Indir information


Zaman tekrar kaldığımız, Afrikalı-Amerikalı

Posted in Uncategorized by admin on the June 29th, 2007

Afrikalı-Amerikalı ya da Afro-Amerikalı Amerika’daki siyah insanlardan bahsederken kullanılan bir deyimdir. İngilizcesi “African American (Afro American)” olup Amerika’daki siyahlar zaman zaman “zenci (negro, nigger veya nigga)” ve “renkli (colored)” gibi kelimelerden alınabildikleri için kullanılagelmektedir.

Resources

Asan, Brevity Harekâtı

Posted in Uncategorized by admin on the June 27th, 2007

Brevity Harekâtı, II. Dünya Savaşı sırasında Kuzey Afrika Cephesi’nde, İngiliz kuvvetlerinin, Almanların Tobruk kuşatmasına yönelen saldırı operasyonudur.

Akdeniz denizyolu üzerinden Kaplan Harekâtı ile İngiliz Kuzey Afrika kuvvetleri önemli ölçüde takviye almıştır. 12 Mayıs 1941 tarihinde İskenderiye limanına ulaşan konvoy, 238 tank ve 40 avcı uçağından oluşan kargosunu boşaltmaya başlamıştır. Mısır’daki İngiliz kuvvetleri komutanı General Wavell, üç gün sonra 15 Mayıs 1941 gecesi, 20 bin kişilik bir kuvvetle 220 tankı harekete geçirmiştir. Harekâta 7. Zırhlı Tümen ve 4. Hint Tümeni katılmıştır.

Gece boyunca Batı Çölü’nde 50 km. ilerleyen birlikler, sabahın ilk ışıklarında İtalyan birliklerince tutulan Halfaya Geçidi’ne taarruz etmişlerdir. 7 Matilda tankı yitirmelerine karşın geçidi aşan birlikler, izleyen iki hedeflerini de kolayca ele geçirmişlerdir. Ancak gün ortasında harekât artık baskın niteliğini kaybetmiş bulunmaktadır. General Erwin Rommel’in kanatlara yönelttiği tank karşı taarruzları İngiliz birliklerinin düzenini bozmuştur.

Çatışmaların başlamış olduğu 15 Mayıs 1941 gününün gecesinde İngiliz birlikleri geri çekilmişlerdir. Bununla birlikte Halfaya Geçidi’nde ufak bir birlik bırakmışlardır. 27 Mayıs 1941 gününe kadar bu birlik geçidi tutmayı başarmış, ancak Alman birliklerinin giriştiği bir süngü saldırısı gün boyu sürmüş ve geçit, Alman birliklerinin kontrolüne geçmiştir.

Brevity Harekâtı, İngiliz tarafı yönünden bin asker, 95 tank, Alman tarafı yönünden de 500 asker ve 5 tank kaybıyla sonuçlanmıştır.

Resources

1967, Magical Mystery Tour (film)

Posted in Uncategorized by admin on the June 25th, 2007

Magical Mystery Tour, 1967′de the Beatles yapımı bir filmdir. Filmin absürd ve psychedelic yapısı filmin anlaşılmasını oldukça zor kılsa da film, grubun hayranları tarafından bir klasik olarak sayılmaktadır. Filmde bir grup insan ilginç ve sihirli bir otobüs gezintisine çıkarlar ve bu yolculuk sırasında beklenmeyen, gerçeküstü olaylarla karşılaşırlar.


Multimedia

  • Complete Film

Resources

Kur’ân-ı, Beyyine Suresi

Posted in Uncategorized by admin on the June 20th, 2007

Medine’de nazil olmuştur. Kur’an’ın 98. suresidir, 8 ayet’ten oluşur. Adını açık delil manasına gelen ve ilk ayette geçen “el-Beyyine” kelimesi’nden almıştır.

Resources

Yılında, III. Hürmüz

Posted in Uncategorized by admin on the June 19th, 2007

III. Hürmüz, 457 - 459 yılları arasında Sasani İmparatorluğu’nun hükümdarıydı. II. Yezdigirt’in (438-457) oğludur. 457 yılında babasından sonra tahta çıkmıştır.

III. Hürmüz sürekli olarak kardeşleriyle ve Baktria’da Eftalitelerle (Akhunlar) mücadele etmek zorunda kaldı. 459 yılında I. Firuz tarafından öldürüldü.

Resources

Ankara, Yücel Seçkiner

Posted in Uncategorized by admin on the June 18th, 2007

Yücel Seçkiner (d. 1936, Gaziantep, Türkiye), Türk siyasetçi.

Gazi Eğitim Beden Eğitimi’ni bitirdi. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, MSB Özel Kalem Müdürlüğü, Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü, Güreş Federasyonu Başkanlığı ve Güreş Vakfı Genel Başkanlığı, Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Danışmanlğıı, 19., 20 ve 21. Dönem Ankara Milletvekilliği, 55. Cumhuriyet Hükümeti’nde Devlet Bakanlığı, TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ile TBMM Başkanvekilliği yapmıştır. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

Resources

  • ANKARA ÇAĞDAŞ SANAT TİYATROSU Çocuklar, gençler için tiyatro, animasyon alanında çalışmalar yapan, değişik yaş gruplarına yönelik oyunların sahnelendiği tiyatro ve sahnelenen oyunlar

Milli, OFC Uluslar Kupası

Posted in Uncategorized by admin on the June 17th, 2007

OFC Uluslar Kupası Okyanusya Futbol Konfederasyonu’nun düzenlediği Okyanusya Futbol Şampiyonası’na verilen addır.


Tüm Yılların Finalleri

Yıl Evsahibi Şampiyon Sonuç Finalist Üçüncü Sonuç Dördüncü
1973 Yeni Zelanda Yeni Zelanda 2 - 0 Tahiti Yeni Kaledonya 2 - 1 Vanuatu
1980 Yeni Kaledonya Avustralya 4 - 2 Tahiti Yeni Kaledonya 2 - 1 Fiji
1996 Avustralya/
Yeni Zelanda/
Solomon Adaları/
Tahiti
Avustralya 6 - 0
5 - 0
Tahiti Yeni Zelanda maç oynanmadı</sup> Solomon Adaları
1998 Avustralya Yeni Zelanda 2 - 0 Avustralya Fiji 4 - 2 Tahiti
2000 Tahiti Avustralya 2 - 0 Yeni Zelanda Solomon Adaları 2 - 1 Vanuatu
2002 Yeni Zelanda Yeni Zelanda 1 - 0 Avustralya Tahiti 1 - 0 Vanuatu
2004 Avustralya Avustralya 5 - 1
6 - 0
Solomon Adaları Yeni Zelanda maç oynanmadı</sup> Fiji
2006


Kupayı Kazananlar

4 Avustralya 1980, 1996, 2000, 2004
3 Yeni Zelanda 1973, 1998, 2002

Resources

  • FilmKaydet.com film indir bedava film indir film indirmek film izle divx film indir film Film kaydet Bedava Film indir Film izle Film indirmek filim erotik film indir

Olarak, Radar kestirmesi

Posted in Uncategorized by admin on the June 17th, 2007

Radar kestirmesi, Radar ekranında görülen ışıklı lekelerin görüntüsü daha önce pilota fotoğraf olarak verilir. Pilot buna göre hedefi radar görüntüsü ile değerlendirerek bombalar. Bu fotoğraf, hedef bölgesinin özel yapılmış kabartma modeli üzerine karanlık odada uçağın bulunacağı yer olarak kabul edilen noktadan arazi modeli aydınlatılarak, yamaçlara vuran ışıkla aydınlanan kısımların düşey olarak fotoğrafının çekilmesiyle elde edilir

Resources

  • Oruç ARUOBA - Kendi Olarak Sana Gelen Kendi olarak, sana gelen- sana gereksinimi olmadan, seni isteyen- sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen- kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan-

Edebilmekteyiz., Download yönetici

Posted in Uncategorized by admin on the June 15th, 2007

Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.


Özellikleri

  • Büyük boyutları download ederken istediğimiz zaman durdurabilmekteyiz.
  • İstediğimiz zaman durdurup istediğimiz zaman tekrar kaldığımız yerden devam edebilmekteyiz.
  • Bir dosyaya birden fazla bağlanarak hızlı indirme olanağı tanımakta


Bunlara bakınız

Download yöneticileri listesi


Dış Bağlantılar

  • Download Yöneticisi | İndir

Resources

Yılında, Daltaban Mustafa Paşa

Posted in Uncategorized by admin on the June 14th, 2007

Daltaban Mustafa Paşa II. Mustafa saltanatında, 4 Eylül 1702 - 24 Ocak 1703 tarihleri arasında dört ay yirmi gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. 1684 yılında kapıcılar kethüdası oldu. Sırasıyla cebecibaşı ve yeniçeri ağası oldu. Vezirliğe yükseltilerek Babadağı muhafızlığına atandı. 1695 yılında Anadolu Valiliği’ne, 1696 yılında Diyarbakır Valiliği’ne atandı. Avusturya seferi sırasında Sofya’da iken mezaliminden şikayet olunması üzerine vezirliği elinden alınarak Bosna sınırında Puçitel palangasında görevlendirildi. Bosna’ya düşman saldırısının artması üzerine 1697 yılında vezirliği iade edilerek Bosna cephesi seraskerliğine getirildi. Bosna’da başarılar göstererek düşmanı püskürttü. 1698 yılında Urfa merkezli Rakka Valiliği’ne tayin edildi. 1699 yılında Bağdat Valiliği’ne görevlendirildi. Asi kuvvetlerin elinden Basra ve Korna’yı geri aldı, asi kuvvetleri sindirdi. Başarıları üzerine önce tekrar Anadolu Valiliğine sonrada 1702 yılında sadrazamlığa getirildi. Şeyh-ül islam’ın ve kendisini istemeyenlerin nüfuzunu kıramadı. Kırım Hanı’nı padişaha karşı tahrik etmek suçuyla 1703 yılında görevinden azledilerek üç gün sonra öldürüldü.

Resources

Sürmene, Yokuşbaşı

Posted in Uncategorized by admin on the June 14th, 2007
  • Yokuşbaşı - Muş ilinin Bulanık ilçesine bağlı bir köy
  • Yokuşbaşı - Trabzon ilinin Sürmene ilçesine bağlı bir köy

Resources

  • Sürmene, Trabzon - Vikipedi Anadolunun ilk ticaret odası; denizcilik,deniz ticareti ve tersanecilik ve kesercilikten kaynaklanan zengin bir ticari alt yapıdan dolayı Sürmene ilçesinde

Ankara, Ankara EM

Posted in Uncategorized by admin on the June 14th, 2007

Contents


Ankara EM Nedir?

Ankara EM (Ankara Endüstri Mühendisliği Platformu),Ankara’daki yedi üniversitenin (Atılım, Başkent, Bilkent, Çankaya, Gazi, ODTÜ, TOBB ETÜ) Endüstri Mühendisliği Öğrenci Kulüplerinin ortak çalışmasıyla gerçekleştirilen;

  • Paneller, proje yarışmaları, vaka analizi çalışmaları, sempozyumlar, eğitim seminerleri ve teknik gezilerle Endüstri Mühendisliği öğrencilerine vizyon kazandırmayı,
  • Mesleki ve akademik alanlarda Türkiye ve dünyadaki gelişmelerden haberdar olmalarını,
  • İş hayatı ile ilgili pratik bilgiler edinmelerini,
  • Ankara’daki altı üniversitenin öğrenci kulüpleri tarafından düzenlenen ortak bir organizasyon olmanın sağladığı güçle; kalkınmanın iki temel unsuru olan üniversite ve sanayinin işbirliğini,
  • Öğrencilerin Türkiye’nin sorunlarına grup bakış açısıyla çözümler üretmelerini, kendilerinin bu sorunların çözümünde nasıl rol oynayacaklarını tartışmalarını,
  • Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif aktivitelerle de öğrencilerin aralarındaki arkadaşlık bağlarını ve iletişimi güçlendirmelerini sağlamayı amaç edinmiş Türkiye’nin en büyük öğrenci organizasyonlarından biridir.

Bu yıl Ankara EM Platformu 24-25 Şubat 2007′de Çankaya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Topluluğu ev sahipliğinde gerçekleşecektir.


Geçmiş Ankara EM’ler

1. Ankara EM (2001) - Bilkent Üniversitesi OR Topluluğu

2. Ankara EM (2002) - Gazi Üniversitesi Endüstri Topluluğu

3. Ankara EM (2003) - Çankaya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü

4. Ankara EM (2004) - ODTÜ Verimlilik Topluluğu

5. Ankara EM (2005) - Başkent Üniversitesi Verimlilik Topluluğu

6. Ankara EM (2006) - Atılım Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğrenci Kulübü

7. Ankara EM (2007) - Çankaya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü


Destekleyen Topluluklar

  • Atılım Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğrenci Kulübü
  • Başkent Üniversitesi Verimlilik Topluluğu
  • Bilkent Üniversitesi OR Topluluğu
  • Çankaya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü
  • Gazi Üniversitesi Endüstri Topluluğu
  • ODTÜ Verimlilik Topluluğu
  • TOBB ETÜ Verimlilik Topluluğu


Dış bağlantılar

  • Ankara EM Platformu resmi ağeli

Resources

  • ANKARA RENT A CAR Firmanın araç ve filo kiralama hizmetleri hakkında bilgiler bulunuyor.

Download, Giacomo Meyerbeer

Posted in Uncategorized by admin on the June 13th, 2007

thumb|250px|Giacomo Meyerbeer
thumb|235px|Giacomo Meyerbeer
235px|thumb|Meyers Konversations-Lexikon 1885

Giacomo Meyerbeer (Jakop Liebmann - Beer) (d. Berlin, 5 Eylül 1791 – ö. Paris, 2 Mayıs 1864) Alman Opera bestecisi.

Zengin bir bankacının oğlu olarak dünyaya gelen Meyerbeer, müzik öğrenimine küçük yaşta başlamış, bilgisini özellikle Karl Zenter, Anselm Weber, Abt Vogler’den edinmiştir. Bir süre İngiltere ve Fransa’da bulunduktan sonra İtalya’ya geçmiş, önce bu ülkedeki opera akımlarının etkisinde kalmış, daha sonra Paris’e yerleşerek “Robert le Diable” (Şeytan Robert) ve “Les Huguenots” gibi ilk önemli operalarını vermiştir. Bir ara Prusya Genel Müzik Müdürü olarak Berlin’de görev alan sanatçı, tekrar Paris’e dönmüş; burada “Le Prophéte” (Peygamber) ve “L’Africaine” (Afrika’lı Kadın) gibi üslup ve kişiliğini yansıtan örnekler yazmıştır.

Contents


Opera

Ad İlk sergilenme Yer Notlar
Jephtas Gelübte 23 Aralık 1812 Münih
Wirt und Gast 6 Ocak, 1813 Stuttgart
Das Brandenburger Tor 1814 Berlin
Romilda e Costanza 19 Temmuz 1817 Padua
Semiramide riconosciuta Mart 1819 Regio Tiyatrosu, Turin
Emma di Resburgo 26 Haziran 1819 Venice, San Benedetto
Margherita d’Anjou 14 Kasım, 1820 Milan
L’Almanzore 1820 - 1821 Roma
L’esule di Granata 12 Mart 1821 Milan
Il crociato in Egitto 7 Mart 1824 La Fenice, Venice
Robert le diable 21 Kasım 1831 Opéra, Paris
Les Huguenots 29 Şubat 1836 Opera, Paris
Ein Feldlager in Schlesien 7 Aralık 1844 Hofoper, Berlin
Le prophète 16 Nisan 1849 Opera, Paris
L’étoile du nord 16 Şubat 1854 Comique Operası, Paris
Le pardon de Ploermel 4 Nisan, 1859 Comique Operası, Paris
L’Africaine 28 Nisan, 1865 Opera, Paris


Medya


Wikisource

  • Wikisource - A Series of Biographical Studies, Giacomo Meyerbeer


Dış Bağlantılar (English)

  • Meyerbeer Fan sitesi meyerbeer.com
  • Article by David Conway on ‘Meyerbeer the Jew’ on his site dedicated to Jewish musicians
  • Free Mp3 file of Wilhelm Kuhe’s piano “Fantaisie on Meyerbeer’s “Dinorah” played by John Kersey
  • Free Mp3 file of Eugene Ketterer’s piano “Fantaisie on Meyerbeer’s “L’Africaine” played by John Kersey
  • Meyerbeer cylinder recordings Cylinder Preservation and Digitization Project. Kaliforniya Universitesi, Santa Barbara Kütüphanesi


Kaynak

  • en.wikipedia 12 Temmuz 2007 sayfası
  • 100 Opera, Faruk Yener. İstanbul, 1964.

Resources

Durdurup istediğimiz, Charles Lindbergh

Posted in Uncategorized by admin on the June 13th, 2007

Charles Augustus Lindbergh, Jr. (d. 4 Şubat 1902 - ö. 26 Ağustos 1974), “Şanslı Lindy” ve “Yalnız Kartal” adlarıyla da bilinen ABD’li pilottur. 1927 yılında Atlantik Okyanusu’nu uçakla tek başına geçen ilk pilottur.

Contents


Havacılık ile tanışması

Charles Augustus Lindbergh 4 Şubat 1902 yılında Detroit’te doğdu. Minnesota’nın Little Falls şehrinde ki bir çiftlikte büyüdü. Babası Charles Augustus Lindbergh, Sr isimli bir avukat annesi ise Evangeline Lodge Land isimli bir öğretmendi. Babası 1907′de Amerikan Senatosu’na Minesota’dan seçilerek 1917′ye kadar orada kongre üyeliği yaptı. Lindbergh, çocukken makinalara karşı çok büyük bir ilgi duyuyordu. 18 yaşına geldiğinde Wisconsin Üniversitesi’ne girdi. Üniversitede iki yıl mühendislik okuduktan sonra uçaklara olan ilgisi yüzünden okulu terkederek yeni gelişmekte olan havacılık alanına girdi. Kasaba fuarlarında havada uçmakta olan uçakların kanatlarında yürümek, yüksek hızla uçan uçaklardan aşağı sarkınmak ve paraşütle uçaktan atlamak gibi o günler için çok yeni ve tehlikeli olan gösteriler yapmaya başladı. Gözü pekliğiyle ünlendi. 1923 yılında babasının kefilliğiyle bankadan 900 dolar krediyle ordudan çıkma bir Curtis JN-4 model, 90 beygir gücünde bir uçak satın aldı. 1924′te Lindbergh pilot olmak için orduya yazıldı. 1925′de Ordu’nun uçuş eğitim okulunu birincilikle tamamlayarak mezun oldu. Uçuş okulundan mezun oluduktan sonra Robertson Aircraft Corporation adlı firmada posta uçağı pilotu olarak işe başladı. St. Louis’den Chicago’ya posta taşıdı.


Tarihi uçuşunu gerçekleştirmesi

1919 yılında, Raymond Orteig adında bir Fransız asıllı Amerikalı otel sahibi New York’ tan Paris’ e kesintisiz uçan ilk pilota 25.000 dolar vaad etti. Orteig ödülünü kazanmaya çalışan birkaç pilot da hayatlarını kaybetti. 1927 yılına gelindiğinde hala kimse Orteig ödülünü kazanmaya başaramamıştı. Bu arada, Lindbergh doğru uçakla bu işi yapabileceğine yani Atlantik Okyanusu nu tek başına geçip Paris’ e inebileceğine inandı. Fakat yeni bir uçak alabilmesi için para gerekliydi. Gerekli olan parayı da dokuz St. Louis’ li iş adamından buldu. Lindbergh, eğer Atlantik Okyanusunu geçecekse bunun bir tek motorlu uçakla mümkün olabileceğine inanıyordu ve böyle bir uçak inşa ettirmek istedi. Görüşme yaptığı bazı uçak üreticileri onun bu fikrini gerçekçi bulmadı ve uçağın güvenlik açısından iki veya daha fazla motorlu olması gerektiğini söylediler. Buna karşılık Lindbergh iki motorun riski ikiye katlayacağına inandığı için bu önerileri kabul etmedi. Şubat 1927’ de beklediği teklif Ryan Havayoları adlı San Diego, Kaliforniya’ da bulunan bir uçak üreticisinden geldi. Lindberg hemen Kaliforniya’ ya giderek firmayı ziyaret etti. İlk başta firmayı beğenmese de firmanın sahibi ve baş mühendisiyle yaptığı toplantıdan sonra ikna oldu. The Spirit of St. Louis (uçak ismini yatırım yapan iş sahiplerinin yaşadığı şehirden aldı) bu firma tarafından inşa edilecekti. Olağanüstü özverili bir çalışmadan sonra uçak iki ay sonra 28 Nisan 1927’ de bitirildi. Lindbergh’ün isteği üzerine uçakta bazı değişiklikler yapıldı. Yakıt deposu uçağın arkası yerine ön tarafa motorun hemen arkasına konuldu. Bunun nedenini ise Lindbergh: “uçuş sırasında zorunlu iniş yapmak mecburiyetinde kalırsam motorla yakıt deposu arasında sıkışıp kalmak istemem” diye açıkladı. Bu yüzden de uçağa ön cam takılmadı. Uçarken önünü görmek için ya periskobu kullandı ya da başını camdan çıkarmak suretiyle ilerisini görmeye çalıştı. Lindbergh uçağını 10-11Mayıs, 1927’de San Diego’dan New York’a 20 saat 21 dakika da uçarak test etti. Aynı zamanda bu kıtaiçi hız rekoruydu. Bu arada 10 Mayıs’ta Charles Nungesser ve François Coli (yön bulucu) isimli iki Fıransız ödülü kazanmak için Paris’ten New York’a doğru uçuşa geçti. İşte bu anda Lindbergh bütün umutlarının kaybolduğunu hissetti. Fakat kalkıştan sonra bu ikiliden bir daha haber alınamadı. Bu haberden sonar Şanslı Lindy’nin bu uçuşu yapabilme umudu hala devam ediyordu. Lindbergh, New York’un Long Island bölgesinde bulunan Curtis Havaalanına 12 Mayıs’ta indi ve Garden City Oteli’ne yerleşti. Kıtalararası uçuşunu hava şartlarından birkaç kez ertelemek zorunda kaldı ve havanın düzelmesini beklemeye başladı. Bu arada rakiplerinin de her an bu uçuşu gerçekleştirebilecekleri haberlerini alıyor, acele etmesi gerektiğini hissediyordu. Hava şartları uygun olmadığı halde 20 Mayıs 1927’de uçuşu denemeye karar verdi. 19’u akşamı oteldeki gazeteciler ve kalabalıktan uyuyamadı. Ertesi sabah uykusuz bir şekilde sisli ve buzlu bir havada Long Island’da bulunan Roosevelt Havaalanı’ndan (Şu anda bu pistin yerinde “Roosevelt Mall” adında bir alışveriş merkezi yükselmektedir) tek başına Paris’e gitmek üzere havalandı. 21 Mayıs 1927, saat 10:22:30’da Paris’in Le Bourget Havaalanı’na indi. “The Spirit of St. Louis” onu 33,5 saatte 5.800 km taşımıştı. Bu kıtalararası uçuş onu aniden dünyada en tanınan insanlardan biri haline getirdi. Fakat Atlas Okyanusu’nu tek motorlu bir uçakla geçmesi hiç de kolay olmamıştı. Uykusuz başladığı bu 33,5 saatlik uçuş sırasında zaman zaman uykusuzluğa yenik düşmüş, zaman zaman da yağmur ve fırtınalar atlatmış, hatta halisülasyonlar görmüştü. Okyanusa çok yakın uçması ve kontrolünün hassas olması sayesinde Lindbergh uykuya daldığı zaman uçağın tekerlekleri su yüzeyine çarparak onu uyandırmış ve kontrolü tekrar ele almasını sağlamıştır. Uçuşun zorluklarından bir başkası ise, gideceği istikameti sadece bir pusula yardımıyla bulmuş olmasıdır. Bu uçuşun dünyada yarattığı büyük heyecanın sebepleri; Lindbergh’in gençliği ve daha önce haftalar süren Atlas Okyanusu geçişini saatlerle ölçülen bir süreye indirmesidir.


Evliliği

Amerikan Hükümeti Lindbergh’ün bu ününden yararlanmak için onu iyi niyet elçisi olarak davet edildiği ülkelere göndermeğe başladı. Latin Amerika ülkelerine düzenlediği gezinin Meksika durağında Amerikan Konsolosunun kızı olan Anne Spencer Morrow’la tanıştı ve 1929 yılında evlendi. Bu evliliğinden 6 çocukları oldu; Charles Augustus Lindbergh III (1930-1932), Jon Lindbergh (d. 1932), Land Morrow Lindbergh (d. 1937), Anne Lindbergh (1940-1993), Scott Lindbergh (d.1942) ve Reeve Lindbergh (d.1945). 1 March 1932’de Charles Augustus Lindbergh III, daha 20 aylıkken New Jersey’deki evlerinde beşiğinde uyurken çocuğun yatak odası penceresine dayanan bir mediven vasıtasıyla bilinmeyen bir kişi tarafından kaçırıldı. 10 hafta süren arama ve fidye pazarlıklarından sonra oğlunun cesedini evlerinden birkaç kilometre ötesinde buldular. Bruno Hauptmann adındaki bir Alman göçmeni oğlunun katili olarak yakalandı. Mahkeme edilip suçlu bulunduktan sonra 1938’de idam edildi. Katili yakalayan Amerikali Albay Norman H. Schwarzkopf daha sonralari Iran baskenti Tahran da jandarma kurmakla gorevlendirildi. Bu dava basının ve halkın ilgisinden dolayı “yüzyılın davası” olarak tarihe geçti. Bu davanın görülmesinden sonra Lindberghler kamuoyunun gözlerinden uzak kalabilmek için İngiltere’ye yerleştiler.


Şavaş karşıtlığı

Lindberghler Avrupa’da yaşarken, Fransa ve Almanya havacılık alanındaki katetmiş oldukları endüstriyel gelişmeleri göstermek için Lindberg’ü ülkelerine davet ettiler. Lindbergh özellikle Nazi Almanyasının havacılık endüstrisinde yapmış olduğu gelişmelerden çok etkilendi. Bu ülkedeyken 1938 yılında Hermann Goering tarafından Almanya şeref madalyası ile taltif edildi. Lindbergh ve ailesi 1939 yılında Amerika’ya geri döndüler. Lindbergh’de babasının Amerika’nın gönüllü olarak I. Dünya Savaşına girmesini protesto etmek için Amerikan Kongresinden istifa ettiği gibi, o da Amerika’nın gönüllü olarak II. Dünya Savaşına katılmasını önlemek için Önce Amerika Komitesine katıldı ve komitenin baş konuşmacısı oldu. Franklin D. Roosevelt’i, Yahudileri ve İngilizleri gereksiz yere ABD’yi savaşa sürüklemekle suçladı. Fakat Japonların 7 Aralık 1941’de Pearl Harbour’u bombalaması üzerine bu aktivitelerini durdurup orduya yazılmak istedi. Bu isteği yetkililer tarafından kabul edilmedi. Lindbergh’de ülkesine hizmet edebilmek için Ford Motor Company ve United Aircraft Corporation’ın kendisine teklif ettiği teknik danışmanlık ve test pilotluğu görevlerini kabul ederek ABD’nin Büyük Okyanusunda bulunan uçak filolarını denetlemek ve teknik danışmanlıkta bulunmak üzere buraya gitti. Böylece, Lindbergh ABD’nin Büyük Okyanus’ta Japonlara karşı yaptığı savaşta yerini aldı ve gayri resmi olarak 50 uçuş görevine katıldı ve Japonlara karşı en ön saflarda savaştı.


Hayatının ilerleyen yılları

Savaştan sonra Lindbergh kendi kabuğuna çekilerek çeşitli havacılık firmaları için danışmanlık yaptı. Boeing 747 jetinin tasarımına yardım etti. Başkan Dwight D. Eisenhower ona itibarını iade etti. 1953’te Lindbergh, 1927’deki Atlantik Okyanusunu tek başına geçişini anlatan The Spirit of St. Louis isimli kitabını yayınladı. Bu kitapla 1954’te Pulitzer Ödülünü kazandı. 1960’ların sonunda Lindbergh çevre koruması faaliyetlerine ayırarak geçirdi. Son yıllarını Hawaii adalarından biri olan Maui’de geçirdi. 26 August 1974’te aynı ada da kanserden öldü ve burada gömüldü. Ölmeden önce, gömüleceği yerin ve mezarının tasarımını ve tabutunu kendi yaptı.


Dış bağlantı

  • Charles Augustus Lindbergh (İngilizce)

Resources

Maturîdî, Küfür (din)

Posted in Uncategorized by admin on the June 12th, 2007

Küfür, İslam dininde, İslam amentüsündeki herhangi bir şartın ihlali anlamına gelen kavramdır. İslam akidesine göre kişinin inanan (mümin) sayılabilmesi için Allah’a (onun birliğine, yani tevhide), O’nun gönderdiği peygamberlere ve peygamberlerin getirdiklerine inanmak zorundadır. Eğer bu kaidelerden herhangi birine inanmazsa, kişi küfür işlemiş olur.

İslam inancına göre küfürbaz (yani küfür sahibi) kâfir olarak anılır ve küfründen ölmeden önce dönmezse, ahirette cehennemde sonsuz bir azap çeker. Küfür işleyen kişi mümin yani inanan değildir.

Contents


Küfrün çeşitli tanımları

Küfrün belirli ve her mezhepte değişmeyen bir tanımı bulunmamaktadır, zira karşıtı olduğu iman kavramı farklı mezheplerde farklı şekillerde tanımlanmıştır. Bazı mezhepler imanı kalbin tasdiki olarak tarif ederken, bazısı buna dilin ikrârı ve/veya ameli de eklemiştir. Buna göre imanın tarifinde yer alan herhangi bir şartı, bölümü inkâr etmek veya yerine getirmemek küfürdür. Bunu işleyen şahsa kâfir denir. Yine de ayrıntılarda çeşitli farklılıklar mevcuttur.


Eş’arî ve Mâtûrîdî

Ehl-i Sünnetin kabul ettiği iki büyük akaid mezhebi Eş’arilik ve Matüridilik imanı kalbin tasdiki olarak tanımlar<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.18.
Kılavuz, Ahmed Saim. “İman-Küfür Sınırı”. s.70.</ref><ref name=”sevde”>”MEZHEB, MEZHEBLER”, sevde.de URL erişim tarihi: 7 Ağustos 2007.</ref>. Tanınmış kelamcı Gazâlî de bu görüşü paylaşmıştır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.18.</ref>. Bu iman tanımından hareketle, küfür kalbin tasdik etmemesi veya kalbin tasdiğinin inkâr edilmesidir. Bununla birlikte bu kelamcılar da dünyada kişinin Mümin olarak kabul edilebilmesi (ve böylece sosyal ve siyasî anlamda bir Mümin olarak ele alınabilmesi) için dilin ikrârını şart görürler<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.23</ref>. Ayrıca İmam Ebu Hanife başta olmak üzere Hanefî fakihlerin çoğunluğu imanı kalp ile tasdik, dil ile ikrâr olarak tanımlamıştır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.22-23</ref><ref name=”sevde” />. Yine genel görüş ikinci şart olan ikrârın dünyevî bir şart olduğudur. Bu tanımlara göre, kalbi ile tasdik etmeyen ve inkâr eden kişi küfür işlemiş olur. Kalbi ile tasdik edip dili ile ikrâr etmeyen veya dili ile inkâr eden kişi ise, dünyada kâfir olarak anılır ve bu şekilde ele alınır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.24</ref>.


Mürcie ve Kerrâmiye

Mürcie ve Kerrâmiye mezhepleri imanı kalbin tasdiki gerekmeksizin dilin ikrarı olarak tanımlamıştır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.22</ref>. Buradan hareketle dili ile ikrar etmeyen veya dili ile inkar eden küfür işlemiş olur, kâfir olur.


Hariciyye, Mutezile, Zeydiyye ve Selefiyye

Hariciyye, Mutezile, Zeydiyye, Selefiyye gibi mezhepler ve İmam Mâlik, İmam Şâfiî, Ahmed bin Hanbel, İbn Hazm ve İbn Teymiyye gibi alimler imanın üç bölümü olduğunu belirtmiş, imanı kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve amel olarak tarif etmişlerdir<ref name=”sevde” /><ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.24</ref>. Bu sebeple ameli terk eden kişi artık imanlı sayılamaz, yani mantıken küfre düşmüş olur, küfür işlemiş olur. Bununla birlikte Selefî alimlerin çoğunluğu ameli imanın bir bölümü olarak tarif etseler dahi işlenen herhangi bir günah sebebiyle (veya herhangi bir amelin belirli bir terki ile) kişinin küfre düşmeyeceğini belirtmişlerdir<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.24</ref>. Hariciyye mensupları ise imanın bir bölümü saydıkları amelin terkini küfür olarak tarif etmişler, ameli terk edeni kafir olarak ele almışlardır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.25</ref>. Bu iman görüşünü benimseyen diğer iki mezhep, Mutezile ve Zeydiyye, ise amelin terkini veya büyük günah işlemeyi fısk olarak adlandırarak, kafir ile Mümin arasında yeni bir mertebe ortaya atmış ve bu şahısları fasık olarak adlandırmıştır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.25</ref>. Buna göre bu şahıslar Mümin değillerdir ve eğer tövbe etmeden vefat ederlerse kafir olarak ahirette yer alacaklardır. Fakat bu kişiler dünyada kafir olarak değerlendirilmezler ve tövbe ederlerse tekrar Mümin sıfatını kazanırlar.


Küfür çeşitleri

Küfür tanımına uyacak, küfür olarak tanımlanabilecek eylemlerin çeşitliliği sebebiyle küfrün farklı çeşitleri vardır. Alimler sebebi ve durumunu göz önünde bulundurarak küfrü genellikle dört çeşide ayırır. Bunlar: küfr-i inkârî, küfr-i cühûd, küfr-i inâdî ve küfr-i nifâktır<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.41-42</ref>.

Küfr-i inkârî, kişinin Allah’ı, onun peygamberlerini ve peygamberlerinin getirdiği esasları kalben ve dili ile kabul etmemesi, inkâr etmesi durumuna verilen isimdir.

Küfr-i cühûd ise kişinin kalben Allah’ı tanrı olarak kabul etmesi fakat bunu dili ile belirtmemesi ve sunulmuş inanç esaslarını kabullenmemesi veya inkâr etmesi durumuna verilen isimdir.

Küfr-i inâdî, kişinin Allah’ın varlığı ve diğer ilgili hususları bilmesi, bildiğini zaman zaman dili ile de ikrâr etmesi fakat çeşitli sosyal, kişisel veya siyasî sebeplerden ötürü İslam’ı kabul etmemesi, iman etmemesidir. Genel kanıya göre Muhammed’in amcası olan Ebu Talib’in küfrü bu türdendir<ref>Müslim, İman, 9. Tirmizî, Tefsir, 29. Nesâî, Cenâiz, 102.</ref>.

Küfr-i nifâk, kişinin diliyle iman ettiğini belirtmesi, İslam’da inanılması şart olan hususları (Allah’ın varlığı gibi) diliyle kabul etmesi, fakat hiçbirini kalbi ile tasdik etmemesi durumuna verilen isimdir.


Küfür, Şirk ve Nifâk

Küfür şirkten daha genel bir terimdir; her küfür şirk değildir fakat her şirk küfürdür<ref>Kılavuz, Ahmed Saim. “İslâm Akaidi”. s.42</ref><ref>”Küfür ve Şirk”, akaid.net URL erişim tarihi: 7 Ağustos 2007.</ref>. Alimler şirki de kendi içerisinde farklı türlere ayırmıştır fakat bu türlerin hepsi aynı zamanda küfürdür. Buradan hareketle her küfür işleyen şirk işlemiş sayılmazken, her şirk işleyen küfür işlemiş olur. Yani her kâfir müşrik değildir fakat her müşrik kâfirdir.

Nifâk yani Mümin gibi gözüküp, iman ettiğini dili ile belirtip, kalben inanmamak bir küfür çeşididir (küfr-i nifâk). Bu türden küfür işleyen kişilere münafık denir. Nifâk işleyen kimseler Mümin olduklarını dil ile beyan ettikleri için dünyada sosyal, siyasî ve hukukî bağlamda Mümin olarak ele alınır fakat ahirette, gerçekte inanmadıkları için, kâfir olarak ele alınırlar.


Kaynakça ve dipnotlar

  • Kılavuz, Ahmed Saim. “Anahatlarıyla İslâm Akaidi ve Kelâm’a Giriş”. Ensar Neşriyat. İstanbul, 1987.
  • Kılavuz, Ahmed Saim. “İman-Küfür Sınırı”. Marifet Yayınları. İstanbul, 1990.

<references />


Ayrıca bakınız

  • Kâfir
  • Şirk
  • İman

Resources

Adına, Cıvıklı

Posted in Uncategorized by admin on the June 12th, 2007

Kayseri’nin Develi ilçesine mahsus bir pidedir. Hamurun üzerine serilen ve özel olarak yapılan et malzemesinin fırında (özellikle taş fırında) pişirilmesiyle yapılır. Günümüzde adına etli pide de denmektedir. Yapılışı itibarı ile cıvıklıya benzemediği için etli pide denmesi de doğrudur.

Resources

Bağlantılar Download Yöneticisi, Tr3d

Posted in Uncategorized by admin on the June 11th, 2007

2000 li yılların başlarında internet üzerinde 3d/2d grafik konularını içine alan faaliyetlerine başlamış, şu an Türkiye’ de ustalarla birlikte yeni başlayan acemilerin de uğrak yeri konumundaki kendi tabiriyle “Türkiyenin 3D Grafik Eğitim Sitesi”. Sitenin yöneticisi drekon takma ismini kullanan Necmi Demirkeser öğretmen olarak geçimini sağlayan evli bir insandır.

Site de aklınıza gelebilecek her türden grafik konusunu derinlemesine inceleyen ders, örnek, makale bulma olasılığınız çok yüksektir. Ve herkese açık olan forum bölümlerinden konuyla alakalı her sorunuza yanıt alabilirsiniz.


Bağlantılar

  • TR3D AnaSayfa
  • TR3D Forum

Resources

Yaptı., Mary Gibbs

Posted in Uncategorized by admin on the June 11th, 2007

Mary Jessica Gibbs (doğum 1 Ocak 1996,Pasadena,Kaliforniya,ABD) Amerikalı çocuk bir ses sanatçısıdır.Babası Rob Gibbs’dir.3 yaşındayken,sinemalarda oynayan Monster Inc.adlı filmde Boo isimli karakterin seslendirmesini yaptı.Ama 3 yaşındakiler için seslendirme yasak olduğundan,ilk önce Mary seslendirme yaptı,sonra oradaki çalışanlar Mary’nin çıkardığı sesi taklit ettiler ve filme eklediler.

Mary şu an 11 yaşında ve seslendirme yapmaya devam ediyor.

Resources

Diyanet, Ahmet Nebil Yurteri

Posted in Uncategorized by admin on the June 9th, 2007

thumb|Ahmet Nebil Yurteri (1920)

Ahmet Nebil Yurteri, TBMM 1. Dönemde Afyon milletvekilliği yapmış bir din adamıdır.

1876′da Afyon’da doğdu. Alim ve şair Dehşetizade Salih Efendi’nin oğludur. İlk ve orta öğrenimini Afyon’da tamamladı. Daha sonra Konya ve İstanbul’a giderek buralardaki medreselerde öğrenimini sürdürdü. Üstün başarıyla müderrislik icazeti aldı. Özellikle fıkıh ilminde temayüz etti. Afyon Şeriye Mahkemesi üyeliği ile memuriyet hayatına başladı. Babasının kurduğu Dehşeti Medresesi’ndeki müderrislik göreviyle çalışmalarını devam ettirdi.

İzmir’de Yunan işgalinin başlaması üzerine, Milli Mücadele’ye katıldı. Afyon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşunda görev aldı. Kuvayı Milliye’nin faaliyetlerine katıldı.

TBMM 1. Dönem için yapılan seçimde Karahisar-ı Sahip (Afyon) Milletvekili olarak 23 Nisan 1920′de meclisin açılışında hazır bulundu. Bu arada Ankara Fetvası’nı “Karahisar-ı Sahip Mebusu Ulemadan Nebil” ismiyle imzaladı. Mecliste İktisat ve İçtüzük komisyonlarında çalıştı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunun kurulmasından sonra muhalefetteki II. Grupta yer aldı. Dönem içinde 9′u gizli oturumlarda olmak üzere kürsüde 173 konuşma yaptı. Milletvekilliği bu dönemde sona erince memleketine dönerek müderrislik görevini sürdürdü.

Soyadı Kanunu ile “Yurteri” soyadını aldı. 18 Eylül 1943′te vefat etti. Evli ve altı çocuk babasıydı.

Kaynakça: Diyanet İşleri Başkanlığı

Resources

Olanağı tanımakta edit Bunlara, Köln Şehir Müzesi

Posted in Uncategorized by admin on the June 7th, 2007


Köln Şehir Müzesi

Köln´ün en büyük müzelerinden birisidir. Sergilenen eserler Köln Şehri´nin tarihini yansıtmaktadır. Müzeye ait 300.000 eser vardır. Bunlara her yıl 600 ila 1000 parça eklenmektedir. Müzede sergilenen eser sayısı ise 5.000 adettir.

Müze, 14 ağustos 1888 gününde Hahnentorburg´da açıldı. 1927´de Deutz Semti´ndeki garnizona, 1958´de de şimdiki yeri olan Zeughaus´a taşındı.


Dış Bağlantılar

  • Köln Şehir Müzesi (Almanca)

Resources

Devam, Avantaj

Posted in Uncategorized by admin on the June 6th, 2007

Avantaj futbolda fauller ya da fena hareketlerle rakibine karşı avantaj sağlamayı önlemek amacını güden kuraldır. Hakem, faulu yapan futbolcunun, bu faulden dolayı avantaj sağlayıp sağlamadığın bakar. Oyunun durması ve hatanın gerektirdiği ceza vuruşlarının yapılması, hata yapan oyuncuya avantaj sağlıyorsa ya da hataya rağmen rakibi topu kaybetmemiş pozisyonu devam ettirmişse hakem de oyunu devam ettirir. Avantaj kuralını hakem ellerini yere doğru uzatıp devam diyerek uygular.

Resources

Kontenjanından, Mustafa Sait Yazıcıoğlu

Posted in Uncategorized by admin on the June 5th, 2007

Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı.
1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans yaptı.

Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi.
1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.
1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.
1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.
1988 yılında Profesör oldu.
17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.
14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.
21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.
22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.
29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak görev aldı.
Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşidir.
“Matüridi ve Nesefi’ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.


Bazı yazıları:

  • Hızır Bey ve “Kaside-i Nuniye”si
  • Eş’arı’nin hayatı
  • İnsan fiili ve bir Kur’ân-ı Kerim ayeti.
  • Maturîdî kelâm ekolünün iki büyük siması: Ebû Mansur Maturîdî ve Ebu’l-Mu’in Nesefî.
  • Mâturidî kelâmında insan hürriyeti meselesi.
  • Hızır Bey ve “Kaside-i Nunîye”si
  • İlâhiyat Önlisans Programı
  • Cumhuriyetin 75.yılında Din Ögretiminde Yeni Hedefler
  • La Critıque De L’Enseignem Et En Particulier Celui Du Kalâm


Bazı çevirileri:

  • Gardet, Louis: İslam “din ilimleri” içinde ilm-i kelamın yeri üzerinde bazı düşünceler.
  • Hanafi, H[asan]: Teoloji mi antropoloji mi?


Kaynaklar:

  • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/makale52-88.pdf
  • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/bibliyografya.pdf
  • http://www.divinity.ankara.edu.tr/tr/indir/tez.pdf
  • http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1867

Resources

Tanımakta edit Bunlara bakınız, Osmanlı-İran Savaşları

Posted in Uncategorized by admin on the June 4th, 2007

Osmanlı-İran Savaşları 16. yüzyıl - 19. yüzyıl arasında Osmanlı Devleti ile İran arasında savaşılmış savaşlardır.

  • 1514 Çaldıran Savaşı
  • 1534-1555 Osmanlı-İran Savaşı (Bakınız: Amasya Antlaşması)
  • 1578-1590 Osmanlı-İran Savaşı (Bakınız: Ferhat Paşa Antlaşması)
  • 1603-1611 Osmanlı-İran Savaşı (Bakınız: Nasuh Paşa Antlaşması)
  • 1617-1618 Osmanlı-İran Savaşı (Bakınız: Serav Antlaşması)
  • 1622-1639 Osmanlı-İran Savaşı (Bakınız: Kasr-ı Şirin Antlaşması)
  • 1723-1746 Osmanlı-İran Savaşı (Bakınız: Kerden Antlaşması)
  • 1821-1823 Osmanlı-İran Savaşı

*

Resources

  • Bismilahirrahmanirrahiym Hırıstiyanlığı kabul etmiş medeni bir Avrupalı zenciye bakınız; islam ise insana makul ve insânî serbestiler tanımakta, birey ve topluma zararlı olan

Yılında, M.Recai Özgün

Posted in Uncategorized by admin on the June 4th, 2007

M.Recai Özgün, Laz bir ailenin çocuğu olarak, Ünye’de doğdu, nüfus müdürlüğünün azizliği sonucu,Arhavi’nin Bahta Köyü nüfusuna kaydedildi. 1973 yılında, Defterdarlıktan emekli olduktan sonra İstanbul’da yaşamını sürdürüyor.1978 yılında, ilk şiir kitabı, Kazanın Kahvesi, 1993 yılında, ilk romanı Atmaca, 1996 yılında, ilk araştırma/incelemesi, Lazlar adlı çalışmaları yayınlandı. Laz kültürünün gelişmesi ve araştırılması konularında çalışmalar sürdüren yazar, aynı zamanda Laz Vakfı’nın da kurucuları arasında yer almaktadır.


Kaynakça

Resources

Download, İstanbul Kıyamet Vakti

Posted in Uncategorized by admin on the June 2nd, 2007

İstanbul Kıyamet Vakti, dünyanın en iyi oyun yapımcıları arasında gösterilen Mevlüt Dinç’in başında olduğu Sobee Yazılım şirketi tarafından üç senelik geliştirme süreci sonrasında 26 Aralık 2006 tarihinde ücretsiz olarak dağıtımına başlanan, tamamen Türk yapımı Devasa Online Rol Yapma Oyunu(MMORPG)’dur.

Contents


Sunucular

Oyunda yer alan sunucular, açılış tarihlerine göre eskiden yeniye şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Eminönü - 25 Aralık 2006
  • Teşkilat - 6 Nisan 2007
  • Beyaz Köşk - 11 Nisan 2007
  • Kuklacı - 17 Nisan 2007


Hikayesi

Tarih 25 Aralık 1956,
Dünyanın yörüngesi güneş sistemi dışından gelen bir asteroid kümesiyle kesişti. Dünyanın her yanında büyük bir yıkım gerçekleşti. Sadece gökyüzünde asılı kalan toz bulutları bile milyonlarca insanın ölümü için yeterliydi. Fakat meteorların ortaya çıkardığı tek gerçek yıkım ve ölüm olmamıştır.

Saklı türler olarak adlandırılan yaratıklar arzın derinliklerinden yeryüzüne çıktı ve insanlar ile arzın yaratıkları arasında amansız bir yaşam mücadelesi başladı.

Büyük yıkımın üzerinden 50 yıl geçmiştir. İnsanoğlu bu yaşam tarzına zamanla ayak uydurmuş, tehlikelere karşı kendini korumak için kendini yetiştirmiştir.

Oyun, adından da anlaşılacağı gibi dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul’da geçiyor.
İstanbul’un tarihi mekanlarından Eminönü’nde oyuna başlıyoruz. Eminönü’nün görkemi, Yeni Camii, Galata Köprüsü, Mısır Çarşısı, Çınaraltı ve Marmara Deniz’in deki Sivri Ada gibi mekanların yanısıra Antrepo, Mezarlık, Meteor Bölgesi, Philotheos’un Labirenti gibi mekanlar bulunmaktadır.


Karakterler

İstanbul Kıyamet Vakti’ndeki karakter yaratma işlemi, diğer rol yapma oyunları ile benzerlik göstermektedir. Cinsiyet seçiminin ardından, yaratılacak karakterin görünüşünü değiştirmek adına çeşitli saç şekilleri ve renklerinden birisi seçilebilir. Ek olarak erkek karakterler için sakal, kadın karakterler için ise takı modelleri ve renkleri arasından tercih yaparak farklı görünümler elde edilebilmektedir.

Oyunda üç adet karakter sınıfı bulunmaktadır:

  • Savaşçı: Yakın dövüşün uzmanı olan savaşçılar, geniş silah seçenekleri ile düşmanlarına yüksek hasarlar verebilirler. Dayanıklı zırhları ve yüksek sağlık puanları nedeniyle uzun süre hayatta kalmaları da mümkündür.
  • Büyücü: Düşük sağlık puanlarının yarattığı dezavantajı uzun mesafeli saldırıları ile kapatan büyücüler, ek olarak birim zamanda en yüksek hasarı veren karakter sınıfını oluşturmaktadır.
  • Şifacı: Kendilerini ve müttefiklerini iyileştirebilen şifacılar, ölen arkadaşlarını diriltme yeteneğine de sahiptir. Oyuncu gruplarının vazgeçilmez üyeleri olsalar da, birebir dövüşte çok etkili değildirler.


Etkileşim

Haritada 5 çeşit karakter grubu var. Bunlar:
Sivil halk: Haritada dolaşırken selam verip alabileceğiniz insanlar bulunmakta. Kimi zaman bu insanlardan kimi görevler de alabiliyorsunuz. Tabii eğer isterseniz. Bazen bir çocuğa yardım ediyor ve evinin önündeki akrepleri öldürüyorsunuz, bazen de cin’lerden aldığınız keten parçalarını bir şarapçıya üşüdüğü için veriyorsunuz.

Esnaf: Yine haritanın çeşitli yerlerine dağılmış esnafları göreceksiniz. Düşmanlarla olan çatışmalarınız neticesinde onlardan aldığınız silah, zırh, iksir ve reçete gibi eşyaları bu esnaflara satabiliyorsunuz. Ayrıca esnaflarla da arada sırada konuşmakta fayda var. Çünkü bu kişilerden de görevler alabiliyorsunuz.

Düşmanlar: Farklı yetenek, seviye ve özelliklerden oluşan onlarca düşman çeşidi var. Oyuna ilk başladığınızda fareleri öldürüyor, seviyeniz arttıkça kurt adamlara kafa tutmaya başlıyorsunuz. Kimi düşmanlar size bıçak ve sopayla saldırırken, kimileri ise sizi ısırıyor yada uzaktan bir cisim fırlatıyor, ateş ediyor.

Askeri görevliler: Oyunda ilk dikkatinizi çekecek olan nokta Eminönü merkezinin jandarmalarca ablukaya alınmış olması. Jandarmalar düşmanların belirli bir sınırdan içeriye girmesini engelliyor ve size düşman hattının sınırlarını belirtiyor. Jandarmalar dışında komutan rütbeli karakterler de yer alıyor ve yine bu karakterlerden de görev alınabiliyor.

Diğer oyuncular: Sizin gibi o sırada oyunu oynamakta olan diğer insanları gerçek zamanlı olarak görüyor, onların grubuna katılabiliyor yada onları kendi grubunuza davet edebiliyorsunuz. Savaşırken sohbet etme imkanını sağlayan tümleşik sohbet ekranı sayesinde düşmanlardan aldığınız eşyaları 5’te birinden esnaflara satmaktansa diğer oyunculara açık artırmayla satabilir yada onlardaki eşyalarla takas yapabilirsiniz .

Resources

Listesi, Kordiplomatik Listesi

Posted in Uncategorized by admin on the June 1st, 2007

Kordiplomatik Listesi, İngilizce Diplomatic List denilen, bir ülkede görevli bütün diplomatların isim, görev ve adreslerini gösteren liste olup, içinde ayrıca genellikle, misyon şeflerinin (büyükelçi ve diğer temsilcilerin) öncelik sırası listesi ile temsil olunan ülkelerin milli günlerinin listesini de kapsar.

Kordiplomatik listelerini her ülkenin Dışişleri Bakanlığı’nın protokol kısmı yayınlar.

Resources

  • Fiyat Listesi Datasoft Programları Tavsiye Edilen Son Kullanıcı Fiyat Listesi. Datasoft Seri 2004 Son Kullanıcı Fiyat Listesi (EUR), Şubat 2004