Indir information


Browserden farklı, Doğuşkan

Posted in Uncategorized by admin on the January 31st, 2008

Bir sese ayırıcı özelliğini(adını) veren frekans, aslında, o sesin üstünde, onunla aynı anda tınlayan farklı seslere temel oluşturan en kalın sese aittir. Temel sesin üzerinde tınlayan bu seslere doğuşkanlar ya da armonikler denir. Temel ses kadar güçlü olmamaları nedeniyle, doğuşkanlar tek tek açık bir biçimde duyulmazlar. Ama sesin niteliğini belirledikleri için önemlidirler; ayrıca sese belli bir parlaklık katarlar. Sözgelimi, bir obua sesi ile bir klarnet sesini bir birinden ayırabilmemizi sağlayan, bu çalgıların çaldıkları sesin üzerinde oluşan doğuşkanların bir birinden farklı güçte duyulmalarıdır. Farklı çalgılara ya da farklı insan seslerine göre aynı tondaki sesin taşıdığı renk farklılığını tınısını bu doğuşkanlar belirler.

Resources

Yönetici, Freyja

Posted in Uncategorized by admin on the January 31st, 2008

Freya veya Freyja, İskandinav mitolojisinde Frey’in (Freyr ) kız kardeşi ve Niord’un (Njǫrðr ) kızı olan bereket ve aşk tanrıçası.

Eski Nors dilinde Freyja hanımefendi, kadın yönetici veya efendi anlamına gelir. Bereket getirmesi için çağrıldığına dair delil bulunmasa da aşk, cinsellik, savaş, güzellik ve çekicilik tanrıçasıdır.

Snorri’nin Edda’sına göre Freya’nın Odr isminde bir kocası vardı. Çoğunlukla uzun yolculuklara çıkardı ve bu yüzden Freya kırmızı altın gözyaşları dökerdi.

Resources

Diyanet, Mehmet Hulusi Akyol

Posted in Uncategorized by admin on the January 31st, 2008

thumb|Mehmet Hulusi Akyol

Mehmet Hulusi Akyol, Yozgat Müftüsü iken Milli Mücadele’ye katılmış ve TBMM 1. Dönem’in başlangıcında Yozgat milletvekilliği yapmış din ve siyaset adamıdır.

1888′de Yozgat’ta doğdu. Tüccardan Hacı Bekir Ağa’nın oğludur. İlk ve orta öğrenimini Yozgat’ta tamamladı (16 Ocak 1901). Sonra Kayseri’ye giderek öğrenimini sürdürdü. Burada Kayseri Medresesi’ne devam ederek Müderris Osman Hilmi Efendi’den icazetname aldı (1911). 17 Haziran 1911 tarihinde girdiği imtihanda başarılı olarak İstanbul-Beyazid Camii’nde Dersiamlığa başladı. Bu görevi sürdürdüğü sırada “Medresetü’l-kuzzat”a üç yıl devam etti. Ancak 1. Dünya Savaşı’nda askere alınması üzerine bu okulu tamamlayamadı. Savaş sonu Aralık 1918′de Yedek Levazım Asteğmeni olarak terhis oldu. Hemen Dersiamlık görevine döndü. Yozgat Müftüsü Hüsnü Efendi’nin vefatı üzerine 19 Mart 1919′da boş bulunan müftülüğe atandı.

Milli Mücadele’ye katılarak Yozgat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşuna öncülük etti. Bu arada Ankara Fetvası’nı “Yozgat Müftüsü” olarak tasdik etti.

TBMM’nin 1. Dönemi için yapılan seçimde Yozgat Milletvekili seçildi. 23 Nisan 1920′de Meclisin açılışında hazır bulundu. 1. Toplantı Yılında İrşad, Şeriye, Evkaf ve PTT komisyonlarında çalıştı. Dönem içinde kürsüde beş konuşma yaptı. İki soru önergesi verdi. Şeriye ve Efkaf Vekaletinin gördüğü lüzum üzerine yerel asayişi temin için yeniden Yozgat Müftülüğüne atanmakla milletvekilliğinden istifa etmiş sayılması, 14 Mart 1921′de kararlaştırıldı. 1949 yılı sonuna kadar bu görevini sürdürdü. 15 Haziran 1950′de Diyanet İşleri Başkanlığı Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu Üye Yardımcılığına, 27 Eylül 1956 tarihli kararname ile de üyeliğe atandı. 6 Haziran 1959′da emekliye ayrıldı. 22 Kasım 1964′te Ankara’da öldü.


Kaynakça

  • Diyanet İşleri Başkanlığı

Resources

Bunlara bakınız Download yöneticileri, Manu

Posted in Uncategorized by admin on the January 31st, 2008

Manu, Sanskrit dilinde “düşünmek” anlamına gelen “man” sözcüğünden türetilmiş olup, sözcük anlamıyla “insan” anlamına gelen ve farklı tradisyonlarda farklı anlamlarda kullanılan bir terimdir.

Manu’dan Hint tradisyonlarında hem yasa koyucu olarak, hem insan türünü imal eden veya onun atası olarak, hem manvantara yöneticileri olarak, kimi tradisyonlarda ise yaşamış bir bilge olarak söz edilir.

  • Manu teriminin anlamları esas olarak dört grupta toplanır:
  1. Hint tradisyonlarına göre, insan türünü meydana getiren, majik bilimlere vakıf Manu’lar.
  2. Hint tradisyonlarına göre, insan soyunun ataları, prototipleri olan, meydana getirilmiş Manu’lar.
  3. Hint tradisyonlarına göre, her biri bir manvantara (-Dünya gezegeninin ve üstündeki varlıkların tekamül sürecinin periyodik bir özellik gösteren aşamalarından her birine verilen ad-) boyunca Dünya’yı yöneten Manu’lar.
  4. Ezoterik kaynaklara ve Rudolf Steiner’e göre, Manu, aynı zamanda, Atlantis kıtasının mevcut olduğu bir “devre”de yaşamış ve inisiyelerini Orta-Asya’da örgütlemiş bir bilgenin adıdır.


Ayrıca bakınız

  • Manvantara


Dış bağlantılar

Manular


Kaynakça

  • Le Dictionnaire de la sagesse orientale, Kurt Friedrichs, Ingrid Fischer-Schreiber, Franz-Karl Ehrhard ve Michael S. Deiner
  • Kozmik Hafıza, Rudolf Steiner, Dharma Yayınları

Resources

Si İlâhiyat, Din sosyolojisi

Posted in Uncategorized by admin on the January 31st, 2008

Din Sosyolojisi dini kurum ve dini yapılanmaları, dini temalarla toplumsal yapı arasındaki ilişkileri ve dinin toplum, toplumun din üzerindeki etkilerini araştıran bilimsel bir disiplindir. Din sosyologları toplumun din üzerinde dinin toplum üzerindeki etkilerini bir başka deyişle toplum ve din arasındaki diyalektik ilişkiyi açıklamaya çalıştır.

Contents


Türkiye’de Din Sosyolojisi

Türkiye’de din sosyolojisi sosyolojinin girişiyle birlikte olmuştur. Ziya Gökalp Durkheimci bir sosyoloji anlayışını Türkiye’ye taşıdığı gibi din sosyolojisi alanında Türkçe’de ilk metinleri kaleme alan kişi olmuştur. Daha sonra din sosyolojisi alanında Türkçe’deki ilk kitap Hilmi Ziya Ülken tarafından Dini Sosyoloji adıyla kaleme alınmıştır.

Din sosyoloğu Prof.Dr.Ünver Günay’ın tespitleriyle;

“Din sosyolojisi genç bir bilim dalıdır. Bağımsız bir ilmî disiplin olarak onun varlığının yüzyıldan daha gerilere gitmemesi, bu alandaki sistematik çalışmaların azlığını da beraberinde getirmiştir. Sistematik bir ilmî disiplin olarak bu bilim dalının ülkemiz düşünce tarihi ve bilimsel araştırma geleneği içindeki varlığı ise daha da yenidir. Bu bakımdan ülkemizde din sosyolojisi ile ilgili literatür de çok daha sınırlıdır. Gerçi, bu bilimin özellikle İlâhiyat Fakültelerimizde önce kürsü, sonra bilim dalı ve en son olarak da anabilim dalı şeklinde yer alması, hususiyle İlâhiyat çevrelerinde bu alana duyulan ilgiyi arttırmıştır. Bununla birlikte, literatür noksanlığının, bu ilginin sistematik bir bilimsel düşünce ve araştırma geleneğine dönüşmesinde en büyük dezavantajı oluşturduğu muhakkaktır. Her şeyden önce din sosyolojsinin, modern ve sistematik din bilimleri arasında, din olaylarına, dinamik bir bilimsel perspektiften hareketle deneysel sosyolojik bir yaklaşım zihniyetini içermekte oluşuna karşılık, ülkemizde onun genellikle konunun üstatlarının klâsik eserlerine dayalı nakilci ve spekülâtif bir bilgi yığını şeklinde anlaşılması ve özellikle İlâhiyat bilim geleneğinin teorik temayülü, bu alanın ansiklopedik bir bilgi birikimi şeklinde addedilmesi eğilimini de beraberinde sürüklemiş olmalıdır.” (Din Sosyolojisi, İnsan Yayınları, İstanbul 2005, s.11)


Göz At

  • Dini Hayatın İlkel Biçimleri
  • Din Bilimleri
  • Yeni Dini Hareketler
  • New Age
  • Peter L.Berger
  • Thomas Luckmann
  • Ünver Günay
  • Adil Çiftçi
  • Yümni Sezen
  • Ziya Gökalp
  • Hilmi Ziya Ülken


Dış Bağlantılar

  • Din Sosyolojisi Koordinasyon Merkezi
  • Din Sosyolojisi
  • Din Bilimleri
  • What is the Sociology of Religion?


Makaleler

  • Winston Davis, Din Sosyolojisi
  • P.Hendrik Vrijhof, Din Sosyolojisinin Konusu
  • Ünver Günay, Din Sosyolojisinin Tarihsel Gelişimi
  • Ali Coşkun, Toplumsal Düşünce Tarihinde Din Sorunu
  • Meredith Mcguire, Modern Dünyada Din

Resources

Edit Bunlara, Uniting Nations

Posted in Uncategorized by admin on the January 31st, 2008


Uniting Nations

İngiltere ‘nin DJ topluluklarından biridir.Glasgow ve Manchester şehirlerinde çalışmalarını yapmaktadırlar.Daz Sampson ve Paul Keenan adlı iki DJ den oluşur.Out Of Touch ve You And Me adlı single’ları ile başarılı olmuşlardır.Bunlara Ai No Corrida’yı da eklemişler ve en son olarak One World isimli,içinde eski single’larını ve bu single’lara yaptıkları remixleri bulunduran bir albüm çıkarmışlardır.
Albümün şarkı listesi şu şekildedir:

  1. Out Of Touch
  2. You And Me
  3. She’s Special
  4. Music In Me
  5. Tonight (In The City)
  6. Ai No Corrida (featuring Laura More)
  7. Loving You
  8. Feels Like Heaven
  9. Make Love
  10. We’re Gonna Make It
  11. Destiny
  12. Blues And Twos
  13. Out Of Touch (I Love You So Much) – Extended Version
  14. Music In Me – Accapella
  15. Tonight (In The City) – Accapella
  16. Loving You - Accapella
  17. Feels Like Heaven – Accapella
  18. Make Love – Accapella
  19. Uniting Nations Drum Sample
  20. Uniting Nations Funky Guitar sample
  21. Out Of Touch (Video)
  22. Video – You And Me (Video)

Resources

Yakın, Küçük Çakıl Plajı

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Antalya ili Kaş ilçesinde, kente girdikten sonra sahil yolundan devam ederken otel ve pansiyonlarının önünde bulunan ilk plajdır. Adından da anlaşılacağı gibi çakıl taşlarıyla bezeli küçük şirin bir plajdır. Limana yakın olmasına rağmen temiz ve enfes bir denizi vardır. Yeraltı kaynak suları denize bu bölgede ulaşır.

Resources

Si İlâhiyat, Adnan Demircan

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Adnan Demircan, 1964 Ömerli, Mardin doğumlu yazar ve akademisyen. 1987’de Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslâm Tarihi ve Uygarlığı Bilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 1989 yılında Yüksek Lisansı, 1994 yılında aynı Enstitüde Doktorayı bitirdi.

Ocak 1992′de Harran Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne İslâm Tarihi Araştırma Görevlisi, 1994 yılında Yardımcı Doçent olarak atandı; Ekim 1996’da Doçent, Şubat 2003’te Profesör oldu. Çalışmalarını İslâm Tarihinin ilk dönem siyasî tarihi, özellikle de muhalif gruplar üzerine yoğunlaştıran Demircan’ın yayımlanmış birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.

Yayımlanmış Kitapları:

  1. Hz. Peygamber Devrinde Münafıklar, Esra Yayınları, Konya 1996.
  2. Haricîlerin Siyasi Faaliyetleri, Beyan Yayınları, İstanbul 1996.
  3. Hz. Ali’nin Hilafet Hakkı Meselesinde Gadir-i Hum Olayı, Beyan Yayınları, İstanbul 1996.
  4. İslâm Tarihi’nin İlk Asrında İktidar Mücadelesi, Beyan Yayınları, İstanbul 1996.
  5. İslâm Tarihinin İlk Döneminde Arap-Mevali İlişkisi, Beyan Yayınları, İstanbul 1996.
  6. Çağdaş Haricîlik Düşüncesi (Ahmed M. A. Celi’den çeviri), Beyan Yayınları, İstanbul 1997.
  7. Nebevî Direniş Hicret, Beyan Yayınları, İstanbul 2000.
  8. Haricîlik Mezhebinin Doğuşu Bağlamında Din-Siyaset İlişkisi, Beyan Yayınları, İstanbul 2000.
  9. Ali-Muaviye Kavgası, Beyan Yayınları, İstanbul 2002.
  10. Cumhuriyet Dönemi (1923-2001) İslâm Tarihi ve Medeniyeti Çalışmaları (Bir Bibliyografya Denemesi) www.harran.edu.tr/ilahiyat/demircan.htm
  11. Nehcü’l-belâğa: Hz. Ali’nin Konuşmaları, Mektupları ve Hikmetli Sözleri, Derleyen: eş-Şerîf er-Radî, Beyan Yayınları, İstanbul 2006.

Resources

Kurulu, Ecevit Hükümetleri

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Bülent Ecevit, TBMM’nin 21., Cumhuriyet’in 18. Başbakanıdır. 20. yüzyılın ikinci yarısında Türk siyasi hayatındaki en önemli isimlerden biridir. Siyasi yaşamı boyunca 5 kez Hükümet kurmuştur.

Contents


CHP Genel Başkanlığı dönemi


1. Ecevit Hükümeti (37. Cumhuriyet Hükümeti - CHP-MSP Hükümeti)

26 Ocak 1974 - 17 Kasım 1974


Bakanlar Kurulu

  • Başbakan:Bülent Ecevit
  • Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı:Necmettin Erbakan
  • Devlet Bakanları:İsmail Hakkı Birler, Süleyman Arif Emre, Orhan Eyüpoğlu
  • Adalet Bakanı:Şevket Kazan
  • Milli Savunma Bakanı:Hasan Esat Işık
  • İçişleri Bakanı:Oğuzhan Asiltürk
  • Dışişleri Bakanı:Turan Güneş


2. Ecevit Hükümeti (40. Cumhuriyet Hükümeti)

21 Haziran 1977 - 21 Temmuz 1977


Bakanlar Kurulu


3. Ecevit Hükümeti (42. Cumhuriyet Hükümeti)

5 Ocak 1978 - 12 Kasım 1979


Bakanlar Kurulu


DSP Genel Başkanlığı dönemi

12 Eylül Darbesi ile CHP ve diğer partilerin kapatılarak tüm siyasilerin yasaklanması sonucu siyasete bir süre ara veren Ecevit 1985 yılında kurulan DSP’nin 1987 yılında genel başkanlığına seçilerek tekrar siyasete dönmüştür.


4. Ecevit Hükümeti (56. Cumhuriyet Hükümeti)

11 Ocak 1999 - 28 Mayıs 1999


Bakanlar Kurulu


5. Ecevit Hükümeti (57. Cumhuriyet Hükümeti)

28 Ocak 1999 - 18 Kasım 2002

Resources

Yılında, Bilfen

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

1988 yılında açılan Özel Bilfen Lisesi ve Ortaokulu Bilfen adı ile açılan ilk okuldur. 1989 yılında da Özel Bilfen İlkokulu eğitim öğretim faaliyetlerine başlamıştır. 1997 yılında Bilfen Okulları’nın üçüncü lisesi olan Özel Bilfen Anadolu Lisesi, 1999 yılında yeni bir ilköğretim okulu, Özel Bilfen Almanca İlköğretim Okulu açılmıştır.2005 yılında 3.Bilfen ilköğretim okulu Ataşehir de “Bilfen Ataşehir İlköğretim Okulu ” adıyla açılmıştır.Ayrıca Bilfen Okullarının bir de Koşuyolunda ilköğretim okulu bulunmaktadır.


Dış bağlantılar

  • Bilfen Okulları Resmi Sitesi

Resources

Hürriyeti kavramı”, Nesne ilişkileri teorisi

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Nesne ilişkileri kuramı, psikanaliz ekollerinden biridir. Melanie Klein tarafından ortaya atılan kuram, W.Ronald D. Fairbairn, Harry Guntrip ve Donald W. Winnicott tarafından revize edilmiştir.

Contents


Kuramın gelişimi

Karl Abraham’ın psikoseksüel gelişimi; oral, anal, oidipal (fallik) ve latans olarak dönemlere ayırması, psikanalizi Oedipus Kompleksi’nin tekelinden kurtarmış ve psikolojik gelişime bütüncül bir yaklaşımın ortaya çıkması açısından bir zemin sağlamıştır. Psikopatolojilerin etiolojileri açısından da kuramsal yaklaşımların genişletilmesi bir zorunluluk olarak belirmişti. Sigmund Freud’un oidipal dönemdeki örselenmelerin ürünü olan konversiyon histerisi ile ilgili incelemeleri son derece zengindi,ne var ki, paranoya üzerine yazdıkları ise o denli yoksuldu. Freud’un psikanalizi, Heinz Kohut’un sonradan belirteceği gibi, kendilik yapıları görece iyi durumda olan vakaları ele aldığı için, psikozlar söz konusu olduğunda bocalıyordu. İşte bu noktada, Melanie Klein’ın oral dönemi – ya da “paranoid konum”u – temel alan kuramı, psikozların ve buna ek olarak çağımızın psikopatolojileri olan kişilik bozukluklarının açıklanmasını kolaylaştırdı.

Psikotikler niçin tüm dünyayı karşılarına alıyor ya da niçin büyüklük sanrılarına kapılıp kendilerini tümgüçlü figürler olarak algılıyor ya da vice versa tümgüçlü figürlerce zulme uğradıklarına inanıyorlardı? Nesne ilişkileri kuramı, bunu oral dönemdeki “çocuksu bağımlılık”la açıkladı. Buna göre, bebek doğduktan sonra da annesine olan bağımlılığını sürdürür. Bebeğin anneye olan mutlak bağımlılığı – ki Margaret Mahler bunun altını özellikle çiziyor – annenin en ufak ihmalinin bebeğe fiziksel ve ruhsal olarak büyük zararlar vermesine yol açar. Bu mutlak bağımlılık nedeniyle, bebeğin biricik nesnesi olan anne onun için tümgüçlü figürdür ve belirli nedenlerle bu nesneyle olan ilişki aksarsa, bebek bu aksaklıkları tümgüçlü nesnesi tarafından zulmedilme olarak algılayacaktır. Anne bakımının önemi, böylece kuramsal olarak da temellendirilmiştir. Donald W. Winnicott, bu evreye ilişkin ayrıntılı betimlemelere girişerek nesne ilişkileri kuramını pediatriye uyarlamıştır.

Freud’dan sonra Anna Freud ve Melanie Klein, farklı biçimlerde de olsa, Alfred Adler’i izleyerek çocuk psikolojisi ve buna bağlı olarak ego psikolojisine yöneldiler. Ama Anna Freud’la çatışan Klein; Heinz Hartmann, Erik Erikson gibi ego psikologlarından da farklı bir yol izliyordu. Ne var ki, Klein’ın yaklaşımı da henüz psikolojinin sosyal boyutunu ortaya çıkarmaya aday olan nesne ilişkileri kuramına hak ettiğini verebilmiş değildi. Klein, Freud’un ortaya koyduğu ego-id diyalektiğinin etkisinden kurtulamadığı için kuramındaki potansiyelleri harekete geçirememişti. Harry Guntrip’in belirttiği gibi bunun gerçekleşmesi W.Ronald D.Fairbairn’in revizyonu ile olmuştur.

Nesne ilişkileri kuramı, dinamik bir analize dayanır. Diğer ego psikologlarının yaklaşımları ise statiktir; ego’nun nasıl biçimlendiğinden çok psikoseksüel gelişme şemasının oral, anal, fallik, latans vs. aşamalarında ego ile idin ilişkilerini inceler. Belki Fairbairn’in dinamik bir analizi ortaya koyabilmesi Freud’un id-ego-süperego şeklindeki metapsikolojik sınıflandırmasına sadık kalmamasından ileri gelmektedir.

Klein-sonrası nesne ilişkileri kuramı, gerçekleştirdiği büyük evrime karşın “dürtü”leri ve onların merkezi olan “içgüdüleri” analizden çıkararak büyük bir boşluğa neden olmuştur. Buna karşın çıkan Otto Kernberg, Kleincı ve Freudcu yaklaşımların kuramsal sentezine gider. Böylece ne dürtüler, ne de bireyin ruhsal aygıtlarını kuran nesne ilişkileri analizden dışlanmış olur.


Kuramın Temel Varsayımları

Klein, teoriyi ilk olarak öne sürdüğünde, analizin konusu salt bebek ile anne memesi arasındaki ilişkilerdi. Bu durum da - özellikle Guntrip’te görüldüğü gibi - insan psikolojisinin tüm yapı taşlarının geri dönülmez biçimde oral aşamada ya da Klein’in deyimiyle “paranoid-depresif” aşamada kurulduğu türünden deterministik bir yaklaşıma yol açmıştı. Fairbairn, küçük ama etkili bir revizyonda bulundu: Ona göre oral aşamanın ilk evresinde bebek için yalnızca meme, ikinci evrede ise memesi olan anne vardı. Birinci aşamada saplanıp kalanlar, insanlarla gerçekçi ilişkiler kuramamak gibi şizoid özellikler göstermekteydi. Winnicott ise Oyun ve Gerçeklik isimli eserinde “meme”nin bir jargon olduğunu ve nesne ilişkileri ile kastedilenin anne ile çocuk arasındaki bütün ilişkiler olduğunu belirtiyordu.

Fairbairn’in klasik Abrahamcı şemayı reddederek yalnızca oral aşamayı önemli görmesinin iki nedeni vardır:

1- Bebek, doğumundan itibaren anneye karşı “çocuksu bağımlılık” (infantile dependence) içerisindedir. Anne bu durumda çocuğun bakıma muhtaç olması nedeniyle çocuk için tümgüçlü figürdür. Annenin bebeğin gereksinimleriyle ne kadar uyum içerisinde olduğu çocuksu bağımlılık nedeniyle sonraki aşamalarda oral aşama denli önemli olmayacaktır. Çünkü çocuk, diğer aşamalarda anneye bu denli bağımlı olmayacaktır. Demek ki, çocuğun kişilik yapısının en temel öğeleri oral aşamada yalnızca anne tarafından kurulmaktadır.

2- Fairbairn, sonraki aşamaları şöyle çürütmektedir: a- Anal aşamanın nesnesi olarak belirlenen dışkı bir nesne değildir. b- Oidipal aşamadaki anne-çocuk ilişkisi, fanteziden ibarettir ve bu fantezi oral aşamadaki gerçek ilişkiden türetilmiştir.

Kuram, salt çocuksu bağımlılıkla ilgilendiği için, psikodinamik gelişimin tek koşulu da bu bağımlılığın aşılması olarak belirlenmiştir. Psikopatolojiler, bu bağımlılığın ya zamanından önce aşılmasından ya da bağımlılığın sürdürülmesinden kaynaklanmaktadır. Çocuğun bağımlılığı zamanında aşabilmesi ise annenin bakımına bağlıdır. Anne bebeğin gereksinimleriyle en uygun biçimde ilgilenebilmişse gelişim de sağlıklı bir biçimde gelişecektir. Eğer annenin bakımı bebeğe yeterli doyumu sağlayamadıysa, çocuk da bu aşamaya saplanıp kalacaktır.

Oral aşamaya saplanıp kalmanın en belirgin özelliği de bu aşamaya ilişkin ilkel nesne ilişkilerinin korunmasıdır. Bu aşamada bebek için nesne düşünsel olarak “iyi” ve “kötü” olarak ikiye ayrılmıştır. Bebeğin egosu henüz zayıf olduğu için nesnesinin aynı zamanda “kötü” olduğunu da kabul edemez. Bebek için tek nesne budur, bu nedenle maddi ve manevi varlığını sağlayan nesnenin doğal olarak “kötü” olmasına katlanamaz. Erken oral aşamada birbirinden ayrı iki nesne tasarımı söz konusuyken, geç oral aşamada bebek, annesi yeterli bakımı sayesinde egosu yeterince güç kazandığında, iki ayrı nesne yerine “iyi” ve “kötü”nün sentezi olan bir nesne tasarımı geliştirir.

Erken oral aşamada saplanıp kalan kişiler, diğer ilişkilerinde de insanları “iyi” ve “kötü” olarak sınıflandıracaklardır. Bu davranış biçimi sınır kişilik bozuklukluğunda görülen en önemli tanı ölçütüdür. Aynı zamanda bu kişiliklerde birlikte oldukları insanlara yönelik “oral yapışkanlık” da erken oral aşamada saplanıp kaldıklarına ilişkin bir göstergedir. İnsanlara sanki onlar biricik nesneleriymiş gibi davranırlar.

Klein, bebeğin doğuştan getirdiği saldırganlığın kendisine ait olduğuna katlanamadığı için yansıtmalı özdeşim denilen bir savunma mekanizması ile “kötü” yönlerini nesnesine yansıttığını/yüklediğini söyler. Böylece kendisi tamamiyle “iyi” kalabilecektir. Bu aşamaya saplanıp kalma, “kötü” bir dünyada yaşamaya ilişkin negatif paranoid sanrıların gelişimine neden olur. Sınır kişilikler de yansıtmalı özdeşime başvurmayı sürdürürler. İlişkilerindeki bağımlılığın nedeni kendi “kötü” yönlerini birlikte oldukları kişilere yansıtarak “iyi” kalma çabasıdır. Bu nedenle sınır kişiliklerde kimlik dağınıklığı görülür. Kendiliklerini bu bölünme nedeniyle gerekli biçimde kavrayamazlar. Oral aşamada bebeğin kendiliği ile nesnesi arasında da kesin bir ayrım yoktur. Bu nedenle nesnenin bölünmesi, aynı zamanda kendiliğin de ikiye bölünmesi anlamına gelir. Sınır durumlarda bebek, “kötü” yönlerini nesneye terkederek kendi egosunu nesnesinden ayırır. Ne var ki, bu düşünsel olarak gerçekleştiği ve “kötü” yönleri halen ona ait olduğu için, bu yönleri sonraki ilişkilerinde de yansıtmak zorunda kalır.


Kurama Yönelik Eleştiriler

1- Diğer aşamaların önemini yadsıyarak deterministik bir anlayışa neden olur,

2- Oidipal dönemde kurulan süperegonun da oral aşamada kurulduğu türünden bir anlayışa sahiptir. (Kernberg’e göre zamanından önce ortaya çıkan oidipal çatışmaların neden olduğu sınır kişilik bozukluğu olarak bilinen psikopatolojinin açıklanabilmesi Kleincı kuramın çerçevesi içerisinde bu nedenle olası değildir.)

3- Klein-sonrası nesne ilişkileri kuramında “içgüdü”lerin önemi yadsınmıştır. Ama aynı biçimde Klein’ın teorisi de sosyolojik boyuttan yoksundur: Klein, saldırganlığın doğuştan geldiğini ya da bebeğin dünyaya geldiğinde bilincinde her zaman bir “meme” ide’si bulunduğunu iddia etmiştir.


Kaynaklar (Kitap)

Fairbairn, W.R.D, Psychoanalytic Studies of the Personality, New York: Routledge & Kegan Paul Limited, 2002.

Guntrip, Harry, Şizoid Görüngü, Nesne İlişkileri ve Kendilik, çev. İpek Babacan, İstanbul: Metis Yayınları, 2003.

Hartmann, Heinz, Ben Psikolojisi ve Uyum Sorunu, çev. Banu Büyükkal, 2004.

Kernberg, Otto, Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık, İstanbul: Metis Yayınları, 2000.

Kernberg, Otto, Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm, İstanbul: Metis Yayınları, 1999.

Klein, Melanie, Haset ve Şükran, İstanbul: Metis Yayınları, 1999.

Kohut, Heinz, Kendiliğin Çözümlenmesi, İstanbul: Metis Yayınları, 1998.

Kohut, Heinz, Kendiliğin Yeniden Yapılanması, İstanbul: Metis Yayınları, 1998.

Tura, Saffet Murat, Günümüzde Psikoterapi, İstanbul: Metis Yayınları. 2005.

Tura, Saffet Murat, Freud’dan Lacan’a Psikanaliz, İstanbul: Kanat Kitap, 2002.

Winnicott, D.W. Oyun ve Gerçeklik, çev. Tuncay Birkan, İstanbul: Metis Yayınları, 1998.

Winnicott, D.W. Talking To Parents, New York: Perseus Publishing, 2000.

Winnicott, D.W. The Child, the Family and the Outside World, New York: Perseus Publishing, 1986.

Winnicott, D.W. Winnicott On The Child, New York: Perseus Publishing, 2002.


Kaynaklar (Süreli Yayın)

Başarır, Selim, “Freud’un Eserinde Nesne İlişkileri”, Imago, sayı 2 , s.77.

Devrim, Ata, “Harry Guntrip ve Nesne İlişkileri Kuramı”, Virgül, sayı 82, s. 12.

Devrim, Ata, “Heinz Hartmann ve Ego Psikolojisi”, Virgül, sayı 88, s. 74.

Devrim, Ata, “Otto Kernberg ve Psikanalizde Kuramsal Sentez”, Virgül, sayı 89, s. 78.

Devrim, Ata, ”Psikodinamik Dönüşümler”, Virgül, sayı 93, s. 28.

Devrim, Ata, ”Winnicott’ta Oyun Kavramı”, Virgül, sayı 91, s. 60.

Devrim, Ata, “W.R.D.Fairbairn ve Nesne İlişkileri Kuramına Kısa Bir Bakış”, İzmir İzmir, sayı 52 ,s.32.

Tura, Saffet Murat, “Heinz Kohut’u Anlamak, İnsan Beyninin Zihinsel İşlevlerini Açıklamak”, Virgül, sayı 82, s. 6.


Dış bağlantılar

  • Ata Devrim’in Felsefe-Psikoloji-Psikanaliz Sayfası
  • İçgörü Psikoterapi Merkezi
  • İmago Psikoterapi Merkezi

Resources

Içinde, Görgü (toplum)

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik kurallarına görgü denir.

Toplumda bireyler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinden doğan töre, adet, gelenek-görenekler, din kuralları gibi görgü kuralları da yazılı olmayan normlardandır.

Örf ve adetlerin basit biçimi olarak da kabul edilmektedir. Görgü, bir kimsenin belli bir olayda nasıl davranması gerektiğini gösterir. Örneğin bir toplantıda konuşurken, bir davette yemek yerken veya bir törene katılırkenki davranış biçimlerini belirler.

Görgü ve buna bağlı olarak ortaya çıkan görgü kuralları her toplumda geçerli, evrensel bir nitelik taşıyabileceği gibi toplumdan topluma farklılık da gösterebilir.

Görgü kurallarına uymamanın hukuki yaptırımı yoktur. Buna karşın kurallara uymayan kişi toplum içinde ayıplanır veya kişiyle alay edilir.

Resources

Başkanlığı, Faruk Ilgaz

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Faruk Ilgaz (d. 1922) Türk spor adamı.

1966-1984 yılları arasında dönem dönem Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı yapmıştır. Fenerbahçe Spor Kulübü en fazla kupayı Faruk Ilgaz’ın başkanlığı döneminde kazanmıştır.

Gerçek bir İstanbul beyefendisi ve çalışkan alçakgönüllü başarılı bir örnek insan

Resources

Göre, Eğimölçer

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Eğimölçer, dikey duran, bölümlenmiş bir daireden ve yatay bir eksene serbestçe asılmış manyetik bir ibreden oluşan mekanik aygıttır.

Eğimölçerle dünyanın manyetik alanının yerel ufka göre derinliği ya da eğimi ölçülür. Ayrıca, bir uçağın ufka göre durumu da belirlenebilir.

Resources

Download yönetici, Varşavyanka

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Varşavyanka (orijinal adı Warszawianka) Polonya işçi hareketi içinde ortaya çıkan ve uluslarası işçi marşlarından birine dönüşmüş olan marş. Sözleri Waclaw Swiecicki’ye ait olup, müziği bir Polonya özgürlük marşına dayanır.

İspanya İç Savaşı sırasında A Las Barricadas ismindeki versiyonu anarkosendikalist Confederación Nacional del Trabajo (CNT) konfederasyonunun marşı olmuştur. Enternasyonal’in ardından dünyada en çok bilinen ve sevilen, hemen her dilde farklı bir versiyonu yazılmış sosyalist marşlardan biridir. Marşın kimi Türkçe uyarlamaları da bulunmaktadır.


Dış bağlantılar

Resources

Si İlâhiyat, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Kahramanmaraş’ta bulunan devlet üniversitesidir.

11 Temmuz 1992 tarih ve 21281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3837 sayılı yasa ile kurulmuştur.

Üniversite, şehir merkezinde, Merkez, Karacasu, Tıp Fakültesi, Avşar ve Afşin-İlahiyat kampüslerinden oluşmaktadır. Avşar Kampüsü Sır Barajı ile sınırı olan ve Kayseri Devlet yolunun 10. kilometresinde bulunan Avşar kesiminde inşa edilmektedir. Bu kampüs arazisinin 1100 dekarlık bir kısmının kamulaştırması gerçekleştirilmiştir. Bu arazi üzerinde Rektörlük, Mediko Sosyal, Fen-Edebiyat,Mühendislik - Mimarlık, Eğitim, Ziraat ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakülte binaları ile alt yapı inşaatları sürdürülmektedir.

Contents


Üniversiteye Bağlı Bölümler


Fakülteler

  • Eğitim Fakültesi
  • Fen Edebiyat Fakültesi
  • Güzel Sanatlar Fakültesi
  • İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi
  • İlahiyat Fakültesi
  • Mühendislik Ve Mimarlik Fakültesi
  • Orman Fakültesi
  • Ziraat Fakültesi


Yüksek Okullar

  • Beden Eğitimi Ve Spor Yüksekokulu
  • Sağlik Yüksekokulu


Meslek Yüksekokulları

  • AFŞİN MESLEK YÜKSEKOKULU
  • ANDIRIN MESLEK YÜKSEKOKULU
  • BAHÇE MESLEK YÜKS
  • DÜZİÇİ MESLEK YÜKSEKOKULU
  • ELBİSTAN MESLEK YÜKSEKOKULU
  • GÖKSUN MESLEK YÜKSEKOKULU
  • İSLAHİYE MESLEK YÜKSEKOKULU
  • KAHRAMANMARAŞ MESLEK YÜKSEKOKULU
  • KAHRAMANMARAŞ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
  • PAZARCIK MESLEK YÜKSEKOKULU


Araştırma ve Uygulama Merkezleri

  • Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi
  • Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi
  • Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi
  • Kadını Güçlendirme ve Sorunlarını Araştırma Merkezi
  • Kahramanmaraş ve Yöresi Kültür Değerlerini Araştırma ve Uygulama Merkezi
  • Sert Kabuklu Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi


Öğrenci Toplulukları

  • Atatürkçü Düşünce Topluluğu
  • İktisat Topluluğu
  • İşletme Topluluğu
  • Kamu Yönetimi Topluluğu
  • Öğrenci Konseyi
  • Sinema Topluluğu
  • Tekstil Topluluğu (KTT)


Dış bağlantılar

  • Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

Resources

Mustafa, Mihrişah Sultan

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Mihrişah (Mihrimah) Sultan (ölümü 1732) Osmanlı padişahı III. Mustafa’in annesi ve Sultan III. Ahmet ‘ın eşiydi.

Mihrişah Sultan Fransız asıllıydı ve doğduğu zamanki ismi Janet idi. Oğlu III. Mustafa tahta çıkmadan önce öldüğü için Valide Sultan olamadı. İstanbul Yeni Camii’deki türbeye gömüldü.

Resources

  • E-Kaynaklar SCI,SSCI ve A&HCI Citation ?ndekslerde Mustafa Kemal

Görev, Harun Tokak

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

Harun Tokak 1955 yılında Uşak’a bağlı Merkez - Kırka köyünde doğdu. İlköğrenimini orada tamamladı. Orta ve lise eğitimini Uşak’ta, üniversite eğitimini ise İzmir İlahiyat Fakültesi’nde 1979’da tamamladı.Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın değişik kademelerinde görev yaptı. MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nde Eğitim Uzmanlığı ve Başbakanlık’ta bazı bakanlara müşavirlik yaptı.

Halen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Resources

  • Küçük Aydınus: Kutsal Görev Kutsal Görev. Evet sevgili blog okuyucularım. Uzun bir aradan sonra tekrar huzurlarınızdayım. Biliyorum özlettim kendimi ama çok kutsal bir konu ilen

2007 yılında, Elias Hobeyka

Posted in Uncategorized by admin on the January 30th, 2008

1957 yılında İngiltere’de doğdu.1977′de Sorbone Üniversitesi’ndeyken sol terör işlerine
karıştı. 1978 yılında Amerika’ya giderek Polis Şefi olarak görev yaptı. 1981 yılında görev bahanesiyle gittiği bir şantiyede 67 işçiyi öldürmüş, olaydan 45 gün sonra New York Cezaevi’nde tutuklu olarak kalmıştır.1982 Mayıs’ında NYPD’ye katılmış,ama 3 ay sonra sorumsuzluk bahanesiyle atılmıştır. Yine bir 1982 sabahı İsrail’de Sabra Ve Şatilla’ya giderek 2 günde 4000′den fazla insanı katletmiştir. Bu olay Amerika Soykırımı olarak bütün basına yayılmış ve 41 gün sonra idama mahkum edilmiştir. 1983′te Falanjistler grubuna katılarak Komünizm faaliyetlerine karışmıştır. En son 1997′de Chicago’daki Santa Clara
Köprüsünü patlatmış ve 543 kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir. 11 Eylül 2001 saldırılarını düzenlediği gerekçesiyle aranmaktaydı. 2004 yılında Amerika’da polisler tarafından düzenlenen bombalı saldırıda parçalanarak öldürülmüştür.

Resources

Ankara, Turgut Toker

Posted in Uncategorized by admin on the January 29th, 2008

Hayrettin Turgut Toker (d. 1923, Reşadiye, Tokat, Türkiye), Türk siyasetçi.

Siyasal Bilgiler Okulu’nu bitirdi. İstanbul ve Ankara Belediye Başkan Yardımcılıkları, 2.(XIII), 3.(XIV), 4.(XV) ve 5.(XVI) Dönem Ankara Milletvekilliği ile Köy İşleri, Çalışma, İmar ve İskân Bakanlıkları yaptı. Evli ve 1 Çocuk babasıdır.

Resources

Hürriyeti kavramı”, Prens Sabahaddin

Posted in Uncategorized by admin on the January 29th, 2008

Prens Sabahaddin, Le Play sosyoloji okulunun görüşlerini benimseyen sosyolojinin Türkiye’deki kurucularından biridir.


Hayatı

Damad Mahmut Celâleddin Paşa ile Seniha Sultan’ın oğlu olarak 1877′de İstanbul’da dünyaya geldi. Özel eğitimle büyütüldü. Babasıyla birlikte Fransa’ya gitti. Fransa’da Jön Türk hareketi içinde bulundu. II. Meşrutiyetin ilanından sonra ülkesine döndü ancak 1920′de tekrar gittiği Avrupa’dan bir daha dönmedi ve İsviçre’de 1948 yılında öldü.


Sosyoloji Anlayışı

Prens Sabahaddin Durkheimci toplum görüşünü benimseyen bir başka ilk Türk sosyologlarından Ziya Gökalp’in merkeziyetçi fikirlerinin aksine adem-i merkeziyetçi bir anlayışla ferdin görüş ve davranışlarını ve kişisel hürriyeti toplumsal menfaatin önünde tutmuş, Cumhuriyetin ilk ideologlarından olan Ziya Gökalp’in aksine Türkiye’de siyasi ve akademik alanda kendisini takip eden herhangi bir akım başlatamamıştır.


Göz At

  • Toplum bilimi

Resources

  • Ebu Mansur el-Matüridî - Vikipedi "Matüridi'de Bilgi Problemi"; Hilmi Ziya Ülken, "Millet ve Tarih Şuuru"; M. Sait Yazıcıoğlu, "Matüridî ve Nesefî'ye göre 'İnsan Hürriyeti' Kavramı"

Ankara, Hukuk Fakültesi

Posted in Uncategorized by admin on the January 29th, 2008

Hukuk Fakültesi, hukuk biliminin öğretildiği ve bu bilim içindeki çeşitli dallarda araştırmalar yapılan fakülte.

Türkiye’deki ilk hukuk fakülteleri İstanbul ve Ankara’da kurulmuştur. Ankara Hukuk Fakültesi, 5 Kasım 1925 tarihinde Ankara Adliye Hukuk Mektebi adıyla kuruldu.

İstanbul Hukuk Fakültesi’nin esası ise 1874 tarihinde Galatasaray Lisesi’nde “Dârülfünun-u Sultanî” şubesi olarak açılan “Hukuk mektebi” teşkil eder.


Türkiye’deki hukuk fakülteleri

  • Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi


Ayrıca bakınız

  • Hukuk

Resources

Yaptı., Mehmet Batallı

Posted in Uncategorized by admin on the January 29th, 2008

Mehmet Batallı (d. 1944, Gaziantep, Türkiye) - (ö. 25 Ağustos, 2004), Türk siyasetçi.

Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi Galatasaray Kimya Mühendisliği Yüksek Okulu’nu bitirdi., ABD’de İhtisas yaptı. Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı XIX.ve XX. Dönem Gaziantep Milletvekilliği ile Devlet Bakanlığı yaptı. Evli ve 5 Çocuk babasıydı.

Resources

Tarihinde, Sinan Kukul

Posted in Uncategorized by admin on the January 29th, 2008

Sinan Kukul (d. 1956 Trabzon, Beşikdüzü - ö. 16 Nisan 1992 İstanbul), yasadışı Devrimci Sol (Dev-Sol) örgütünün kurucularından ve üst düzey yöneticilerinden biriydi. 1974 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Devrimci Yol taraftarı olarak siyasi hayata atıldı. 1977′de İstanbul Yüksek Öğrenim Derneği yönetim kuruluna seçildi. İstanbul Devrimci Gençlik genel sekreteri oldu. Devrimci Sol grubunun Devrimci Yol’dan ayrılması sırasında önemli rol oynadı. Aralık 1980 tarihinde tutuklandı. Davutpaşa, Metris Askeri Cezaevleri, Sağmalcılar Özel Hücre Tipi Cezaevi ve Bayrampaşa Kapalı Cezaevi’nde kaldı. Devrimci Sol ana davasında yargılandı. Örgütün siyasi savunmasının hazırlanmasında önemli bir rol oynadı. 2 Ocak 1990 tarihinde cezaevinden firar etti. 16 Nisan 1992 tarihinde Üstbostancı’da yapılan bir polis operasyonu sonucu bulunduğu hücre evinde öldürüldü.


Okuma

  • Sinan Kukul. Bir Direniş Odağı: Metris. (Metris Tarihi), Yar Yayınları, İstanbul, 1998. ISBN 9757530581. [Kitabın Tam Metni]

Resources

Yılında, Sema Şimşek

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

24 Şubat 1976′da Almanya’da doğdu. Sekiz yaşında Türkiye’ye döndü. Mimar Sinan Üniversitesi’ni kazanmasına rağmen maddi nedenlerden dolayı okuyamadı.

Mankenliğe lise yıllarında başladı. 1994 yılında Best Model Of Turkey birincisi oldu. 1995 Best Model Of The World’de dördüncü seçildi. 1998 yılında düzenlenen Paris Moda Haftası’nda Jean Louis Scherrer’in defilesinde yer aldı. 2001 yılında kendisi gibi model olan Burak Hakkı ile evlendi.

Resources

Başkanlığı, Erdoğan Toprak

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

Erdoğan Toprak (d. 1959, Adana, Türkiye), Türk siyasetçi.

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. Serbest Ticaret, TÜGİAD Üyeliği, İTO Dayanıklı Tüketim Grubu Yönetim Kurulu Üyeliği, BEGİAT Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Bahçelievler Spor Kulübü 3.Dönem Başkanlığı, Bakırköyspor Kulübü As Başkanlığı, XX. ve XXI. Dönem İstanbul Milletvekilliği, Türkiye-Hindistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı ile Devlet Bakanlığı yaptı. Evli ve 3 Çocuk babasıdır.

Resources

Kalâm edit, Versay Sarayı

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

right|200px
17. yüzyılda, Fransa’nın Vaux Vikontu ve Maliye Başmüfettişi olan Nicolas Fouquet, Vaux’da, kendisi için büyük bir saray yaptırdı. Bu saraydan dolayı onu kıskanan Fransa Kralı 14. Louis, çağın ünlü mimarı Louis Le Vau’ya, Fouquet’nin sarayından daha güzel ve daha muhteşem bir saray yapmasını emretti. 1668′de, 13. Louis’in av köşkünü bozmadan aynı yerde inşaata başlayan Le Vau, köşkü büyüterek çok büyük bir saray haline getirdi.

Günümüzde Avrupa’nın en büyük sarayı olan Versailles, Paris’in 25 kilometre Güneydoğusunda yeralan bir saraylar ve köşkler topluluğudur. Sarayın asıl özelliği bahçesinin büyüklüğü ve güzelliğidir. Bahçesi birkaç köyü, evleri ve tarlalarıyla içine alabilecek kadar büyüktür. Bahçeye silah kapısı denilen yerden girilir ve önce bakanlar avlusu denilen avluya geçilir ve sonra da saraya ulaşılır. Devlet benim diyen ve Güneş kral ünvanını alan 14. Louis, bu devasa bahçenin korusunda avlanır, binlerce konuğunu burada ağırlardı.

Sarayın güzelliği, dış görüntüsünden çok içinin dekorlarındadır. 1792′ye kadar gelen her kral ve kraliçe, buraya bir şeyler eklemiş ve önceki yapılardan daha güzel olmasına çalışmışlardır. sarayın içindeki muhteşem salonlar ve daireler le brun tarafından süslenmiştir. büyük daireler Eski Yunan tanrıları olan Diana, Merkür, Mars, Apollon gibi isimleri taşır.

Sarayın en önemli dairesi, bahçenin en güzel yerine bakan Aynalı Galeri’dir. 75 metre uzunluktaki bu salonun iki duvarı boydan boya 400 adet ayna ile kaplıdır. Salonun tavanındaki resimler Le Brun’un eseridir. 1782′de kurulan ABD ile İngiltere arasındaki anlaşma ve Birinci Dünya Savaşı sonunda, mağlup Almanya ile müttefikler arasındaki anlaşma bu salonda imzalanmıştır

Resources

  • Abu'l Kalam Azad Mohiuddin Ahmad, better known as Abul Kalam Azad, played a leading role in the He went on to edit or co-edit numerous periodicals: Al-Balagh (Calcutta),

Yılında, Mitropa Kupası

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

Mitropa Kupası, Avrupa’nın kulüpler bazında ilk uluslararası futbol organizasyonlarından biridir.Turnuva, coğrafi olarak Orta Avrupa ülkelerini kapsamıştır.İlk kez 1927 yılında, son kez 1992 yılında düzenlenmiştir.

İlk iki yılında Avusturya, Macaristan, Yugoslavya ve Çekoslovakya’dan ikişer takımın katılımıyla tek maçlı eleme usulüyle düzenlendi.İlk şampiyon Çek takımı Sparta Prag oldu.1929 yılında Yugoslav takımlarının yerini İtalyan takımları aldılar.1934 yılında turnuvaya her ülkeden dört takımın katılması benimsendi.1936′da İsviçre; 1937′de Romanya, İsviçre ve Yugoslavya takımları da turnuvaya katıldılar.1938 yılında Avusturya takımları turnuvadan çekildiler.1939 yılında Macaristan, Çekoslovakya, İtalya, Romanya ve Yugoslavya takımları arasında düzenlenen turnuva, 1955 yılına kadar bir daha düzenlenmedi.1980′li yıllardan itibaren ikinci lig şampiyonlarının mücadele ettiği turnuva, UEFA’nın düzenlediği turnuvalar ile rekabet edemeyerek ilgisizliğe mahkum kalmıştır.1955 yılından itibaren sadece 1960 ve 1979 yıllarında düzenlenmeyen turnuva, 1992 yılından sonra ilgisizlik nedeniyle bir daha hiç düzenlenmemiştir.

Resources

Fakültesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından 2001 yılında kurulan bir vakıf üniversitesidir. Rektörü Prof. Dr. Ateş Vuran’dır. Halen Eminönü’nde 1 Üsküdar’da 2 adet olmak üzere 3 binada hizmet vermektedir. Yurt olanağı mevcuttur.

Contents


Akademik Birimler

5 Fakülte 3 enstitü ve 1 adet meslek yüksek okulundan oluşmaktadır.


Fakülteler


Fen Edebiyat Fakültesi

  • İstatistik
  • Psikoloji
  • Matematik


Ticari Bilimler Fakültesi

  • İşletme
  • Uluslararası Ticaret
  • Bankacılık ve Finans
  • Turizm İşletmeciliği
  • Uluslararası İlişkiler


Hukuk Fakültesi

  • Hukuk


İletişim Fakültesi

  • Halkla İlişkiler
  • Medya ve İletişim Sistemleri
  • Görsel İletişim Tasarımı


Mühendislik ve Tasarım Fakültesi

  • Bilgisayar Mühendisliği
  • Endüstri Mühendisliği
  • Moda ve Tekstil Tasarımı
  • İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı


Dış bağlantılar

  • İstanbul Ticaret Üniversitesi

Ticaret Üniversitesi

Resources

Teziyle, Emre Kongar

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

Prof. Reşit Emre Kongar (d. 13 Ekim 1941, İstanbul), Türk toplum bilimci.

Contents


Hayatı

1963 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü, 1966 yılında da Michigan Üniversitesi Sosyal Çalışma Yüksek Okulu’nu, M.S.W derecesiyle bitirdi. 1968 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde Sosyal Çalışma Yüksek Okulu’nu kurdu ve buraya müdür olarak atandı.1981 yılı Temmuz ayında “Atatürk ve Devrim Kuramlar” adlı takdim teziyle Hacettepe Üniversitesi Senatosu’nca profesörlüğe yükseltildi.

15 Şubat 1983 tarihinde, askerî rejimin üniversite konusundaki uygulamalarını protesto etmek için üniversiteden istifa etti. 1983-1987 yılları arasında Hürriyet gazetesinde danışmanlık, 1987-1991 yılları arasında ise KAMAR Kamuoyu Araştırma Şirketi’nde yöneticilik yaptı. 17 Nisan 1992 yılında Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı’na atandı. Kasım 1995′de bu görevini bırakıp Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeliğine geri döndü. 2001 yılında Cumhuriyet gazetesi yayın danışmanlığına atandı. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi’nde saat başı görevli ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde fahri hocalık yapmakta, ayrıca Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığını sürdürmektedir.

Emre Kongar ile Mehmet Barlas, NTV’de haftanın ilk dört günü saat 20.00′de yayımlanan “Yorum Farkı” adlı programda güncel konuları tartışmaktadır.


Ödülleri

15 Ocak 1996′da Federal Almanya Devleti tarafından Üstün Hizmet Madalyası Büyük Liyakat Haçı’yla, 1 Şubat 1996′da İtalya Devleti Commandatore Madalyası’yla, 15 Şubat 1996′da da Polonya Devleti Commandor Nişanı’yla ödüllendirildi.

Türkiye’nin Toplumsal Yapısı adlı kitabıyla 1977 yılında Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü’nü, Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği adlı kitabıyla 1979 yılında Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilim Ödülü’nü, 21. Yüzyılda Türkiye adlı kitabıyla, 1998 Aydın Doğan Bilimler Ödülü’nü kazandı.


Kitapları

  • İzmir’de Kentsel Aile, Türk Sosyal Bilimler Derneği Yayınları, A-3, Ankara, 1972. (Doktora tezi).
  • İnsanı Yönlendirme ve Sosyal Hizmetler, (ilk baskı, Sosyal Çalışmaya Giriş, Türk Sosyal Bilimler Derneği Yayınları, G-2, Ankara 1972), Hacettepe Üniversitesi Yayınları, A-25, Ankara 1978.
  • Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği, Remzi Kitabevi, İstanbul 1999. (7.basım) (Doçentlik tezi).
  • Devrim Tarihi ve Toplumbilim Açısından Atatürk, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999. (4.basım) (Profesörlük takdim tezi).
  • Cavit Orhan TÜTENGİL, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1982.
  • Türk Toplumbilimcileri I, (Yazan ve Derleyen) Emre KONGAR, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1996. (3.basım).
  • Türk Toplumbilimcileri II, (Yazan ve Derleyen) Emre KONGAR, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1996. (2.basım).
  • Kültür Üzerine, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1994. (4.basım).
  • Demokrasi ve Kültür, (Kültür Üzerine 2), Remzi Kitabevi, İstanbul 1993. (2.basım).
  • Kültür ve İletişim, (Kültür Üzerine 3), Say Yayınevi, İstanbul, 1986.
  • 12 Eylül Kültürü, (Kültür Üzerine 4), (İlk baskı, 12 Eylül ve Sonrası, Say Yayınları, İstanbul, 1987), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1995. (3.basım).
  • Atatürk Üzerine, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1994. (2.basım).
  • Üniversite Üzerine, Hil Yayınevi, İstanbul 1984.
  • Türkiye Üzerine Araştırmalar, Remzi Kitabevi, İstanbul 1986.
  • Demokrasi İşçinin Ekmeğidir, Türk Harb-İş Yayınları, Ankara, 1987.
  • Yaşamın Anlamı, (Denemeler), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1997. (Açıklamalı 6.basım).
  • Hocaefendi’nin Sandukası, (Roman), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999. (12.basım).
  • Halkının Günlük Yaşam Biçimi ve Tüketim Davranışları, (Prof.Taner BERKSOY ile birlikte), İstanbul Ticaret Odası, İstanbul 1990.
  • İstanbul Tüketicisinin Perakende Alışveriş Alışkanlıkları, (Prof.Taner BERKSOY ile birlikte), İstanbul Ticaret Odası, İstanbul, 1991.
  • Yirmibirinci Yüzyılda Dünya, Türkiye ve Kamuoyu, Simavi Yayınları, İstanbul, 1992.
  • İmparatorluktan Günümüze Türkiye’nin Toplumsal Yapısı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1997. (10.basım).
  • Ben Müsteşarken, (Anılar), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1998. (6.basım).
  • Demokrasi ve Laiklik, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1997. (2 basım).
  • 21.Yüzyılda Türkiye, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999. (25. basım).
  • Yamyamlara Oy Yok, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999, (4. Basım).
  • Konsantremi Bozma, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999, (2. Basım).
  • İstanbul Halkının Yaşam Biçimi ve Sorunları, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul, 1999.
  • 28 Şubat ve Demokrasi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2000
  • Kızlarıma Mektuplar, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2000, (42. Basım)
  • Küresel Terör ve Türkiye, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2002, (6. Basım)
  • Demokrasi ve Vampirler, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2002
  • Yozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003
  • Babam, Oğlum, Torunum, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003
  • Tarihimizle Yüzleşmek, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2006 (52. Basım)


Kaynakça

  • Tarihimizle Yüzleşmek, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2006
  • Emre Kongar’ın Resmi İnternet Sitesi

Resources

Aylık, CL-289

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

Hızlı keşif İHA’ları arasında yer alan CL-289, 1992 yılından bu yana Fransız ve Alman Ordusu’nda görevde bulunuyorlar. 2001 yılının Ocak ayında her iki ülkeye de ait toplam 160 adedi modernizasyona tabi tutulan CL-289’lar, bu sayede yeni nesil GPS’lerine kavuşarak daha güvenilir ve isabetli uçuşlar gerçekleştirmeye başladı. Ayrıca modernizasyon kapsamında hava yastığı paraşüt sistemleri de yenilenen bu İHA’ların en fazla 50 m’lik bir hatayla iniş yapmaları sağlandı. Çapraz şekilde yerleştirilen kanatlar ve kanard kontrol yüzeyleri, CL-289’un uçuş kararlılığındaki en önemli parametreler olarak karşımıza çıkıyor. Bu kontrol yüzeyleri sayesinde ise, kararlılık algılayıcıları herhangi artı bir sisteme ihtiyaç duymuyor. Aracın aniden hızlanması, katı yakıtlı roketten sonra devreye giren turbojet motoru ile sağlanıyor. Bu İHA’nın seyrüsefer sistemi içerisinde GPS dışında Doppler radarı ve hava mesafe ölçüm birimi de bulunuyor.MSI Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi, sayı: 2007 - 021, sy.37


Kaynaklar

Resources

Istediğimiz zaman, Elamlılar

Posted in Uncategorized by admin on the January 28th, 2008

Elamlar ya da Elamlılar M.Ö 1400′den itibaren Güneydoğu Mezopotamya’da varlık göstermişlerdir.

Sümerler ve Akadlar ile birçok savaş yapmışlar ve zaman zaman bu devletlerin boyunduruğunu kabul etmişlerdir. Başkenti Sus şehri olan Elamlar bilim ve teknikte ileri olmamalarına rağmen güzel sanatlar ve süsleme alanında büyük gelişme göstermişlerdir. Tarımla ilgilenen Elamlılar çok tanrılı dinlere inanmışlardır.Elamlar sümerlerin doğusunda yaşamışlar ve bölgede kalıcı bir eser bırakmamışlardır.

b.aktan.144

Resources

  • Sık Sorulan Sorular Biz veliler okulunuzu istediğimiz zaman arayabiliyor ya da ziyaret edebiliyor muyuz? Bizlere her ay vereceğiniz bültenlerin içeriği hakkında bilgi verir

Aylık, Hayalet Gemi

Posted in Uncategorized by admin on the January 27th, 2008
Bu madde bir edebiyat dergisi ile ilgilidir. Gemi türü için Hayalet gemi maddesine bakınız.

Hayalet Gemi, Ekim 1992 - Ekim 2002 yılları arasında yayımlanmış edebiyat, bilim ve kültür içerikli dergi. 68 sayı çıkan Hayalet Gemi, yayın hayatına aylık olarak başlayıp Ekim 1993′ten itibaren yayın hayatının sonuna kadar iki aylık olarak çıkmıştır. Dergiyi çıkaran ve ilk metinlerini Hayalet Gemi’de yayınlayan genç yazarlar daha sonra tanınan ve yetkin yazarlara dönüşmüşlerdir. Dergiyi çıkaran ve dergide metinleri yayınlanan yazarlardan bazıları Murat Gülsoy, Yekta Kopan, Ayfer Tunç, Elif Şafak, Sibel K. Türker, Hümanur Bağlı, Derya Erkenci, Pınar Türen, Adnan Kurt, Nurdan Beşergil ve Hayalet Gemi’de Balku rumuzunu kullanan Yücel Balku sayılabilir. Derginin son sayısının çıkmasından sonra eski sayılarının kopyaları elektronik ortama aktarıldı.

Hayalet Gemi her sayısında genellikle tek bir sözcükten oluşan bir gündem belirliyor ve yayınlanan metinler bu gündem çerçevesinde yazılmış oluyordu. Yayımlanan ilk sayıdan sonra dergiyi okuyanlardan da yazı kabul edilmeye başlanması dergiye bir içdevinim kazandırdı ve Hayalet Gemi’nin zenginleşmesinde büyük etkisi oldu. Bugün artık Hayalet Gemi, elektronik ortamda bir arşiv olarak varlığını sürdürmekte.


Ayrıca bakınız

  • altzine
  • altkitap


Dış bağlantılar

  • Hayalet Gemi Arşivi

Resources

Göre, Hud (peygamber)

Posted in Uncategorized by admin on the January 27th, 2008

Hud, İslam’a göre peygamber. Müslümanlar tarafından Türkçe’de Hz. veya a.s saygı ifadeleri ile birlikte anılır. İslam’a göre Hud Ad Kavmi’ne elçi olarak göndermiştir. Ad Kavmi Hud’u yalanlamış, Allah’ı inkar etmiştir. İnananlar hariç, doğru yola gelmeyen Ad Kavmi, yıldırımlar ve 7 gece 8 gündüz süren dondurucu bir rüzgarla helak edilmiştir.

Hud ve Tanah’ta (Hristiyanlık’ta Eski Ahit) bahsedilen Eber’in aynı kişi olduğu iddiaları mevcut olmakla birlikte henüz ispatlanamamıştır. Eski Ahit’in en eski Yunanca versiyonlarından birinde (Latince: Septuaginta) Eber’in yaşamış olduğu dönem, Kur’an’daki Hud’un yaşadığı döneme denk düşer. Eber kelimesi kimi iddialara göre İbrani ve Arap kelimelerinin kökenini oluşturur. Yahudi metinlerinde bahsedilen Eber, Nuh’un soyundandır ve İbrahim’in atalarındandır.


Kur’an’da Hud bahsinin geçtiği ayetler

7/65-72; 11/50-60, 89; 26/123-140; 40/30-31; 41/13-16; 46/21-26; 50/12-13; 51/41-42; 53/50-52; 54/18-22; 69/4-8; 89/6-8


Kaynakça ve notlar

  • Kur’an
  • Tanah
  • İngilizce Vikipedi, Septuagint, Hud, Eber
  • Jew, Judaizm ve Hebrew Kelimelerinin Kökenlerine Kısa Bir Bakış

Resources

Tamamladı., Hakan Senbir

Posted in Uncategorized by admin on the January 27th, 2008

Hakan Senbir (1963, İstanbul), Türk reklamcı ve yazar.

İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Marmara Üniversitesi’nde işletme masterı yaptı.

Eczacıbaşı Holding’de araştırma mühendisi olarak çalıştı. Daha sonra reklam sektörüne geçti. 1990 yılından beri reklam ve pazarlama sektöründe çalışmaktadır. Pek çok marka ve kurumun reklam ve pazarlama stratejilerini hazırladı. Art Grup’da Stratejik Planlama ve Müşteri İlişkileri bölümlerinden sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapıyor. Yeditepe Üniversitesi’nde pazarlama ve reklamcılık dersleri verdi.

“Kentlerin Kraliçesi” ve “Z Son İnsan mı?” isimli yayımlanmış iki kitabı bulunmaktadır.

Resources

Programlardır. edit Özellikleri, Sinyal işleme

Posted in Uncategorized by admin on the January 27th, 2008

Sinyaller ve sistemler kavram ve teorisi diğer birçok mühendislik ve bilim dallarıyla birlikte, elektrik mühendisliğinin hemen her alanında gerekli olup, haberleşme, sinyal işleme ve kontrol sistemleri gibi alanlardaki ileri düzeyde çalışmaların temelleri burada yatar.


Sinyaller Ve Sistemlerin İçerik Bilgileri

  • Doğrusal,zamanla değişmeyen sistemler (İngilizcesi: LTI systems)

    1. Sürekli zamanlı DZD bir sistemin tepkisi ve konvolüsyon entegrali
    2. Sürekli zamanlı, DZD sistemlerin özellikleri
    3. Sürekli zamanlı, DZD sistemlerin özfonksiyonları
    4. Türevsel denklemlerle tanımmlanan sistemler
    5. Ayrık zamanlı, DZD bir sistemin tepkisi ve konvolüsyon toplamı
    6. Ayrık zamanlı, DZD sistemlerin özellikleri
    7. Ayrık zamanlı DZD sistemlerin özfonksiyonları
    8. Fark denklemleriyle tanımlanan sistemler
  • Laplace dönüşümü ve sürekli zamanlı DZD sistemler
  • Laplace dönüşümü
  • Dönüşüm ve ayrık zamanlı DZD sistemleri
  • Sürekli zamanlı sinyallerin ve sistemlerde fourier teoremi
  • Ayrık zamanlı sinyallerin ve sistemlerde fourier teoremi
  • Durum uzayı analizi
  • Doğrusal zamanla değişmeyen sistemlerin ve çeşitli dönüşümlerin özellikleri
  • DSP ile sinyal islemek - bitirme Tezi
  • Dsp (dijital sinyal işleme) lab. ödevleri
  • Sayısal sinyal işleme ile ilgili Örnek Çözümlü Vize B.Ü

Resources

Istediğimiz zaman, Dünya Nöbeti (roman)

Posted in Uncategorized by admin on the January 27th, 2008

Dünya Nöbeti romanı, Türk yazar Alev Alatlı’nın Gogol’un İzinde serisinin ikinci kitabıdır. Yazarın farklı anlatım akışı nedeniyle, zaman zaman ilk kitabın öncesi zaman ve mekanlarda geçenleri zaman zamansa sonrasında geçenleri anlatır. Yazar serinin bu romanında, kurgusal açıdan baş kadın kahramanın Rusya’daki deneyimlerine devam ederken Rusya’nın düşünsel, tarihi ve kültürel bir analizini yapar ve Rusya üzerinden genel bir modernite eleştirisini ortaya koymaya devam eder.

Eser 2005 yılında, Everest Yayınları tarafından yayımlanmıştır.


Ayrıca bakınız

  • Aydınlanma Değil, Merhamet! - Aynı serinin ilk kitabı.

Resources

Download, Giveaway of the Day

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008

Giveaway of the Day, her gün programların kullanıcı sayısını arttırmak için paralı programları yasal yollardan lisansını ücretsiz veren bir web sitedir eğerki programı kaldırdığında ise activasyon geçersiz olur. Bir gün boyunca anlaşma yaptığı Yazılım şirketlerinin programlarını ücretsiz olarak dağıtmaktadır. Site 26 Ekim 2006 yılında hizmete girmiştir. 8 Aralık 2006 yılında ise Game Giveaway of the Day bölümü hizmete girmiştir; o bölüm ise Bir gün boyunca paralı oyunları bir gün boyunca ücretsiz dağıtmaktadır.


Resmi linkler

  • Giveaway of the Day
  • Game Giveaway of the Day
  • Giveaway of the Day Official Blog
  • Giveaway of the Day Official Forums


Dış bağlantılar

  • Google Operating System Blog

Resources

Listesi edit Dış Bağlantılar, Alfabetik hayvan listesi N

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z</td></tr></table>

N
  • Nar bülbülü - (BakınızKızılgerdan) (Kuş türü)

N

Resources

Olarak, Sünen-i İbn Mace

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008

Ehl-i sünnet hadis literatüründe en güvenilir kabul edilen altı kitaptan (Kütüb-i sitte) biridir.

Müellifi kısaca İbn Mace olarak anılan el-Hafız Ebu Abdullah Muhammed bin Yezid’dir.
Müellifinin adına nisbetle Sünen-i İbn Mace olarak anılır.

Sünen-i İbn Mace’nin altı kitaptan biri olarak kabul edilmesi sonradan olmuştur.

Resources

  • ?ndir Bak indir Bak - Program indir Oyun indir picture video Game Download Advanced Support Program System Copyright.

Indirme, F-505 TCG Bafra

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008
Korvet 60px|
Kısa Tarihi
Kızağa Konma: 1977
Denize İndirme: ?
Hizmete Giriş: 07 Eylül 1979
Hizmet Dışı: ?
Durumu: Kulanımda
Teknik Özellikler
Deplasman: 1100 ton suüstü
Uzunluk: 80 m
Genişlik: 10,3 m
Derinlik: 5,3 m
Tahrik Sistemi: CODAD 2 dizel SEMT Pielstick 12PC2V400

Power: 12 000 BG(8.8 MW)
Propellers: 2 4-bladed orientable propellers
Electrical power: 840 kW (2 DA x 320 + 1 DA x 200)

Sürat: 24 knot suüstü
Menzil: 15 knot’la (28 km/h): 4500 mil (8000 km)

18 knot’la (33 km/h) : 3000 mil (5500 km)

Mürettebat: 104 kişi 10 Subay, 46 Astsubay, 9 Uzman Erbaş, 39 Erbaş/Er

Mavi ve sarı vardiya

Silah: 2 Exocet MM38

1 x 100 mm CADAM Top
Najir silah kontrol sistemleri
2 x 20 mm F2 makinalı top
4 x 12.7 mm makinalı tüfek
4x L3 veya L5 type torpido
1 x 375 mm roketatar

Elektronikler: 1 DRBV 51A hava arama radarı

1 DRBC 32E atiş Kontrol radarı
1 DECCA 1226 Suüstü Radarı

Karşi Tedbir: 1 ARBR 16 radar interceptor

2 Dagaie sathe hedef atıcı
1 SLQ-25 Nixie elektronik harp sistemi

F-505 TCG Bafra Türk Donanması 6ncı Bozcaada sınıfı adlandırılan korvettir.


Tarih

Güney Deniz Saha Komutanlığına bağlı olan TCG Bafra (Eski F-788 FS Second-Maitre Le Bihan) 1977 yılında Fransa’da inşa edildi. 07 Eylül 1979′da Fransa Donanmasında hızmete girerek, 23 yıl boyunca çeşitli görevler icra eden gemiye 26 Haziran 2002 tarihinde Türk Bayrağı çekilerek TCG Bafra (F-505) adı verildi.


Görevleri

24 Temmuz 2002 tarihinde Türkiye’ye gelen TCG Bafra, hava su üstü hedefleri ile denizaltılara karşı hücüm ve savunma yapabilen silâh ve sistemleri imkan ve kabiliyetine sahip bulunuyor. Bafra korvetinde hava ve su üstü hedeflerine karşı kullanılmak üzere top ve Exocet güdümlü mermileri ile denizaltılara karşı torpido bulunuyor. TCG Bafra ana görevi sığ sularda denizaltı avlamakdır.

Resources

Yd.Subay, Dokuz Subay Olayı

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008

Dokuz Subay Olayı, 1957-1958′de bir grup subayın hükümete komplo hazırlamak suçundan tutuklanarak yargılanmaları.

Demokrat Parti’nin (DP) iktidara gelmesinden sonra ordu içinde gizli bir örgüt kuran bir grup subay 1950′lerin ikinci yarısında örgütü genişletmeye başladı. Örgütün İstanbul grubunda yer alan Yarbay Faruk Güventürk ile Binbaşı Ata Tan ve Yüzbaşı Hasan Sabuncu, Kurmay Binbaşı Samet Kuşçu, DP iktidarına karşı darbe düzenlemek amacıyla ordu içinde gizli bir örgüt kurulduğunu İstanbul Ekspres Gazetesi sahibi ve milletvekili Mithat Perin ve İstanbul eski merkez komutanı emekli Tümgeneral Kazım Demirkan aracılığıyla hükümete ihbar etti. Bunun üzerine sorguya çekilen Kuşçu’nun elinde somut bir delil olmadığı anlaşılınca Demirkan’ın önerisiyle Kuşçu’nın daha önce ilişki kurduğu Albay İlhami Barut ile gizli bir görüşme yapmasına ve bu sırada konuşulanların saptanmasına karar verildi. Kuşçu 24 Aralık 1957′de planlandığı gibi Barut ile buluşarak görüştü ama görüşme sırasında Kuşçu’nun sorularından kuşkulanan Barut, ihbarı doğrulayacak hiçbir açıklama yapmadı.

Dönemin Milli Savunma Bakanlığı Adalet İşleri başkanı Hakim Tümgeneral Arif Onat, yeni bir delil sunamayan Kuşçu ile yeniden görüştü. Kuşçu ile adlarını verdiği Albay İlhami Barut, Yüzbaşı Kazım Özfırat, Yarbay Faruk Güventürk, Binbaşı Asım Ural, Albay Naci Aşkun, Binbaşı Ata Tan, Yüzbaşı Hasan Sabuncu ve emekli subay Cemal Yıldırım 26 Aralık’ta tutuklandı. Aralarında örgütle ilişkisi bulunmayanların da yer aldığı bu dokuz subay soruşturma sırasında kendilerine yöneltilen bütün suçlamaları reddettiler. 66. Tümen komutanı Tümgeneral Cemal Tural başkanlığında 26 Mayıs 1958′de başlayan yargılamalar altı ay sürdü. Mahkeme sonunda sekiz subayın beraatine, Kuşçu’nun ise orduyu isyana teşvik suçundan iki yıl hapsine karar verildi. Sekiz subay yeniden orduya geri döndü.

Dokuz Subay Olayı, yaklaşık üç yıldır İstanbul’da etkinlik gösteren ordu içindeki gizli örgütün kısa dönemde zayıflamasıyla son buldu. Örgüt üyesi pek çok subay, aralarındaki ilişkiyi kesmek zorunda kaldılar.

Resources

Istediğimiz, Grup Terminal

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008

Grup Terminal Türkçe rock grubudur. 5 kişiden oluşan grup anonim şarkıları ve türküleri yeniden derleyerek Anadolu ezgilerini tekrar hatırlatmayı ve kendi bestelerini, müziğini dinleyiciyle paylaşmayı amaçlıyor. 2000 yılında kurulan Grup Terminal düzenli olarak konserler verip, çeşitli bar ve cafelerde sahne almaktadır.

Grup TerminaL BİOGRAFİ

2000-2001

İlk Zamanlar

Grup TerminaL temellerini İstanbul - Kadıköy’de atmıştır. Şu an ki gitarist Serkan Ciner ve davulcu Emre Şahin’in Moda’da bir tesadüf eseri tanışmaları kısa bir süre sonra grup kurma fikrini ortaya çıkaracaktır. Eleman arayışlarını sürdüren grup da, bas gitara daha önceden Serkan Ciner’le aynı grupta yer alan Hakan Ulugöl ve solo gitara da Tunç Kayhan Çakır gelir. Ve 1 Temmuz 2000 ilk stüdyo..

Neden TerminaL

2000 yılının Kadıköy’ünün en gürültülü zamanlarına kurulmuştu grup. “hem çalkantılar vardı içimizde - hem çevremizde”. En başından çizmek gerekiyordu hedefleri. Kendimize ait bir kimliğimiz vardı, tek eksik olan bir grup adı.. Nereye gideceğimiz, her şeyin nasıl meydana geldiği o kadar tarifsizdir ki. Ayrılıklar, kavuşmalar, gözyaşlar, hüzünler, sevinçler… terk edişler.. ve hepsinin buluştuğu tek yer “TerminaL”… her zaman bir bekleyen vardır, neyi beklediğini bilmeden.. Yansıtmak istediğimiz duyguların hepsini sembolize eden bir kavramdı “TerminaL”.. Devam etmeliydi yolculuklar, bitmemeli - hep daha öteye gitmeliydi… farkında olmadan geçen yılların en başından, dünden bugüne “Terminal” başlıyor…

2001-2002

Tunç Kayhan Çakır’ın bir süre sonra gruptan ayrılmasının ardından Alper Kaya gitar-back vokal olarak Grup TerminaL’ e katıldı. Grup Terminal bu dönemde cafe ve bar programlarına başladı. Vokal-Gitar’da Serkan Ciner, Gitar-Back Vokal’de Alper Kaya, Bas Gitar’da Alper Kaya ve Davul’da Emre Şahin’le Grup TerminaL , Kadıköy’de ve Taksim’de cafe ve bar’larda uzun bir dönem sahne aldı. bir dönem için de Kuşadası’nda sahne aldıktan sonra Grup TerminaL artık kendi derlemelerini yaratmaya daha sonra da beste çalışmalarına yönelir.

2002-2003

Grup TerminaL ilk kez 11 Haziran 2002’de verdiği konserde tamamiyle kendi bestelerine yer verdi. O güne kadar yapılan ve yapılmış olan müzikal anlayışına karşı bir tepki gösteren Grup TerminaL, “Yok Olacaksa, Kendi Müziğiyle Yok Olmayı Seçmiştir”. Grup TerminaL daha sonralarda ise ardı ardına konserlerle kendi müziğini, duygularını dinleyicilerle paylaşmıştır.

2003-2004

2003 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu.Vokale Ali Can Oruç’un gelmesiyle Grup TerminaL konser programlarına yoğunlaşarak devam etmiş, üniversiteler, özel etkinlikler, festivaller de sahne almıştır. Şehir dışı ve Özellikle Kadıköy’de yoğunlaşan konserlerin ardından 17 Ekim 2003 tarihinde Kadıköy Gazetesi “Kadıköy’ün Terminalist Grubu” başlığıyla bir röportaj yayınlamıştır. Bu röportaj daha sonra üniversitelerin bültenleriyle devam etti. 13 Ekim 2003 Özgürlük Parkı konserinden sonra Grup TerminaL desteklerinden ve katkılarından dolayı Lyons Klübü tarafından bir plaketle ödüllendirildi. Vokale Ali Can Oruç’un gelmesinin ardından hedeflerini daha da yükselten Grup TerminaL bas gitara Mustafa Çelikten’i aldı. Vokal’de Ali Can Oruç, Gitar’da Serkan Ciner, Bas Gitar’da Mustafa Çelikten ve Davul’da Emre Şahin’den oluşan Grup TerminaL beste çalışmalarına bu dönemde hız verdi.

2004-2005

2004 yılı başında stüdyo’ya giren Grup TerminaL, 2004 yılı ortasında “Dream of Terminalist” adlı bir demo albüm yayınladı. “Dream of Terminalist” adlı demo albümde “Sis Bulutu” , “Kendimle Baş Başa”, “Dost Muhabbetleri”, “Başka Bir Ben”, “Kayıp Zaman Oyuncusu” gibi şarkılar yer alıyordu. 21 Mayıs 2004’de “I.B.B. Şehir tiyatroları 20. Geleneksel Gençlik Festivali”’nde de sahne alan Grup Terminal, kurulduğu günden şuana kadar çeşitli amatör tiyatro topluluklarımıza da destek vererek, sözlü ve enstrumantal tiyatro müzikleri yapmıştır.

2005-2006

Gitarist Serkan Ciner’ in askere gitmesinden dolayı gitara onun yerine bir dönem Mustafa Çelikten ile aynı grupta yer alan Hakan Turan’ı alan Grup TerminaL cafe & bar programlarına ve konserlerine bu dönemde de devam etti. Serkan Ciner’in askerden dönmesiyle bir süre grupda 2.gitar olarak yer alan Hakan Turan daha sonra grupdan ayrılma kararı almıştır. Grup TerminaL konserlerinde ve kayıtlarında daha iyi bir sound elde edebilmek amaçlı Klavye’ye Gökçe Ağ, ve Keman’a Gülçe Akdeniz’i getirdi. Bir dönem bizle birlikte çalışan bu müzisyen arkadaşlarımız halen düzenlenen organizasyona göre bizle birlikte sahne almaktadır.

2006-…

Grup TerminaL 2006 yılıyla birlikte istemeyerek de olsa ,2003 yılından beri Grup TerminaL ile birlikte 160’dan fazla konserde yer alan 2004 yılında çıkardığı demo albümde ve albümün düzenlenmesinde de büyük pay sahibi olan bas gitarist Mustafa Çelikten ile ayrılma kararı aldı. Grup TerminaL öncelikle gitara Emrah Akar’ı getirdi. Ve daha sonra da bas gitara Burak Özbilen’i alarak son halini aldı. Grup TerminaL’de Vokal’de Ali Can Oruç, Gitar’da Serkan Ciner, Gitarda Emrah Akar , Bas Gitar’da Burak Özbilen ve Davul’da Emre Şahin yer almaktadır…


Dış bağlantı

  • http://www.grupterminal.com

Resources

  • Gel ?ndir Kategorize edilmi? programlar. Arama fonksiyonu da mevcut.

Yılında, Safiye Ali

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008

Safiye Ali, osmanlı imparatorluğu döneminde çeşitli hizmetleriyle tanınmış bir ailenin kızıdır. 1891 yılında istanbulda doğmuştur.Tıp okumak istiyordu ancak maddi güçsüzlükler onu kısıtladı fakat o yılmadı ve Almanyada eğitimini sürdürdü.İlk kadın doktorumuz olan Safiye Ali savaşlarda yardım etmiştir.Almanyada 2. dünya savaşı sonrası yaraları iyileştiren Ali,Türkiyeye döndü ve kansere yakalandı.1952 yılında vefat etti.

Resources

  • Index of / [DIR] Parent Directory 04-Nov-2007 02:44 - [DIR] _private/ 04-Nov-2007 02:32 - [DIR] cgi-bin/ 04-Nov-2007 02:32 - [DIR] images/ 04-Nov-2007 02:32 - [TXT]

Indirme olanağı tanımakta, Pirat (yelkenli)

Posted in Uncategorized by admin on the January 26th, 2008