitimine kaldığı yerden “American College Of London”da devam etti. Bu arada sanatçı dostlarına destek olmayı da ihmal etmedi. İzel’in “Emanet” adlı albümünün müzik direktörlüğünü üstlenmesi, Reyhan Karaca’ya söz ve besteler vererek albümüne vokal yapması, bu çalışmalarına örnek gösterilebilir.

1998 Eylül’ünde çıkardığı üçüncü albümü “Detay” ile beklentileri yine boşa çıkarmadı. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere pek çok ülkede toplam 120 konser veren sanatçı, bu albümde de iyi bir satış tirajını yakaladı.


1999-2005: Avrupa’ya açılma kararı ve sonuçları

1999 yılında Fransa’da “Sony Music”le yaptığı anlaşma ile, yurt dışında yayınlanmak üzere “Araba” adlı şarkısına yeni aranjmanıyla Marakeş Fas’ta klip çekti. “Araba” şarkısına gelen yoğun okuma istekleri doğrultusunda, şarkı Rusça, Arapça ve Yunanca’ya çevrilerek ünlü sanatçılar tarafından seslendirildi. Ancak yapımcısı Sony Music ile yaşadığı sorunlar nedeniyle ilk Avrupa defterini kapatmış oldu.

2000 Haziran’ında “Akışına Bırak” adlı dördüncü albümünü dinleyenlerine sundu. Bu albümde önceki albümlerinden farklı olarak müzik direktörlüğünü İskender Paydaş’la paylaşarak, daha çok besteci ve yorumcu kimliğini ortaya çıkarttı. Düzenlemelerini Volga Tamöz’ün yaptığı albümün “Tek Geçerim” ile “Hatırla Beni” adlı şarkıları hit oldu.

2001 İstanbul Metrosu için bir şarkı hazırladı üstelik şarkıya metroda bir de klip çekti. Cancana isimli şarkı metro ile bütünleşti. Avrupa ve Türkiye’de çıkaracağı albümler için girişimlere başlayan Musti dünyaca ünlü ses sanatçısı Eros Ramazotti ile birlikte Ali Sami Yen Stadı’nda 25 Bin kişi önünde düet yaparak Avrupa için daha güvenli bakmaya başlamıştır.

2002 yılının ilk aylarında, yeni stüdyosunu kurdu ve beşinci albümünün kayıtlarını burada gerçekleştirdi. Kendi yapım şirketi olan Yada Prodüksiyon bünyesinde kurduğu ve alt yapı çalışmaları 2 yıllık bir süreyi alan hayran kulübünü, internet sitesi üzerinden faaliyete geçirdi. Aynı yılın Haziran’ında çıkardığı “Kop” adlı albümü ile birlikte büyük bir imaj değişikliğine giderken, yılın en çok satan ikinci albümüne imzasını atmayı başardı. Akabinde ekibiyle dünya turnesine çıkarak, Paris Olympia’da iş ve sanat dünyasının da büyük ilgi gösterdiği bir konser verdi.

2003 yılında Türkiye’de “Maxi Sandal 2003″ isimli bir maksi single çıkardı. 1999 yılında kapattığı Avrupa defterini yeniden açarak bu kez Universal Music etiketiyle “Aya Benzer 2003 (Moonlight)” isimli bir single ve “Seven” isimli bir albümle Avrupalı müzikseverlerle buluştu. Çalışması Avrupa’da 2.5 ay boyunca en çok satan İlk 10 arasında yer alırken, bu başarısı yurt dışındaki basın yayın organlarınca birçok kez haber edildi. Öyleki, sanatçı Almanya’nın en etkin gazetelerinden “Bild”e kapak olmayı başaran ilk Türk olurken, en çok satış tirajına sahip “Der Spiegel” dergisi de sanatçıya tam 5 sayfa ayırdı. “Bunte” dergisi ise haberinde Türk Pop’u Almanya’yı fethetti başlığı kullanarak, müzikteki yeni eğilimin Türk Pop’a yöneldiğini ve bu tarzı en iyi temsil edenin ise Mustafa Sandal olduğu yorumunda bulundu.

2004 yılında LR KOZMETIK toplam 24 ülkede kendi adına üretilen “7″ adlı parfümü piyasaya sundu. Akabinde Türkiye’de “İste” isimli maksi single’ı piyasaya çıktı. Sanatçı yaz boyu “Volkswagen ile Müzik Aşkına” konserlerinde sevenleriyle buluştu.

2005′in Ocak ayında “İsyankar” isimli şarkısının single çalışmasını UNIVERSAL MUSIC etiketiyle yurt dışındaki sevenlerine sundu. “İsyankar” ile Türkiye’de gördüğü yoğun ilgiyi, Almanya, Avusturya Avusturya Albüm Satış Listesi ve İsviçre’de İsviçre Albüm Satış Listeside sürdürdü ve maksi single’ı en çok satanlar listelerinde üst sıralarda yer aldı. Ağustos’ta ise “Yamalı Tövbeler” isminde bir maksi single çıkardı.

2006 Önceki yıl yurt dışında piyasaya çıkardığı “İsyankar” adlı single çalışması ile Almanya’da 150 bin tirajı geçerek “Gold Record (Altın Plak)” ödülünü kazandı Musikmarkt Online - Altın Plak Haberi Almanca. Universal Music etiketiyle piyasaya sürülen İsyankar’ın İstanbul’da çekilen video-klibinde İstanbul Boğazı’nın tüm güzellikleri gözler önüne serilmiş ve klip MTV TRL Charts listesinde bir numara olmuştu Mustafa Sandal’ın MTV Almanya’daki 1′ncilik videosu. Mustafa Sandal, İsyankar single’ı ile Almanya resmi satış listelerinde en uzun süre kalan Türk sanatçısı unvanını elinde bulunduruyor.

2007 13 Haziran’ da Devamı Var adlı yeni albümünü çıkardı. Albümün çıkış şarkısı ‘İndir’ önce Muhabbet Kart reklamlarında tanıtıldı. Mustafa Sandal’a reklam filminde dedesi olan eski TRT sanatçılarından ritim ustası Hüseyin İleri eşlik etti.


Güncel

Ocak 2008′de Avrupa’ da çıkacak olan albümünün yurtdışı yapımcılığını Universal Müzik üstlenecektir. Bu albümde dünyaca ünlü biri ile düet yapacağı öğrenilmiştir. Önce bu düeti single olarak çıkartıp daha sonra da albüm çıkartmayı planlamaktadır.


Diskografi


Albümler


Singlelar


Kaynakça


İç bağlantı

YADA - Mustafa Sandal’ın müzik şirketi


Dış bağlantılar

  • Mustafa Sandal’ın Türkçe Resmî Sitesi
  • Biyografi, şarkı sözleri, resimler
  • Mustafa Sandal hakkında bilgiler içeren hayran sitesi

Indir, Kötekli, Muğla

Posted in Uncategorized by admin on the July 31st, 2008

Kötekli, Muğla ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

Konu başlıkları


Tarihi

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.


Kültür

Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
simdiye kadar kötekliye has bir yemek yemedim,indir pilav kaldir corba, biber kizartmasi yogurtlu kizarma,unutmadanda yazayim börülce unutulmasin,kültür meselesindede.köyün hic bir yerinde ne bir anıt nede tarihi bir yapi göremedimç görenler eklesin,bazar kültürü bile yok. en büyük eksiklik.eskiden 1980 öncesi insanlar üc bes keciye arsa takas ederlermis.ya simdi ögrenciler sayesinde bin metre kare 250,000 ytl ister oldu insanlar. o para ile 1000 tane oglak alinir herhalde.ama 1000 oglak 1000 metre kare yerde yayilirmi orasini bilemem.


Coğrafya

Muğla merkezine 5 km uzaklıktadır.


İklim

Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.


Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 1869
1997 3328

yilin en az 9 ayi nüfusun 10 bini gectigi kötekli köyü önümüzdeki yillarda mugla merkeze yakin olacaktir son yillarda 2007 de su sikintisi var. nüfus artmakta ama hic bir önlem alinmamakta. elk,su, aynen düsük voltajdan ginaa geldi valla her kösede yaa berber, ya bakkal, yada yemek yeme yerleri. (hijenik olmayan)var her tasin altindan ögrenciye apart cikiyor.


Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
hayvancilikta bitti bitmek üzere cünki hayvanlari otlatacak yer kalmadi. cünki her meranin üzerinde apartlar var.eskiden koyun keci besleyip sütünü sagarlarmis, simdi ögrenciler sagilmakta.ama nafile bu carkin bir parcasi yoksa ekonomi nasil döner.köteklide.


Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 -
1999 -
1994 -
1989 -
1984 -

kötekli artik mugla belediyesine katildi bi anlamda mahhallesi oldu. bakalim bundan snr belediyenin icraatlarina.yinede diger yerlere nazaran kötekli iyi ama daha IYI olabilir.


Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
alt yapi sanki var gibi.neden onuda yazayim cünki köteklinin girisi ufak bir yagmur yagdimi herseyi ifade ediyor kisi köteklide gecirecekseniz mutlaka cizme getirin


Dış bağlantılar

  • Yerelnet

Indir, Kâfir

Posted in Uncategorized by admin on the July 31st, 2008

Kâfir, (Arapça: كافر - kāfir, çoğulu: كفّار - kuffār, kadın için kâfire kullanılır, çoğulu: kevâfirKılavuz, Ahmed Saim. İman-Küfür Sınırı. s.70. Belirtilen özgün kaynak: İbn Manzûr. Lisânü’l-Arab. c: V. s.145 vdd.) İslam dininde küfür işlemiş kişiye verilen isim. İslam dairesi içerisinde kabul edilmeyen kâfir bu sebeple Müslüman olarak nitelendirilemez; böylece kâfirin İslam ilimlerinde, dinî sosyal ve hukukî hususlarda yeri Müslümandan farklıdır.

Kâfir, İslam inancında Müslüman kabul edilmez. Aslında kelime, gizlemek, saklamak anlamlarına gelen (ك ف ر) kökünden gelir. Sözlük anlamıyla, tohumları toprağın altına gizlemesi sebebiyle çiftçi için de kullanılmıştırHadid Suresi, 20. ayet. Türkçe meâli.. Müslüman olmayanlara bu ismin verilmesi “İslam inancının getirdiği gerçekleri gizleme”leri sebebiyledir. Nitekim kâfir, küfür işleyendir ve küfür İslam amentüsünü oluşturan ve İslam itikadının temeli sayılan (zaman zaman imanın altı şartı olarak da anılan) kaidelerden birini çiğnemek, kabul etmemek veya inanmamak anlamındadır.

Bir insanın kâfir olması, Müslümanların onunla ilişkileri açısından bazı sonuçlar doğurur. Mesela, İslam hukukuna göre, bir Müslüman ile bir kafir birbirlerine mirasçı olamazlar. Müslüman kadınlar kafir erkeklerle evlenemezler.


Kâfir tanımı ve çeşitli tanımlar

Kâfir terimi birçok farklı tartışmaya sebep olmuştur. Bunların başlıca sebebi imanın farklı mezheplerce farklı şekilde tarif edilmiş olmasıdır. Bu sebeple Mümin ile kâfir tanımları çeşitlilik gösterir. Ehl-i Sünnet’in çoğunluğunun bağlı bulunduğu Eş’ari ve Matûrîdî mezheplerinde iman özde kalbin tasdiki olarak kabul edilir. Buradan hareketle bu mezhepler, kalben tasdik edilmesi gerekilen itikadî şartları tasdik etmeyen, yani bunları bütünüyle veya kısmen reddeden kişiyi kâfir olarak tarif etmişlerdirKılavuz, Ahmed Saim. a.g.e. s.70.. Bununla birlikte bu mezhepler içerisinde de ayrıntılarda çeşitlilik, farklılık gözlemlenebilir.

Kalbin tasdikinin yanı sıra dilin ikrarını yani imanını diliyle belirtmeyi de içeren iman tariflerine göre bu her iki şarttan birini yerine getirmeyen kişi kâfir olarak tarif edilir. Yani eğer dili ile kabul eder kalbi ile tasdik etmezse veya tersi şekilde dili ile inkâr eder kalbi ile tasdik ederse kâfir olurKılavuz, Ahmed Saim. s.71-72.. Ameli de imanın bir parçası sayan tariflerde ise iman üç bölümden oluştuğu için bu üç bölümden birinin terki küfre yol açar ve kişi kâfir olurKılavuz, Ahmed Saim. s.72.. Bununla birlikte bu iman tarifini kabul eden Selefiler kalp ile tasdik, dil ile ikrar etmesine rağmen, ibadeti red değil de tembellik sebebiyle terk eden kişinin kâfir olmayacağı kanaatindedirKılavuz, Ahmed Saim. s.72.. Küfür konusundaki görüşlerin en katısı Hâricilerindir ve bu gruba göre herhangi bir ibadetin - nafile ibadetler dahil - terki küfürdür ve dolayısıyla fail kâfirdirKılavuz, Ahmed Saim. s.72.

Ayrıca kâfir teriminin kullanılabileceği gruplar - bireyler - da tartışma konusu olmuştur. Örneğin Hristiyan ve Musevilerin Ehl-i Kitab olmalarına rağmen kâfir olarak adlandırılıp adlandırılamayacağı tartışma konusu olmuştur. Küfür olan eylemlerin çeşitliliği sebebiyle küfür de farklı çeşitlere ayrılmıştır ve farklı fakihler farklı küfür tiplerinin işleyen farkli kâfirlere dair farklı kararlar ve görüşler ortaya sunmuştur.


Ayrıca bakınız

  • Küfür
  • İman
  • Mümin
  • Müşrik
  • Mürted
  • Münafık


Kaynakça ve dipnotlar

  • Arapça Kur’an. islamicity.com
  • Türkçe Kur’an Meâlleri. kuran.gen.tr
  • Kılavuz, Ahmed Saim. İman-Küfür Sınırı. Marifet Yayınları. 3. baskı. İstanbul, 1990.

Indir, DivX

Posted in Uncategorized by admin on the July 31st, 2008

DivX, üstün sıkıştırma yöntemi ve kalite kaybını en aza indiren tekniğiyle son yıllarda kullanıcılar arasında olağanüstü rağbet görmüş DivX, Inc. (eski adıyla, DivXNetworks) tarafından geliştirilen görüntü sıkıştırma biçimidir (video codec). DivX, sayısal videoyu MPEG-4 bölüm 2 “Advanced Simple” profili uyumlu sıkıştırarak görece az görsel kayıpla videonun kompakt bir biçimde saklanabilmesini sağlar.
Popülerlik ve yaygınlık nedeniyle, MPEG-4 standardı sadece görüntü kodlamasında kullanılmaktadır; DivX ile kodlanmış görüntü içeren dosyalarda ses kısmı AAC (MPEG-4 ses kodlama standardı) yerine MP3 ya da AC-3 ile kodlanır. Windows ve Macintosh ortamlarında çalışan DivX codec ve uygulaması dışında “DivX” logosu taşıyan oynatıcılar ya da oynatıcı yazılımları DivX yazılımı içermemekte, ancak DivX ile sıkıştırılmış filmleri oynatabilmektedir.

DivX 3.11 Alpha ve önceki sürümler, Microsoft’un (sadece ASF içinde kullanılabilen) MPEG-4 Sürüm 2 video çözücü/açıcısı (codec) kırılarak geliştirilmiştir. Bu şekilde codec’in AVI gibi ASF harici muhafazaları da desteklemesi sağlanmıştır. Daha sonra 2000 yılında sıfırdan geliştirilen DivX 4.0 piyasaya sürülmüş, bunu 2002′de DivX 5.0 ve 2005′de DivX 6.0 izlemiştir. DivX 4 öncesinde DivX Networks şirketi kurulmuş, daha sonra şirket DivX, Inc. adını almıştır.

DivX 4, açık kaynak kodlu OpenDivX üzerine geliştirilmiş, ancak DivX Networks şirketi “amacına ulaştıktan sonra” OpenDivX kodu kapalı hale getirilmiştir. Kod kapatılmadan önce alınan kod parçalarıyla açık kaynak kodlu XviD codec’i geliştirilmiştir. XviD yazılımı da açık kaynak kodlu ve Microsoft çalışmasından bağımsız olmasına rağmen MPEG-4 video kodlamanın doğası gereği ABD ve Japonya’yı da içeren bir grup ülkede yazılım patentlerini ihlal ettiğine inanılmaktadır.

DivX, DVD kopyalamanin kitleler için erişilemez olduğu bir dönemde çıkarak DVD filmlerin az görsel kayıpla CDlere yazılabilmesini sağladığı ve (3.11 alpha sürümünün) çıkış noktası itibariyle korsan olmasıyla çok tartışılan bir yazılım olagelmiştir. Buna ek olarak, DivX 4.0-5.2 arası sürümler ile gelen kötü niyetli yazılımlar, kitleleri DivX alternatiflerine yöneltmiştir. DivX, aynı zamanda BS Player, VirtualDub ve FlaskMPEG gibi bir dizi programın da yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Günümüzde DivX sıkıştırma biçiminden daha yüksek verim sunan MPEG-4 bölüm 10 (AVC ve H.264) sıkıştırıcılar giderek daha popülerleşmektedir. Apple QuickTime ve x264 yazılımları H.264 sıkıştırmayı desteklemektedir.

DivX kullanacaklara


Dış bağlantılar

  • Bedava DivX indir!
  • DivX resmi sitesi
  • Türkçe DivX Altyazı ve Teknolojisi üzerine dokümanları edinebilir, pano’larında bu gelişime yardımcı olabilirsiniz.
  • Divx dizi satış sitesi
  • vizyon divx filmler

Indir, Download yönetici

Posted in Uncategorized by admin on the July 30th, 2008

Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.


Özellikleri

  • Büyük boyutları download ederken istediğimiz zaman durdurabilmekteyiz.
  • İstediğimiz zaman durdurup istediğimiz zaman tekrar kaldığımız yerden devam edebilmekteyiz.
  • Bir dosyaya birden fazla bağlanarak hızlı indirme olanağı tanımakta


Bunlara bakınız

Download yöneticileri listesi


Dış Bağlantılar

  • Download Yöneticisi | İndir

Indir, Devamı Var (albüm)

Posted in Uncategorized by admin on the July 30th, 2008

Mustafa Sandal’ın 13 Haziran 2007′de çıkardığı Devamı Var adlı yeni albümünün aranjörlüğünü Özgür Yedievli, Erhan Bayrak, İskender Paydaş, Sinan Akçil, Tolga Kılıç’tan oluşan 5 kişilik ekip yapmıştır. Şarkılardan 12 şarkının 4′ ünün hem söz hemde müziklerine imza atan Musti, ayrıca Lübnan’dan aldığı bir şarkıyla albümün ismini taşıyan Devamı Var’a ve Dayan isimli şarkıyaSinan Akçıl’la birlikte söz yazmıştır. Albümde İzel, Burcu Güneş, Ufuk Yıldırım gibi sanatçı arkadaşlarıda vokallerde yer aldı.

Albümün Çıkış şarkısı ‘İndir’ önce dedesi ve eski TRT sanatçısı Ritim ustası Hüseyin İleri ile oynadığı Muhabbet Kart reklamlarında tanıtılıp ardından Ömer Faruk Sorak tarafından klip çekilmiştir. Bir inşaat şantiyesinde çekilen klipte Musti’ye çeşitli ülkelerden seçilen dansçılarda eşlik etmiştir. 2. klip Melek Yüzlüm şarkısına çekmekte karar kılındı. Klibte bir hayranıyla oynayacağı açıklandı.

Avrupa ve Türkiye’de aynı yıl piyasaya çıkacak olan albümün Türkiye’deki yapımcılığını Seyhan Müzik üstlenmiştir. Ekim ayında çıkacak olan yurtdışı yapımcılığını ise Universal Müzik üstlenmiştir. Avrupa’da çıkacak bu albümünde yine dünyaca ünlü biri ile düet yapacağı öğrenilmiştir. Önce bu düeti single olarak çıkartıp daha sonra Devamı Var albümünü yurtdışında çıkartmayı planlanlanmaktır.

Mustafa Sandal, yeni albümü için şunları söylemiştir: ‘Bu albüm için hayatımın albümü diyebilirim. Şarkılara çok güveniyorum. İddialı konuşmayı sevmem ama şarkılarım yaza damgasını vuracak, herkesin diline yerleşecek. Çok çalıştık, bir yıl boyunca hemen her gece stüdyoda sabahladık. Hepsi kendi alanında uzman kişilerle çalıştım. Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim’


Şarkı Listesi

  • 1. “İndir” - – 3:39
  • 2. “Fark Etmez” - - 4:06
  • 3. “Melek Yüzlüm” - – 4:18
  • 4. “Çoban” - – 4:47
  • 5. “Mağlubuz” - - 4:35
  • 6. “Gönlünü Gün Edeni” - - 4:10
  • 7. “Kim Bilir Kim” - - 3:40
  • 8. “Dayan (Featuring İzel)” - - 4:29
  • 9. “Herkes Mecbur” - - 4:02
  • 10. “Zaten” - - 5:08
  • 11. “Ne Şarkılar Yazdım” - - 4:46
  • 12. “Devamı Var - - 2:04


Dış bağlantılar

  • “Devamı Var” Türkçe Resmî Sitesi
  • Devamı Var Official Website
  • Devamı Var at Seyhan Müzik
  • Mustafa Sandal Hayran Kulübü

Indir, Kötekli, Muğla

Posted in Uncategorized by admin on the July 29th, 2008

Kötekli, Muğla ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

Konu başlıkları


Tarihi

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.


Kültür

Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
simdiye kadar kötekliye has bir yemek yemedim,indir pilav kaldir corba, biber kizartmasi yogurtlu kizarma,unutmadanda yazayim börülce unutulmasin,kültür meselesindede.köyün hic bir yerinde ne bir anıt nede tarihi bir yapi göremedimç görenler eklesin,bazar kültürü bile yok. en büyük eksiklik.eskiden 1980 öncesi insanlar üc bes keciye arsa takas ederlermis.ya simdi ögrenciler sayesinde bin metre kare 250,000 ytl ister oldu insanlar. o para ile 1000 tane oglak alinir herhalde.ama 1000 oglak 1000 metre kare yerde yayilirmi orasini bilemem.


Coğrafya

Muğla merkezine 5 km uzaklıktadır.


İklim

Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.


Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 1869
1997 3328

yilin en az 9 ayi nüfusun 10 bini gectigi kötekli köyü önümüzdeki yillarda mugla merkeze yakin olacaktir son yillarda 2007 de su sikintisi var. nüfus artmakta ama hic bir önlem alinmamakta. elk,su, aynen düsük voltajdan ginaa geldi valla her kösede yaa berber, ya bakkal, yada yemek yeme yerleri. (hijenik olmayan)var her tasin altindan ögrenciye apart cikiyor.


Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
hayvancilikta bitti bitmek üzere cünki hayvanlari otlatacak yer kalmadi. cünki her meranin üzerinde apartlar var.eskiden koyun keci besleyip sütünü sagarlarmis, simdi ögrenciler sagilmakta.ama nafile bu carkin bir parcasi yoksa ekonomi nasil döner.köteklide.


Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 -
1999 -
1994 -
1989 -
1984 -

kötekli artik mugla belediyesine katildi bi anlamda mahhallesi oldu. bakalim bundan snr belediyenin icraatlarina.yinede diger yerlere nazaran kötekli iyi ama daha IYI olabilir.


Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
alt yapi sanki var gibi.neden onuda yazayim cünki köteklinin girisi ufak bir yagmur yagdimi herseyi ifade ediyor kisi köteklide gecirecekseniz mutlaka cizme getirin


Dış bağlantılar

  • Yerelnet

Indir, Mustafa Sait Yazıcıoğlu

Posted in Uncategorized by admin on the July 28th, 2008

Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı.
1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans yaptı.

Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi.
1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.
1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.
1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.
1988 yılında Profesör oldu.
17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.
14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.
21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.
22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.
29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak görev aldı.
Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşidir.
“Matüridi ve Nesefi’ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.


Bazı yazıları:

  • Hızır Bey ve “Kaside-i Nuniye”si
  • Eş’arı’nin hayatı
  • İnsan fiili ve bir Kur’ân-ı Kerim ayeti.
  • Maturîdî kelâm ekolünün iki büyük siması: Ebû Mansur Maturîdî ve Ebu’l-Mu’in Nesefî.
  • Mâturidî kelâmında insan hürriyeti meselesi.
  • Hızır Bey ve “Kaside-i Nunîye”si
  • İlâhiyat Önlisans Programı
  • Cumhuriyetin 75.yılında Din Ögretiminde Yeni Hedefler
  • La Critıque De L’Enseignem Et En Particulier Celui Du Kalâm


Bazı çevirileri:

  • Gardet, Louis: İslam “din ilimleri” içinde ilm-i kelamın yeri üzerinde bazı düşünceler.
  • Hanafi, H[asan]: Teoloji mi antropoloji mi?


Kaynaklar:

  • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/makale52-88.pdf
  • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/bibliyografya.pdf
  • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/tez.pdf
  • http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1867

Indir, Abalone (oyun)

Posted in Uncategorized by admin on the July 28th, 2008

Abalone iki kişi ile oynanan bir zeka oyunudur. 1989 yılında Michel Lalet ve Laurent Lévi tarafından geliştirilmiştir.

Konu başlıkları


Oyunun Özellikleri

Abalone altı köşeli ve altmış bir delikten oluşan bir yüzeyde, küre şeklinde olan on dört adet beyaz ve on dört adet siyah taşla oynanır. Mermer taşlarla yapılan sumo güreşi diye de özetleyebileceğimiz oyunda amaç rakibin altı taşını oyun alanının dışına atmaktır. Sınırsız kombinasyona sahip bir zeka oyunu olmasının yanında öğrenilmesi de çok kolaydır. Ayrıca mermer taşlar oyuncuları fiziksel olarak da rahatlatır. Rakibin taşlarını iterken çıkan tık-tık-tık sesini müziksel bulanlar bile vardır.


Oyunun kuralları


Hareket Ettirme

Oyunu her zaman siyahlar başlatır. Aşağıda görülen standart açılış dizilimidir. Beş taş arkada altı ortada üç taş ise öndedir. Oyunda taşlar üç şekilde hareket ettirilebilir:

  1. Tek

bir taşı en yakınındaki bir deliğe

  • İki veya üç taşı çizgisel bir yöne
  • İki veya üç taşı kendilerinin yan taraflarına (taşlar aynı yönde hareket ettirilmelidir)
  • Hamle yapılırken taşlar bir delikten fazla hareket ettirilimezler. Hamle sırasında her oyuncunun sadece bir adet(rakip oyuncunun taşını oyun alanının dışına itse dahi) hamle hakkı vardır.


    Rakip Oyuncunun Taşlarını İttirme(Sumito)

    Eğer aynı çizgi üzerinde bir oyuncunun taşları diğer oyucunun taşları bitişikse ve rakip oyuncunun taşından bir veya iki fazla taşı var ise bu durumda taşı fazla olan oyuncu rakibinin taşlarını bir deliği geçmeyecek şekilde itebilir; bu hamleye Sumito denir. Sumitonun olması için rakip oyuncunun taşlarının arkasında bir adet boş delik bulunması lazımdır. Sumito sadece çizgisel yönde olabilir yatay şekilde olmaz. 3 adet Sumito vardır:

    1. 2-1 Sumito: Kendi iki taşınızla rakibin bir taşını itersiniz
    2. 3-1 Sumito: Kendi üç taşınızla rakibin bir taşını itersiniz
    3. 3-2 Sumito: Kendi üç taşınızla rakibin iki taşını itersiniz

    Eğer rakip çizgisel yönde üç veya daha fazla taş dizmişse bu taşları rakibin dizdiği yönde itemezsiniz. Abalone’de aynı anda en fazla üç taş hareket ettirilebilir.


    Dış Bağlantılar

    • AbaloneGames.com - Resmi sitesi (İngilizce/Fransızca/Almanca)
    • NetAbalone - İntenet üzerinden oynamak için modülü indir
    • I-ABALONE - Haberler, online turnuvalar, sonuçlar, forum (İngilizce/Fransızca)
    • Forum - Çözümler üzerine bir forum (İngilizce/Fransızca)
    • AbaloneTheory-Forum - Oyun üzerine teoriler (İngilizce/Fransızca/Almanca)
    • abalone_prog - Abalona programlaması hakkında Yahoo grubu
    • dmoz.org - Abalone bağlantıları, çoğu bilgisayara karşı oynama ile alakalı
    • My Lovely Abalone - 2006′daki en kuvvetli bilgisayar rakibi

    Indir, F-14

    Posted in Uncategorized by admin on the July 28th, 2008

    F-14 Tomcat, 1970 yılında Grumman Aerospace tarafından üretilen değişken geometrili kanat yapısına sahip avcı uçağı. Uçak çift motorludur ve iki pilot vardır. A, B ve D versiyonları vardır. Rus muadili Su-27′dir.

    F-14, Amerika Birleşik Devletleri ve İran tarafından kullanılmıştır. AWG-9 silah kontrol sistemi sayesinde AIM-54 Phoenix füzesini aynı anda 6 farklı hedefe gönderebilir. Orta menzilli hava çatışma görevlerinde AIM-7 Sparrow füzelerini ve it dalaşı için AIM-9 Sidewinder füzeleri ile 20 mm lik top kullanabilmektedir. F-14 ün değişken geometrili kanatları ona sabit kanatlı uçaklarla sağlanamayacak bir avantaj kazandırmaktadır.F-14 hızlandıkça kanatları otomatik olarak geriye çekilir. F-14 Tomcat donanmadaki Phantom ların yerini almıştır. Uçak gemilerinde ilk hat saldırı ve gemiyi savunma görevlerini üstlenmektedir. Yüksek hava muharebe yeteneklerine rağmen Tomcat orta menzil saldırı uçağı durumuna da getirilmiştir. UNS/GPS sistemleri ile JDAM ın entegrasyonu uçağı aynı zamanda çok iyi bir saldırı uçağı da yapmıştır.Yapılan yenilemelerde çok amaçlı göstergeler(MFD), baş üstü göstergesi (HUD) ve HOTAS da vardır.Tüm bunlarla uçağın hizmet süresi 2010 yılına kadar uzatılmıştır. Ancak son alınan kararla F14 ve AIM-54 Phoenix]] füzesi hizmet dışı edilmiştir.

    F14′LER Soğuk Savaşta vurucu güç olan Amerikan uçak gemilerine olası Rus hava saldırısında 200+km den yani Rus uçakları hedefe kitlenmeden vurulmasını sağlamak için üretilmiştir.Kullandıklar iki adet jet türbini afterburner tipi jet türbinidir. motorun büyük bir bölümü Afterburner için egzos kısmından oluşur. Afterburnde iken motor yüzde 180 güç üretmesine rağmen yakıt tüketimini 4 kat artmaktadır. Bu yüzdendirki motorları çabuk eskimektedir. Egzos kısmının genişliği daha fazla sıcağa dayanıklı metaryel gereksinimini artırmaktadır.

    Konu başlıkları


    Teknik özellikleri http://de.wikipedia.org/w/index.php?title=Grumman_F-14&oldid=21652223

    • Servis tabanı: 56.000 ft (17.070 metre)
    • Menzil: 2000-5000 KM
    • Motor türü: F-110-GE-400
    • Radar sistemi: AWG-9 (Aşağı bak, aşağı indir)
    • Top: 1× M61 Vulcan 20 mm
    • Havadan Havaya Muharebe Füzeleri AAM
      • AIM-54 Phoenix
      • AIM-7 Sparrow
      • AIM-9 Sidewinder
    • Yükleme Konfigürasyons:
      • 2× AIM-9 + 6× AIM-54
      • 2× AIM-9 + 2× AIM-54 + 3× AIM-7
      • 2× AIM-9 + 4× AIM-54 + 2× AIM-7
      • 2× AIM-9 + 6× AIM-7
      • 4× AIM-9 + 4× AIM-54
      • 4× AIM-9 + 4× AIM-7
    • Bombalar:
      • GBU-10
      • GBU-12
      • GBU-16,
      • GBU-24
      • GBU-24E Paveway I/II/III LGB
      • GBU-31
      • GBU-38
      • JDAM
      • MK-20 Rockeye II
      • MK-82
      • MK-83
      • MK-84


    Kullanan Ülkeler

    • ABD
    • Iran


    Dış bağlantılar

    • F-14 videoları


    Notlar

    Indir, Download yönetici

    Posted in Uncategorized by admin on the July 27th, 2008

    Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.


    Özellikleri

    • Büyük boyutları download ederken istediğimiz zaman durdurabilmekteyiz.
    • İstediğimiz zaman durdurup istediğimiz zaman tekrar kaldığımız yerden devam edebilmekteyiz.
    • Bir dosyaya birden fazla bağlanarak hızlı indirme olanağı tanımakta


    Bunlara bakınız

    Download yöneticileri listesi


    Dış Bağlantılar

    • Download Yöneticisi | İndir

    Indir, Uğur Işılak

    Posted in Uncategorized by admin on the July 27th, 2008

    Uğur Işılak (d. 15 Kasım 1971, Almanya Neviges), Türk müzisyendir.Aslen Ankara Koçhisar’lıdır.Kendini milliyetçi,muhafazakar olarak tanımlayan sanatçı Avrupa doğup büyümüş olmasına rağmen milli değerlerine sıkı sıkıya bağlıdır.Çağımızın ozan geleneğini taşıyan sanatçılarındandır.İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya’da tamamladıktan sonra Açık Öğretim İktisat Fakültesinde öğrenimine devam etti. Çocukluğunu, Almanya’nın Neviges şehrinde geçiren sanatçı, daha sonra ailesiyle birlikte Gelsenkirchen şehrine taşındı. Henüz çocukluk yıllarında, şiire ve şairlere olan merakı ile sekiz yaşlarında ilk şiirlerini yazmaya başladı. Oniki yaşlarında ağabeyi Abdullah Işılak’tan bağlama çalmayı öğrendi. Bağlamada çalmayı öğrenmekle birlikte, genelde halk edebiyatı normlarında yazdığı şiirlerini, onüç yaşında bestelemeye başladı ve ilk albümünü 1988 yılında dinleyicinin beğenisine sundu. Albümün promosyonuyla beraber Avrupa’nın muhtelif yerlerinde konser verdi.

    Kendi kaset çalışmalarını devam ettirmek amacıyla 1990 yılında Almanya’da ses kayıt stüdyosu kurarak aranje ve tonmaisterlik yeteneklerini de geliştirdi. Yaklaşık 15 yıllık profesyonel sanat hayatında, sözü ve müziği kendisine ait olan 250′ye yakın eser ve yüzlerce şiir ortaya koydu. ”Dönen Alçak Olsun” isimli albümünü müzikseverlere sunmak amacıyla Temmuz 1998 yılında Türkiye’ye yerleşen sanatçı, yapım, promosyon ve dağıtım amacıyla “Divan Müzik” şirketini kurdu. 2000 yılında aynı şirkette çıkardığı “Söyleyeceklerim Var” isimli albümüyle sanat dünyasında adından söz ettirmeyi başardı.

    Sanatçı, ardından 2001 yılında çıkardığı “Yıldırım Gibi” adlı albümünün promosyonuna paralel olarak 8 hafta “Uğur Işılak’la Ozanca” isimli kendi TV programını sundu. Sanatçı son olarak, 2002 yılında “Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar” adlı albümünü piyasaya sürdü.


    Albümleri

    • Aşkın Cenazesi Var (Yeni Albüm)
    • Dönen Alçak Olsun
    • Söyleyeceklerim Var
    • Yıldırım Gibi
    • Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar
    • Kalabalık Yalnızlara & Ozanca
    • Sil Baştan
    • Kim Kime Dum Duma
    • Duy Sesimi
    • Şafak Özlemi
    • Haykırış Serisi (1,2,3,4,5 ve Son Haykırış)
    • Gelen Şafak
    • Gönül Türküsü
    • Haydi Anadolu Single


    Dış bağlantılar

    • (Resmi web sitesi)
    • Işılak Net
    • Uğur Işılak’ın Canlı Yayın Performansı Video
    • Uğur Işılak’ın Video kliplerini İndir(download) Video

    Indir, Abalone (oyun)

    Posted in Uncategorized by admin on the July 26th, 2008

    Abalone iki kişi ile oynanan bir zeka oyunudur. 1989 yılında Michel Lalet ve Laurent Lévi tarafından geliştirilmiştir.

    Konu başlıkları


    Oyunun Özellikleri

    Abalone altı köşeli ve altmış bir delikten oluşan bir yüzeyde, küre şeklinde olan on dört adet beyaz ve on dört adet siyah taşla oynanır. Mermer taşlarla yapılan sumo güreşi diye de özetleyebileceğimiz oyunda amaç rakibin altı taşını oyun alanının dışına atmaktır. Sınırsız kombinasyona sahip bir zeka oyunu olmasının yanında öğrenilmesi de çok kolaydır. Ayrıca mermer taşlar oyuncuları fiziksel olarak da rahatlatır. Rakibin taşlarını iterken çıkan tık-tık-tık sesini müziksel bulanlar bile vardır.


    Oyunun kuralları


    Hareket Ettirme

    Oyunu her zaman siyahlar başlatır. Aşağıda görülen standart açılış dizilimidir. Beş taş arkada altı ortada üç taş ise öndedir. Oyunda taşlar üç şekilde hareket ettirilebilir:

    1. Tek bir taşı en yakınındaki bir deliğe
    2. İki veya üç taşı çizgisel bir yöne
    3. İki veya üç taşı kendilerinin yan taraflarına (taşlar aynı yönde hareket ettirilmelidir)

    Hamle yapılırken taşlar bir delikten fazla hareket ettirilimezler. Hamle sırasında her oyuncunun sadece bir adet(rakip oyuncunun taşını oyun alanının dışına itse dahi) hamle hakkı vardır.


    Rakip Oyuncunun Taşlarını İttirme(Sumito)

    Eğer aynı çizgi üzerinde bir oyuncunun taşları diğer oyucunun taşları bitişikse ve rakip oyuncunun taşından bir veya iki fazla taşı var ise bu durumda taşı fazla olan oyuncu rakibinin taşlarını bir deliği geçmeyecek şekilde itebilir; bu hamleye Sumito denir. Sumitonun olması için rakip oyuncunun taşlarının arkasında bir adet boş delik bulunması lazımdır. Sumito sadece çizgisel yönde olabilir yatay şekilde olmaz. 3 adet Sumito vardır:

    1. 2-1 Sumito: Kendi iki taşınızla rakibin bir taşını itersiniz
    2. 3-1 Sumito: Kendi üç taşınızla rakibin bir taşını itersiniz
    3. 3-2 Sumito: Kendi üç taşınızla rakibin iki taşını itersiniz

    Eğer rakip çizgisel yönde üç veya daha fazla taş dizmişse bu taşları rakibin dizdiği yönde itemezsiniz. Abalone’de aynı anda en fazla üç taş hareket ettirilebilir.


    Dış Bağlantılar

    • AbaloneGames.com - Resmi sitesi (İngilizce/Fransızca/Almanca)
    • NetAbalone - İntenet üzerinden oynamak için modülü indir
    • I-ABALONE - Haberler, online turnuvalar, sonuçlar, forum (İngilizce/Fransızca)
    • Forum - Çözümler üzerine bir forum (İngilizce/Fransızca)
    • AbaloneTheory-Forum - Oyun üzerine teoriler (İngilizce/Fransızca/Almanca)
    • abalone_prog - Abalona programlaması hakkında Yahoo grubu
    • dmoz.org - Abalone bağlantıları, çoğu bilgisayara karşı oynama ile alakalı
    • My Lovely Abalone - 2006′daki en kuvvetli bilgisayar rakibi

    Indir, MPlayer

    Posted in Uncategorized by admin on the July 26th, 2008

    MPlayer çokluortam biçimlerine herhangi bir diğer medya oynatıcıdan daha fazla destek veren özgür bir ortam oynatıcısıdır. Desteklediği biçimlerin tamamlanmamış bir listesi aşağıdadır:

    • Fiziksel ortam: CDler, DVDler, Görüntü CDleri
    • İçerik Biçimleri: 3gp, AVI, ASF, Matroska, MOV, MP4, NUT, Ogg, RealMedia
    • Görüntü Çözücüler: 3ivx, Cinepak, DivX, DV, H.263, H.264, HuffYUV, Indeo, MJPEG, MPEG-1, MPEG-2, MPEG-4, RealVideo, Sorenson, Theora, WMV, XviD
    • Ses Çözücüler: AAC, AC3, ALAC, AMR, FLAC, MP3, RealAudio, Shorten, Speex, Vorbis, WMA

    MPlayer ayrıca görüntü göstermek için çeşitli çıktı sürücülerini destekler:
    X11, DirectX, Quartz Compositor, VESA, SDL ve hayali olarak da ASCII sanatı,Blinkenlights.

    MPlayer internetteki tüm genel aktarım biçimlerini oynatabilir ve dosyaya kaydedebilir.

    Program Linux, Unix-benzeri, Windows ve Mac OS dahil olmak üzere birçok
    işletim sisteminde çalışabilir.

    MPlayer GNU Genel Kamu Lisansının 2. sürümü altında dağıtılır.
    Önceden “MPlayer - Linux İçin Film Oynatıcı” ile adlandırılıyordu, ancak artık daha fazla işletim sistemi desteklediği için “MPlayer - Film Oynatıcı” olarak kısaltıldı.

    MPlayer öncelikli olarak bir komut satırı uygulamasıdır fakat isteğe bağlı olarak X Pencere Sistemi altında çalışan grafiksel arayüz (GMPlayer) de kullanılabilir. Ayrıca farklı alternatif grafiksel arabirimleri de mevcuttur.

    Çoğunlukla görüntü ve ses çözücüleri, yerel olarak, FFmpeg projesinin libavcodec kütüphanesi ile destekleniyor. Açık kaynak çözücülerinin yeterli olamadığı durumlarda ise, MPlayer çalıştırabilir dosyalara başvurur. Hatta Windows DLL dosyalarını WINE projesinin DLL yükleyicisi yardımıyla doğrudan kullanabilir.

    CSS şifre çözücü yazılımı, Windows çözücüsü kullanımı, yazılım patentleri tarafından kordunan çözücülerin bulundurulması, GPL’e uyumsuz OpenDivX içermesi nedenleriyle bazı sorunlar yaşadı. Bu nedenle, Debian dağıtımına yeni girebildi.

    Geliştirilmeye 2000 yılında başladı. Bir süre sonra programcı Árpád Gereöffy’e birçok kişi katıldı. Başlangıçta, birçok geliştirici Macaristandan idi, ama bugünlerde geliştirciler dünya her yerinden. Árpád Gereöffy MPlayer’ın ikinci nesil sürümünü yapmaya başladığı için Alex Beregszászi 2003 yılından beri MPlayer’ın başında. Maalesef MPlayer G2 birkaç sebebten dolayı durakladı.

    Yardımcı bir program, film kodlayıcı MEncoder, yukarıda yazılı biçimlerden bir görüntü ve bir ses dosyası alarak bunları farklı biçimlere kodlayabilir, isteğe bağlı olarak çeşitli dönüşümler gerçekleştirebilir.


    Ayrıca bakınız

    • Ortam oynatıcıları listesi
    • Ortam oynatıcıları karşılaştırması


    Dış bağlantılar

    • Resmi MPlayer Web Sitesi
    • İndir
    • Desteklenen çözücü listesi
    • MPlayer ile ilgili projeler
    • MPlayer OS X
    • Mozilla için MPlayer tarayıcı eklentisi
    • MPlayerXP - thread based fork of mplayer

    Indir, Download yönetici

    Posted in Uncategorized by admin on the July 25th, 2008

    Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.


    Özellikleri

    • Büyük boyutları download ederken istediğimiz zaman durdurabilmekteyiz.
    • İstediğimiz zaman durdurup istediğimiz zaman tekrar kaldığımız yerden devam edebilmekteyiz.
    • Bir dosyaya birden fazla bağlanarak hızlı indirme olanağı tanımakta


    Bunlara bakınız

    Download yöneticileri listesi


    Dış Bağlantılar

    • Download Yöneticisi | İndir

    Indir, Mustafa Sait Yazıcıoğlu

    Posted in Uncategorized by admin on the July 25th, 2008

    Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

    Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı.
    1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans yaptı.

    Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
    1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi.
    1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.
    1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.
    1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.
    1988 yılında Profesör oldu.
    17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.
    14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.
    21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
    10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
    3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
    5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.
    22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.
    29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak görev aldı.
    Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşidir.
    “Matüridi ve Nesefi’ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.


    Bazı yazıları:

    • Hızır Bey ve “Kaside-i Nuniye”si
    • Eş’arı’nin hayatı
    • İnsan fiili ve bir Kur’ân-ı Kerim ayeti.
    • Maturîdî kelâm ekolünün iki büyük siması: Ebû Mansur Maturîdî ve Ebu’l-Mu’in Nesefî.
    • Mâturidî kelâmında insan hürriyeti meselesi.
    • Hızır Bey ve “Kaside-i Nunîye”si
    • İlâhiyat Önlisans Programı
    • Cumhuriyetin 75.yılında Din Ögretiminde Yeni Hedefler
    • La Critıque De L’Enseignem Et En Particulier Celui Du Kalâm


    Bazı çevirileri:

    • Gardet, Louis: İslam “din ilimleri” içinde ilm-i kelamın yeri üzerinde bazı düşünceler.
    • Hanafi, H[asan]: Teoloji mi antropoloji mi?


    Kaynaklar:

    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/makale52-88.pdf
    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/bibliyografya.pdf
    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/tez.pdf
    • http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1867

    Indir, Download yönetici

    Posted in Uncategorized by admin on the July 25th, 2008

    Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.


    Özellikleri

    • Büyük boyutları download ederken istediğimiz zaman durdurabilmekteyiz.
    • İstediğimiz zaman durdurup istediğimiz zaman tekrar kaldığımız yerden devam edebilmekteyiz.
    • Bir dosyaya birden fazla bağlanarak hızlı indirme olanağı tanımakta


    Bunlara bakınız

    Download yöneticileri listesi


    Dış Bağlantılar

    • Download Yöneticisi | İndir

    Indir, Kötekli, Muğla

    Posted in Uncategorized by admin on the July 25th, 2008

    Kötekli, Muğla ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

    Konu başlıkları


    Tarihi

    Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.


    Kültür

    Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
    simdiye kadar kötekliye has bir yemek yemedim,indir pilav kaldir corba, biber kizartmasi yogurtlu kizarma,unutmadanda yazayim börülce unutulmasin,kültür meselesindede.köyün hic bir yerinde ne bir anıt nede tarihi bir yapi göremedimç görenler eklesin,bazar kültürü bile yok. en büyük eksiklik.eskiden 1980 öncesi insanlar üc bes keciye arsa takas ederlermis.ya simdi ögrenciler sayesinde bin metre kare 250,000 ytl ister oldu insanlar. o para ile 1000 tane oglak alinir herhalde.ama 1000 oglak 1000 metre kare yerde yayilirmi orasini bilemem.


    Coğrafya

    Muğla merkezine 5 km uzaklıktadır.


    İklim

    Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.


    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 1869
    1997 3328

    yilin en az 9 ayi nüfusun 10 bini gectigi kötekli köyü önümüzdeki yillarda mugla merkeze yakin olacaktir son yillarda 2007 de su sikintisi var. nüfus artmakta ama hic bir önlem alinmamakta. elk,su, aynen düsük voltajdan ginaa geldi valla her kösede yaa berber, ya bakkal, yada yemek yeme yerleri. (hijenik olmayan)var her tasin altindan ögrenciye apart cikiyor.


    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
    hayvancilikta bitti bitmek üzere cünki hayvanlari otlatacak yer kalmadi. cünki her meranin üzerinde apartlar var.eskiden koyun keci besleyip sütünü sagarlarmis, simdi ögrenciler sagilmakta.ama nafile bu carkin bir parcasi yoksa ekonomi nasil döner.köteklide.


    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2004 -
    1999 -
    1994 -
    1989 -
    1984 -

    kötekli artik mugla belediyesine katildi bi anlamda mahhallesi oldu. bakalim bundan snr belediyenin icraatlarina.yinede diger yerlere nazaran kötekli iyi ama daha IYI olabilir.


    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
    alt yapi sanki var gibi.neden onuda yazayim cünki köteklinin girisi ufak bir yagmur yagdimi herseyi ifade ediyor kisi köteklide gecirecekseniz mutlaka cizme getirin


    Dış bağlantılar

    • Yerelnet

    Indir, Yaralı Diz Katliamı

    Posted in Uncategorized by admin on the July 23rd, 2008

    Wounded Knee Katliamı, (Türkçe’de “Yaralı Diz” anlamına gelir) Lakota Siuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışmadır. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonuna yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar katliam olarak nitelendirilmiştir.

    Konu başlıkları


    Katliam

    1890′da ABD hükümeti Amerikan yerlileri (Kızılderili) arasındaki “Hayalet Dansı” nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir seremoni idi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanmışlardı. Savaş Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvar alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti.

    29 Kasım 1890′da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada yirmi beş süvariye karşılık, aralarında altmış iki kadın ve çocuğun yer aldığı 153 Siu öldürülmüştür. Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.

    Dee Brown 1970 yılında yazdığı Bury My Heart at Wounded Knee adlı incelemesinde (Türkçe’ye Kalbimi Vatanıma Gömün olarak çevrilmiştir) Kristof Kolomb’un İspanya Kraliçesine Kızılderililerle ilgili şunları yazdığını aktarır: “Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar.” Ancak sözlerine şöyle devam eder: “Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.”

    1890′da Wounded Knee’deki Siu katliamı Kizilderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler:
    “O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada…”

    Bu katliamı yaşayanlardan biri, Gelincik Louise yaşadıklarını şöyle anlatıyordu:
    “Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bakılırsa askerler çok kötü insanlar olmalı. Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı.”


    Katliam sonrası

    Amerikan Ordusu katliam sonrasında ölüleri gömmek için sivil vatandaşlar kiraladı. Savaş meydanına gelenler soğuk havada 84′ü erkek, 44′ü kadın, 18′i çocuk Lakota cesedi ile karşı karşıya kaldı. Katliamdan yaralı kurtulan 7 Lakotalı Wounded Kne Creek bölgesindeki Pine Ridge hastanesinde öldü.

    General Nelson Miles, katliamın sorumlusu Albay Forsyth’ı görevden almış, Askerî Araştırma Mahkemesi taktik hatasından dolayı kendisini eleştirmiş ancak yine de mahkemede hakkında beraat kararı çıkmıştır.

    Daha sonra The Wonderful Wizard of Oz’un yazarı olarak ünlenecek olan genç editör L.Frank Baum 3 Ocak 1891 yılında Aberdeen Saturday Pioneer’da şunları yazmıştı:

    “Öncüler daha önce güvenliğimizin tek yolunun Yerlilerin tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu ilan etmişlerdi. Asırlardır onlara karşı hata edip durmaktansa medeniyetimizi korumak adına daha büyük bir hata yapıp bu evcilleşmeyen ve evilleştirilemeyen yaratıkları dünya üzerinden tek bir iz kalmamacasına yok etseydik daha iyi yapardık. Biz sıradan insanlar ve beceriksiz komutanların emri altındaki askerler için gelecek güvenliğimiz bunda yatmaktadır. Aksi takdirde gelecekte de geçmişte olduğu gibi kızılderililerle tümüyle sıkıntı yaşayacağımızı bekleyebiliriz.”

    Yirminci yüzyılın sonlarında Wounded Knee Katliamına karşı protesto sesleri daha da yükselmiş, tarihçi Dee Brown aynı adla bir kitap yazmış, Buffy Sainte-Marie ise protest bir müzik bestelemişti. Ünlü oyuncu Marlon Brando 1973′de Baba (The Godfather) filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında verilen Oskar ödülünü Yaralı Diz Katliamı sebebiyle reddetmişti. 27 Mart 1973′teki ödül törenine kendi adına konuşma yapması için Sacheen Littlefeather adlı Kızılderili genç bir kadını gönderdi. Brando’nun kaleme aldığı, genç Kızılderilinin zaman darlığı nedeniyle tümünü okuyamadığı yazının bir bölümü şu şekildeydi:

    “Marlon Brando… benden zaman darlığı ile şu anda sizinle paylaşamayacağım uzun bir konuşma yapmamı istedi ancak basınla paylaşmaktan memnuniyet duyacağım şey şu ki o… çok üzülerek bu cömert ödülü kabul edemiyor. Ve bunun sebebi de… günümüz film endüstrisinin …beni affedin.. ve televizyonlardaki filmlerdeki yeniden çevrimlerde Amerikan Yerlilerine yaptıkları ve Wounded Knee’deki son olaylardır. Bu akşam aranızda bulunamadığım için beni affedin gelecekte kalplerimiz ve anlayışlarımızda sevgi ve cömerlikte biraraya geleceğiz. Marlon Brando adına sizlere teşekkür ederim.”

    Littlefeather, zaman darlığı sebebiyle tamamını okuyamadığı konuşmanın tam metnini basına dağıtmıştır. Brando’nun basına dağıtılan metininden bir bölümün çevirisi;

    “200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka şöyle dedik: “İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte.” Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. Onları açlığa mahkum ettik ki antlaşma dediğimiz ama hiçbir zamanda andımıza sadık kalmadığımız o hileli anlaşmaları zorla imzalasınlar. Onları, yalnızca yaşamın anımsayacağı kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. Ve tarihi istediği kadar çarpıtılmış dahi olsa nasıl yorumlarsanız yorumlayın: Biz doğru yapmadık. Ne adil davrandık ne de dürüst. Onlara karşı ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de anlaşmalarımıza sadık kalmak, çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken onların yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu ki onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.

    Fakat öyle bir şey var ki bu sapkınlığın ulaşamayacağı, o da tarihin büyük hükmü. Emin olun ki tarih bizi yargılayacaktır. Ama umurumuzda mı? O nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar bizim taahhütlerimizi tuttuğumuzu haykırırız da tarihin tüm sayfaları, Amerikan Yerlilerinin yaşamındaki son 100 yıl boyunca geçirdikleri tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam zıttını söyler……..”


    Kaynakça

    • Wounded Knee Massacre Wikipedi maddesi
    • Birikinti-Kalbimi Vatanıma Gömün
    • Massacre At Wounded Knee
    • The Wounded Knee Massacre
    • Marlon Brando’nun Oskar Töreni Konuşması
    • Wounded Knee Fotoğrafları


    Konuyla İlgili

    • Brown, Dee. Bury My Heart at Wounded Knee: An Indian History of the American West, Owl Books (1970). ISBN 0805066691.(Kitap Türkçe’ye de çevirilmiştir. Dee Brown, Kalbimi Vatanıma Gömün, E Yayınları, Çev. Celal Üster 1993. ISBN 9753900406)
    • Coleman, William S.E. Voices of Wounded Knee, University of Nebraska Press (2000). ISBN 0803215061.
    • Smith, Rex Alan. Moon of Popping Trees, University of Nebraska Press (1981). ISBN 0803291205.
    • Utley, Robert. The Indian Frontier 1846-1890, University of New Mexico Press (2003). ISBN 0826329985.
    • Utley, Robert. Frontier Regulars The United States Army and the Indian 1866-1891, MacMillan Publishing (1973).
    • Yenne, Bill. Indian Wars: The Campaign for the American West, Westholme (2005). ISBN 1594160163.


    Bağlantılar

    • Wounded Knee Museum
    • Wounded Knee Fotoğrafları
    • General Miles’in Raporu

    Indir, Mustafa Sait Yazıcıoğlu

    Posted in Uncategorized by admin on the July 21st, 2008

    Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

    Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı.
    1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans yaptı.

    Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
    1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi.
    1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.
    1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.
    1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.
    1988 yılında Profesör oldu.
    17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.
    14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.
    21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
    10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
    3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
    5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.
    22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.
    29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak görev aldı.
    Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşidir.
    “Matüridi ve Nesefi’ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.


    Bazı yazıları:

    • Hızır Bey ve “Kaside-i Nuniye”si
    • Eş’arı’nin hayatı
    • İnsan fiili ve bir Kur’ân-ı Kerim ayeti.
    • Maturîdî kelâm ekolünün iki büyük siması: Ebû Mansur Maturîdî ve Ebu’l-Mu’in Nesefî.
    • Mâturidî kelâmında insan hürriyeti meselesi.
    • Hızır Bey ve “Kaside-i Nunîye”si
    • İlâhiyat Önlisans Programı
    • Cumhuriyetin 75.yılında Din Ögretiminde Yeni Hedefler
    • La Critıque De L’Enseignem Et En Particulier Celui Du Kalâm


    Bazı çevirileri:

    • Gardet, Louis: İslam “din ilimleri” içinde ilm-i kelamın yeri üzerinde bazı düşünceler.
    • Hanafi, H[asan]: Teoloji mi antropoloji mi?


    Kaynaklar:

    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/makale52-88.pdf
    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/bibliyografya.pdf
    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/tez.pdf
    • http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1867

    Indir, Mustafa Sait Yazıcıoğlu

    Posted in Uncategorized by admin on the July 21st, 2008

    Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

    Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı.
    1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans yaptı.

    Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
    1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi.
    1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.
    1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.
    1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.
    1988 yılında Profesör oldu.
    17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.
    14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.
    21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
    10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
    3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
    5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.
    22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.
    29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak görev aldı.
    Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşidir.
    “Matüridi ve Nesefi’ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.


    Bazı yazıları:

    • Hızır Bey ve “Kaside-i Nuniye”si
    • Eş’arı’nin hayatı
    • İnsan fiili ve bir Kur’ân-ı Kerim ayeti.
    • Maturîdî kelâm ekolünün iki büyük siması: Ebû Mansur Maturîdî ve Ebu’l-Mu’in Nesefî.
    • Mâturidî kelâmında insan hürriyeti meselesi.
    • Hızır Bey ve “Kaside-i Nunîye”si
    • İlâhiyat Önlisans Programı
    • Cumhuriyetin 75.yılında Din Ögretiminde Yeni Hedefler
    • La Critıque De L’Enseignem Et En Particulier Celui Du Kalâm


    Bazı çevirileri:

    • Gardet, Louis: İslam “din ilimleri” içinde ilm-i kelamın yeri üzerinde bazı düşünceler.
    • Hanafi, H[asan]: Teoloji mi antropoloji mi?


    Kaynaklar:

    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/makale52-88.pdf
    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/bibliyografya.pdf
    • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/tez.pdf
    • http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1867

    Indir, Download yönetici

    Posted in Uncategorized by admin on the July 21st, 2008

    Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.


    Özellikleri

    • Büyük boyutları download ederken istediğimiz zaman durdurabilmekteyiz.
    • İstediğimiz zaman durdurup istediğimiz zaman tekrar kaldığımız yerden devam edebilmekteyiz.
    • Bir dosyaya birden fazla bağlanarak hızlı indirme olanağı tanımakta


    Bunlara bakınız

    Download yöneticileri listesi


    Dış Bağlantılar

    • Download Yöneticisi | İndir

    Indir, Uğur Işılak

    Posted in Uncategorized by admin on the July 20th, 2008

    Uğur Işılak (d. 15 Kasım 1971, Almanya Neviges), Türk müzisyendir.Aslen Ankara Koçhisar’lıdır.Kendini milliyetçi,muhafazakar olarak tanımlayan sanatçı Avrupa doğup büyümüş olmasına rağmen milli değerlerine sıkı sıkıya bağlıdır.Çağımızın ozan geleneğini taşıyan sanatçılarındandır.İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya’da tamamladıktan sonra Açık Öğretim İktisat Fakültesinde öğrenimine devam etti. Çocukluğunu, Almanya’nın Neviges şehrinde geçiren sanatçı, daha sonra ailesiyle birlikte Gelsenkirchen şehrine taşındı. Henüz çocukluk yıllarında, şiire ve şairlere olan merakı ile sekiz yaşlarında ilk şiirlerini yazmaya başladı. Oniki yaşlarında ağabeyi Abdullah Işılak’tan bağlama çalmayı öğrendi. Bağlamada çalmayı öğrenmekle birlikte, genelde halk edebiyatı normlarında yazdığı şiirlerini, onüç yaşında bestelemeye başladı ve ilk albümünü 1988 yılında dinleyicinin beğenisine sundu. Albümün promosyonuyla beraber Avrupa’nın muhtelif yerlerinde konser verdi.

    Kendi kaset çalışmalarını devam ettirmek amacıyla 1990 yılında Almanya’da ses kayıt stüdyosu kurarak aranje ve tonmaisterlik yeteneklerini de geliştirdi. Yaklaşık 15 yıllık profesyonel sanat hayatında, sözü ve müziği kendisine ait olan 250′ye yakın eser ve yüzlerce şiir ortaya koydu. ”Dönen Alçak Olsun” isimli albümünü müzikseverlere sunmak amacıyla Temmuz 1998 yılında Türkiye’ye yerleşen sanatçı, yapım, promosyon ve dağıtım amacıyla “Divan Müzik” şirketini kurdu. 2000 yılında aynı şirkette çıkardığı “Söyleyeceklerim Var” isimli albümüyle sanat dünyasında adından söz ettirmeyi başardı.

    Sanatçı, ardından 2001 yılında çıkardığı “Yıldırım Gibi” adlı albümünün promosyonuna paralel olarak 8 hafta “Uğur Işılak’la Ozanca” isimli kendi TV programını sundu. Sanatçı son olarak, 2002 yılında “Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar” adlı albümünü piyasaya sürdü.


    Albümleri

    • Aşkın Cenazesi Var (Yeni Albüm)
    • Dönen Alçak Olsun
    • Söyleyeceklerim Var
    • Yıldırım Gibi
    • Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar
    • Kalabalık Yalnızlara & Ozanca
    • Sil Baştan
    • Kim Kime Dum Duma
    • Duy Sesimi
    • Şafak Özlemi
    • Haykırış Serisi (1,2,3,4,5 ve Son Haykırış)
    • Gelen Şafak
    • Gönül Türküsü
    • Haydi Anadolu Single


    Dış bağlantılar

    • (Resmi web sitesi)
    • Işılak Net
    • Uğur Işılak’ın Canlı Yayın Performansı Video
    • Uğur Işılak’ın Video kliplerini İndir(download) Video

    Indir, Battlefield

    Posted in Uncategorized by admin on the July 20th, 2008

    Battlefield, Electronic Arts firmasının yaptığı bir bilgisayar oyunudur. 2005 yılında satışa sürülen bu oyun popülerliğini hala korumaktadır. Oyunda “Helikopter, tank, jip, panzer, uçak” gibi birçok araç kullanılabiliyor.

    Oyunun genelde multiplayer (çoklu oyuncu) destekli olsada single player(tekli oyuncu) seçeneği mevcut. Eğer internet üzerinden yani multiplayerden oynarsak dünya çapındaki oyuncularla kıyasıya çarpışabiliyoruz 64,32 ve 16 kişilik haritalarda oynanan bu oyun oldukça zevkli ve oyunun en güzel yanlarından biri de oyunda ne kadar oyuncu öldürürsek ona göre Rütbe kazanmamız ve dünya çapında sıraya girmek. Oynayabildiğimiz ülkeler şunlar;Çin ordusu,Amerikan Donanması,Orta Doğu Koalisyonu.


    Oyunun minimum sistem gereksinimleri:

    • İşlemci:1.7 GHz
    • Hafıza(RAM):512 MB
    • Harddisk alanı:2.3 GB
    • Ekran Kartı:128 MB (1.4 Shader destekli)


    Dış Bağlantılar

    • Battlefield Demo Download

    Indir, Devamı Var (albüm)

    Posted in Uncategorized by admin on the July 19th, 2008

    Mustafa Sandal’ın 13 Haziran 2007′de çıkardığı Devamı Var adlı yeni albümünün aranjörlüğünü Özgür Yedievli, Erhan Bayrak, İskender Paydaş, Sinan Akçil, Tolga Kılıç’tan oluşan 5 kişilik ekip yapmıştır. Şarkılardan 12 şarkının 4′ ünün hem söz hemde müziklerine imza atan Musti, ayrıca Lübnan’dan aldığı bir şarkıyla albümün ismini taşıyan Devamı Var’a ve Dayan isimli şarkıyaSinan Akçıl’la birlikte söz yazmıştır. Albümde İzel, Burcu Güneş, Ufuk Yıldırım gibi sanatçı arkadaşlarıda vokallerde yer aldı.

    Albümün Çıkış şarkısı ‘İndir’ önce dedesi ve eski TRT sanatçısı Ritim ustası Hüseyin İleri ile oynadığı Muhabbet Kart reklamlarında tanıtılıp ardından Ömer Faruk Sorak tarafından klip çekilmiştir. Bir inşaat şantiyesinde çekilen klipte Musti’ye çeşitli ülkelerden seçilen dansçılarda eşlik etmiştir. 2. klip Melek Yüzlüm şarkısına çekmekte karar kılındı. Klibte bir hayranıyla oynayacağı açıklandı.

    Avrupa ve Türkiye’de aynı yıl piyasaya çıkacak olan albümün Türkiye’deki yapımcılığını Seyhan Müzik üstlenmiştir. Ekim ayında çıkacak olan yurtdışı yapımcılığını ise Universal Müzik üstlenmiştir. Avrupa’da çıkacak bu albümünde yine dünyaca ünlü biri ile düet yapacağı öğrenilmiştir. Önce bu düeti single olarak çıkartıp daha sonra Devamı Var albümünü yurtdışında çıkartmayı planlanlanmaktır.

    Mustafa Sandal, yeni albümü için şunları söylemiştir: ‘Bu albüm için hayatımın albümü diyebilirim. Şarkılara çok güveniyorum. İddialı konuşmayı sevmem ama şarkılarım yaza damgasını vuracak, herkesin diline yerleşecek. Çok çalıştık, bir yıl boyunca hemen her gece stüdyoda sabahladık. Hepsi kendi alanında uzman kişilerle çalıştım. Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim’


    Şarkı Listesi

    • 1. “İndir” - – 3:39
    • 2. “Fark Etmez” - - 4:06
    • 3. “Melek Yüzlüm” - – 4:18
    • 4. “Çoban” - – 4:47
    • 5. “Mağlubuz” - - 4:35
    • 6. “Gönlünü Gün Edeni” - - 4:10
    • 7. “Kim Bilir Kim” - - 3:40
    • 8. “Dayan (Featuring İzel)” - - 4:29
    • 9. “Herkes Mecbur” - - 4:02
    • 10. “Zaten” - - 5:08
    • 11. “Ne Şarkılar Yazdım” - - 4:46
    • 12. “Devamı Var - - 2:04


    Dış bağlantılar

    • “Devamı Var” Türkçe Resmî Sitesi
    • Devamı Var Official Website
    • Devamı Var at Seyhan Müzik
    • Mustafa Sandal Hayran Kulübü

    Indir, Yaralı Diz Katliamı

    Posted in Uncategorized by admin on the July 18th, 2008

    Wounded Knee Katliamı, (Türkçe’de “Yaralı Diz” anlamına gelir) Lakota Siuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışmadır. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonuna yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar katliam olarak nitelendirilmiştir.

    Konu başlıkları


    Katliam

    1890′da ABD hükümeti Amerikan yerlileri (Kızılderili) arasındaki “Hayalet Dansı” nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir seremoni idi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanmışlardı. Savaş Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvar alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti.

    29 Kasım 1890′da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada yirmi beş süvariye karşılık, aralarında altmış iki kadın ve çocuğun yer aldığı 153 Siu öldürülmüştür. Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.

    Dee Brown 1970 yılında yazdığı Bury My Heart at Wounded Knee adlı incelemesinde (Türkçe’ye Kalbimi Vatanıma Gömün olarak çevrilmiştir) Kristof Kolomb’un İspanya Kraliçesine Kızılderililerle ilgili şunları yazdığını aktarır: “Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar.” Ancak sözlerine şöyle devam eder: “Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.”

    1890′da Wounded Knee’deki Siu katliamı Kizilderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler:
    “O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada…”

    Bu katliamı yaşayanlardan biri, Gelincik Louise yaşadıklarını şöyle anlatıyordu:
    “Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bakılırsa askerler çok kötü insanlar olmalı. Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı.”


    Katliam sonrası

    Amerikan Ordusu katliam sonrasında ölüleri gömmek için sivil vatandaşlar kiraladı. Savaş meydanına gelenler soğuk havada 84′ü erkek, 44′ü kadın, 18′i çocuk Lakota cesedi ile karşı karşıya kaldı. Katliamdan yaralı kurtulan 7 Lakotalı Wounded Kne Creek bölgesindeki Pine Ridge hastanesinde öldü.

    General Nelson Miles, katliamın sorumlusu Albay Forsyth’ı görevden almış, Askerî Araştırma Mahkemesi taktik hatasından dolayı kendisini eleştirmiş ancak yine de mahkemede hakkında beraat kararı çıkmıştır.

    Daha sonra The Wonderful Wizard of Oz’un yazarı olarak ünlenecek olan genç editör L.Frank Baum 3 Ocak 1891 yılında Aberdeen Saturday Pioneer’da şunları yazmıştı:

    “Öncüler daha önce güvenliğimizin tek yolunun Yerlilerin tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu ilan etmişlerdi. Asırlardır onlara karşı hata edip durmaktansa medeniyetimizi korumak adına daha büyük bir hata yapıp bu evcilleşmeyen ve evilleştirilemeyen yaratıkları dünya üzerinden tek bir iz kalmamacasına yok etseydik daha iyi yapardık. Biz sıradan insanlar ve beceriksiz komutanların emri altındaki askerler için gelecek güvenliğimiz bunda yatmaktadır. Aksi takdirde gelecekte de geçmişte olduğu gibi kızılderililerle tümüyle sıkıntı yaşayacağımızı bekleyebiliriz.”

    Yirminci yüzyılın sonlarında Wounded Knee Katliamına karşı protesto sesleri daha da yükselmiş, tarihçi Dee Brown aynı adla bir kitap yazmış, Buffy Sainte-Marie ise protest bir müzik bestelemişti. Ünlü oyuncu Marlon Brando 1973′de Baba (The Godfather) filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında verilen Oskar ödülünü Yaralı Diz Katliamı sebebiyle reddetmişti. 27 Mart 1973′teki ödül törenine kendi adına konuşma yapması için Sacheen Littlefeather adlı Kızılderili genç bir kadını gönderdi. Brando’nun kaleme aldığı, genç Kızılderilinin zaman darlığı nedeniyle tümünü okuyamadığı yazının bir bölümü şu şekildeydi:

    “Marlon Brando… benden zaman darlığı ile şu anda sizinle paylaşamayacağım uzun bir konuşma yapmamı istedi ancak basınla paylaşmaktan memnuniyet duyacağım şey şu ki o… çok üzülerek bu cömert ödülü kabul edemiyor. Ve bunun sebebi de… günümüz film endüstrisinin …beni affedin.. ve televizyonlardaki filmlerdeki yeniden çevrimlerde Amerikan Yerlilerine yaptıkları ve Wounded Knee’deki son olaylardır. Bu akşam aranızda bulunamadığım için beni affedin gelecekte kalplerimiz ve anlayışlarımızda sevgi ve cömerlikte biraraya geleceğiz. Marlon Brando adına sizlere teşekkür ederim.”

    Littlefeather, zaman darlığı sebebiyle tamamını okuyamadığı konuşmanın tam metnini basına dağıtmıştır. Brando’nun basına dağıtılan metininden bir bölümün çevirisi;

    “200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka şöyle dedik: “İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte.” Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. Onları açlığa mahkum ettik ki antlaşma dediğimiz ama hiçbir zamanda andımıza sadık kalmadığımız o hileli anlaşmaları zorla imzalasınlar. Onları, yalnızca yaşamın anımsayacağı kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. Ve tarihi istediği kadar çarpıtılmış dahi olsa nasıl yorumlarsanız yorumlayın: Biz doğru yapmadık. Ne adil davrandık ne de dürüst. Onlara karşı ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de anlaşmalarımıza sadık kalmak, çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken onların yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu ki onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.

    Fakat öyle bir şey var ki bu sapkınlığın ulaşamayacağı, o da tarihin büyük hükmü. Emin olun ki tarih bizi yargılayacaktır. Ama umurumuzda mı? O nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar bizim taahhütlerimizi tuttuğumuzu haykırırız da tarihin tüm sayfaları, Amerikan Yerlilerinin yaşamındaki son 100 yıl boyunca geçirdikleri tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam zıttını söyler……..”


    Kaynakça

    • Wounded Knee Massacre Wikipedi maddesi
    • Birikinti-Kalbimi Vatanıma Gömün
    • Massacre At Wounded Knee
    • The Wounded Knee Massacre
    • Marlon Brando’nun Oskar Töreni Konuşması
    • Wounded Knee Fotoğrafları


    Konuyla İlgili

    • Brown, Dee. Bury My Heart at Wounded Knee: An Indian History of the American West, Owl Books (1970). ISBN 0805066691.(Kitap Türkçe’ye de çevirilmiştir. Dee Brown, Kalbimi Vatanıma Gömün, E Yayınları, Çev. Celal Üster 1993. ISBN 9753900406)
    • Coleman, William S.E. Voices of Wounded Knee, University of Nebraska Press (2000). ISBN 0803215061.
    • Smith, Rex Alan. Moon of Popping Trees, University of Nebraska Press (1981). ISBN 0803291205.
    • Utley, Robert. The Indian Frontier 1846-1890, University of New Mexico Press (2003). ISBN 0826329985.
    • Utley, Robert. Frontier Regulars The United States Army and the Indian 1866-1891, MacMillan Publishing (1973).
    • Yenne, Bill. Indian Wars: The Campaign for the American West, Westholme (2005). ISBN 1594160163.


    Bağlantılar

    • Wounded Knee Museum
    • Wounded Knee Fotoğrafları
    • General Miles’in Raporu

    Indir, Skype

    Posted in Uncategorized by admin on the July 17th, 2008

    İnternet üzerinden mesajlaşma ve telefon görüşmesi yapılmasını sağlayan bir programdır.

    VoIP teknolojisini kullanır. KaZaa programı geliştiricileri tarafından kodlanmıştır. Ekim 2005′te Ebay tarafından satın alınmıştır.


    Tarihçesi

    • 23 Nisan 2003: Skype.com and Skype.net alan adları kaydoldu.
    • 29 Ağustos 2003: İlk beta sürümü kullanıcılara sunuldu.
    • 15 Haziran 2004: SkypeOut’u destekeleyen ilk beta sürümü (0.98.0.28) çıkarıldı.
    • 20 Ekim 2004: İlk defa 1 milyon Skype kullanıcısı aynı anda bağlandı.
    • 14 Şubat 2005: 2 milyon aktif kullancı bağlandı.
    • 10 Mart 2005: SkypeIn beta sürümü başladı.
    • 18 Mayıs 2005: 3 milyon aktif kullancı bağlandı.
    • 31 Ağustos 2005: Skype ses kalitesi artırılmış “1.4 beta” sürümünü çıkardı.
    • 12 Eylül 2005: eBay.com Skype’ı satın alacağını açıkladı ve 18 Ekim 2005′de satışın tamamlandığını duyurdu.


    Dış Bağlantılar

    • Skype 1.4.0.71 Beta Download
    • Skype Resmi Sitesi
    • English lessons with Skype
    • Skype konuşmalarınızı kaydedin

    Indir, Yaralı Diz Katliamı

    Posted in Uncategorized by admin on the July 17th, 2008

    Wounded Knee Katliamı, (Türkçe’de “Yaralı Diz” anlamına gelir) Lakota Siuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışmadır. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonuna yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar katliam olarak nitelendirilmiştir.

    Konu başlıkları


    Katliam

    1890′da ABD hükümeti Amerikan yerlileri (Kızılderili) arasındaki “Hayalet Dansı” nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir seremoni idi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanmışlardı. Savaş Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvar alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti.

    29 Kasım 1890′da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada yirmi beş süvariye karşılık, aralarında altmış iki kadın ve çocuğun yer aldığı 153 Siu öldürülmüştür. Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.

    Dee Brown 1970 yılında yazdığı Bury My Heart at Wounded Knee adlı incelemesinde (Türkçe’ye Kalbimi Vatanıma Gömün olarak çevrilmiştir) Kristof Kolomb’un İspanya Kraliçesine Kızılderililerle ilgili şunları yazdığını aktarır: “Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar.” Ancak sözlerine şöyle devam eder: “Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.”

    1890′da Wounded Knee’deki Siu katliamı Kizilderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler:
    “O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada…”

    Bu katliamı yaşayanlardan biri, Gelincik Louise yaşadıklarını şöyle anlatıyordu:
    “Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bak